Türkiye'nin sinema sitesi Sinemalar.com

Charles Bukowski

Barfly Fragmanı
Charles Bukowski profil resmi Facebook'ta Paylaş
Ekle
8.7/ 10
38 oy
33 kullanıcının favorisi

Charles Bukowski

ABD

16 Ağustos 1920

9 Mart 1994

Biyografisi

Heinrich Karl Bukowski, bilinen adıyla Charles Bukowski (1920 – 1994) Almanya doğumlu Amerikalı yazar ve şair. Yapıtlarında bazen Henry Chinaski ismini de kullanmıştır. Hayatının çoğunu ABD'nin Los Angeles şehrinde geçirmiştir.

Eserlerinde genellikle toplum dışı insanları ve depresyonu konu alması ve alkolizme yakın bir hayat tarzını anlatmasıyla ünlüdür. Bunun nedeni olarak kendisinin bu hayatı yaşaması gösterilebilir. Bukowski’nin yazılarında kendi hayatını yazıp yazmadığı tartışma konusu olmuştur hayranlarının bir kısmı bunları kurguladığını, çoğunluğu ise yaşamadan bu tip kurguları yapmasının mümkün olmayacağını ve o karakterde bir insanın bu hayatı sürmesinin zaten doğal olduğu görüşünü savunmaktadır.

Devamı
Gizle

Katkıda Bulunduğu Son 3 Yapım

Popüler Yorumlar
Chaplin (Efsane) | 10 Ekim 2012, 12:05

Kelebeklerin ve arıların arzuladıgı bir çiçek olmak varken, sinekleri cezbeden bir b.k parçasıydım.. Hayat ne kadar b.ktandı.. Ayakta durabilmek için bile korkunç bir mücadele vermen gerekiyordu.. İnsanlar mücadele etmek ve ölmek için doğuyorlardı.. Defalarca bunu tekrarlayıp durdum.. Sonra koltuğuma yaslanıp bir sigara yaktım ve dumandan neredeyse kusursuz bir halka üfledim.. (Charles Bukowski)

0
6
Chaplin (Efsane) | 28 Haziran 2012, 17:23

Neden sabahları başkalarının değil de kendi ayakkabılarımı giyiyorum ? Neden komşularımın değil de kendi düşlerimi görüyorum ? Ben sadece yapay ihtiyaçlar yüzünden çarpıtılmış sıradan gerçeklikten kaçmaya çalışıyorum.. Hayat hakkında tek bir kötü söz edemeyiz çünkü onu hiçbir şeyle kıyaslayamayız.. İnsanların hayatta ve hayata karşı yaptıkları asıl tatsız olan.. Gerçek herkes için hayli korkunç olabilir. Çoğu hayat mutlu değil. Çoğu insan hayatını nedensiz yaşar. Ya da nedeni başka kaynaklarda, başka yerlerde, başka kurumlarda ararlar. Kendine özgü ve doğal ruhların sayısı çok değil.. Ben münzeviyim. İnsanlardan kaçıyorum çünkü ilgi alanları genellikle sınırlı ve bayağı, ayrıca kötü niyetli ve can sıkıcılar , öte yandan harikulade yaratıklar. Gözlerindeki ve beden dillerindeki güzelliği fark etmek yeterli. İnsanlar o kadar iyi görünmüyor, o kadar güzel ya da sahici davranmıyor.. (Charles Bukowski)

0
6
Tüm yorumlar (17)
Avatar
hkndrsn (Figuran) | 30 Ocak 2015, 01:11

Hayatımın pis sarhoşu; Bukowski!
masumiyet;
bir benlik bulduğunda
içinden atamadığın
eskiyen organlarındır, zordur.
kaçıp kurtulmak isteyen
bir mahkum gibi cesurdur.
tabuta armağan edilen ölünün,
cennete olan hasretliği kadar
muhtaçtır kendine.

Cevap Yaz
1
0
nil_handeturkmen (Amatör) | 16 Ekim 2016, 18:00

hayırdır şiirimi çalmışsın

0
0
nil_handeturkmen (Amatör) | 16 Ekim 2016, 18:00

hayırdır şiirimi çalmışsın

0
0
goygoyriza (Amatör) | 15 Ağustos 2014, 02:42

kendisi john fante yi çok sever bende kendisini çok severim işte öyle

Cevap Yaz
0
0
Chaplin (Efsane) | 2 Haziran 2013, 22:35

O denli büyük ki dünyadaki yalnızlık onun saatin kollarının ağır hareketlerinde bile görebilirsiniz.. Yeni hükümetlere, yeni kadınlara, yeni yollara ihtiyacımız yok.. Şefkate ihtiyacımız var... Korkuyoruz nefretin gücü simgelediğini sanıyoruz..Cezalandırmanın sevgi olduğunu.. Bir odada bir başına acı çeken öpülmemis. dokunulmamış bir başına bitki sulayan olsada çalmayacak bir telefondan yoksun insanın dehşetini unutuyoruz.. (Charles Bukowski)

Cevap Yaz
0
1
Chaplin (Efsane) | 24 Mayıs 2013, 22:06

Herkesin ağzı var ve herkes ağzını açıp önyargılarından yola çıkarak bir şeyler söylüyor, trajediyi kendi çıkarı doğrultusunda kullanıyor, gücü elinde bulunduranlar güçlerini korumak istiyor, altın çekmecelerini kaybetmelerine neden olabilecek her şeyin ne kadar yanlış olduğunu haykırıyorlar. Ben apolitik biriyim, ama bu gericilerin fırlattığı falsolu toplar karşısın­da kafam bozulup oyuna girersem şaşmayın.”

Son günlerde iyi uyuyamıyorum ama sözünü etmek istediğim bu değil tam olarak. Uykuya daldığımı sandığım anda olan bir şey. “Uykuya daldığımı sandığım,” diyorum çünkü aynen öyle. Son zamanlarda giderek daha sık, uyuduğumu hissediyorum ama düşümde odamı görüyorum, uyuduğumu düşlüyorum ve her şey yatağa girmeden önce bıraktığım gibi. Yerdeki gazete, komodinin üstündeki boş bira şişesi, çanağının içinde dönüp duran tek balığım, saçım kadar bana özel olan bazı şeyler. Ve birçok kez uykuda değilken, yatağa uzanmış, duvarlara bakıp uykuyu beklerken acaba gerçekten uyanık mıyım yoksa uyuyor ve odamın rüyasını mı görüyorum, diye düşünürüm.

“İnsan yaşamlarının paramparça edilişinin seslerini duyabiliyorum. Lanet damlama kadar tüketilmiş olduğumu anlayamıyor musun? Geriye bir şey kalmıyor, anlasana! … Bizzat insan ırki üzerine yazarken bile, onlardan uzak kaldığımda kendimi daha iyi hissediyorum; iki santim uzakta olmak bile iyidir, iki mil uzakta olmak harika, iki bin mil uzakta olmaksa mükemmel.. Uyumam, yıkanmam, beslenmem,ayakkabılarıma bağcık filan satın almam gerekiyor. Gerçek kavramın yok mu senin? Ben bir şey olmak istemiyordum zaten. Ve bunda fevkalade başarılıydım.” “Peki, diyordum kendime, bir iş buldun. Ömür boyu işte mi çalışacaksın? Bu yüzden banka soyuyordu insanlar. Yapmak zorunda kaldıkları işler küçük düşürücüydü. Neden Allahın cezası bir konser piyanisti ya da yargıç değildim? Çünkü eğitim gerekiyordu ve eğitim parayla Pekala, siz bana yararlı bir meslek söyleyin. Avukat? Doktor? Onlar da boktur. B.k olmadıkları sanılır ama b.kturlar. Sisteme kilitlenmişlerdir ve çıkamazlar. Ve hemen hemen herkes işini iyi yapmıyor. Önemsemiyorlar, güvenli bir kozanın içindeler. (C.B)

Cevap Yaz
0
2
Chaplin (Efsane) | 24 Mayıs 2013, 22:01

Evsiz barksız değildim, sokakta uyumam gerekmiyordu.. Kuşkusuz sokakta yaşayanların arasında da çok iyi insanlar vardı.. Ve onlar zavallı falan değillerdi, yalnızca sistemin dişlileri arasında yerlerini almamışlardı.. Ortada çok iyi kurulmuş bir tuzak vardı aslında.. Belirli bir yaşam standardını tutturmanın bedeli, sistemin önüne çizdiği sınırların arasında sıkışıp kalmaktan geçiyordu.. Sınırları redederek özgür yaşayan ama yine de başını sokacak bir ev bulabilenlerin sisteme karşı önemli bir zafer kazandıklarını rahatlıkla söyleyebilirim.. Kendimi şanslı sayabilirdim, ama kuşkusuz düşünmeden bir adım atmamamın rolü de vardı bunda.. Herşeye rağmen dünya boktan bir yerdi ve insanların çoğunun içinde bulunduğu durum bana hüzün veriyordu.. Dünyanın canı cehenneme diye geçirdim içimden.. Votkamı çıkarıp bir yudum içtim.. Genellikle yaşamın en güzel bölümleri hiçbir şey yapmadığınız anlardır.. Vaktinizi tümüyle ense yaparak geçirirsiniz.. Her şeyin anlamsız olduğunu farkettiğiniz zaman bunun ayrımına varmış olmanız yaşamınızı anlamsız olmaktan kurtarır aslında.. Ne demek istediğimi anlıyormusunuz? Benimkisi iyimser bir kötümserlik.. Charles Bukowski- Pulp/Sayfa: 128

Cevap Yaz
0
1
Görüşleriniz