Türkiye'nin sinema sitesi Sinemalar.com

Robert Bresson

Journal D'un Cure De Campagne Fragmanı
Robert Bresson profil resmi Facebook'ta Paylaş
Ekle
7.9/ 10
30 oy
25 kullanıcının favorisi

Robert Bresson

Fransa

25 Eylül 1901

18 Aralık 1999

Biyografisi

Robert Bresson (1901-1999) Fransız yönetmen.

1901'de Auvergne'de doğdu. Aslında ressam ve fotoğrafçı olan yönetmen, 30'lu yıllarda film alanında bazı deneyimler kazandı. İlk konulu film denemesini 1943 yılında gerçekleştirdi. Kendi özgün uslubunu, o gün bu yana çevirdiği çoğu edebiyat uyarlaması filmlerle oluşturdu. Erdem, masumiyet ve suç, ölüm - özellikle intihar -, tinsel açıdan yeniden yaradılış ve çürüyüş temalarında tutkulu ısrarı, pek çok ödüle sahip bu sinema ustasını, saygı duyulan, ancak popüler olmayan bir yönetmen konumuna getirdi.

18 Aralık 1999'da Paris'te öldü.

Devamı
Gizle

Katkıda Bulunduğu Son 8 Yapım

Hepsini Göster
Tüm yorumlar (6)
Avatar
FilmHistorian (Amatör) | 18 Ağustos 2016, 21:26

Robert Bresson (1901–1999) Fransız sinemasının 20.yüzyılda ; Jean Renoir,Jean Luc Godard,Alain Resnais,François Truffaut,Max Ophüls,Jean Pierre Melville,Jacques Tati, Jean Cocteau, Louis Malle,
Henri Georges Clouzot, Claude Chabrol,Eric Rohmer ve Jacques Rivette gibi yönetmenlerle birlikte yetiştirmiş olduğu En Usta yönetmenlerden biri ayrıca Dünya sinemasında da her daim saygı ile anılmış nev'i sahsina munhasir bir kişilik idi..
Bresson, kariyeri boyunca sadece 14 adet film yönetmiştir. Yönetmenin 1934 yapımı kısa filmi Les affaires publiques dışında, 1943-1983 arası 40 yıllık dönemde yönettiği 13 adet uzun metrajlı filmi vardır..Bresson dünya sinemasında özel bir yere sahip sanatçıdır..
Aynı dönemlerde ürün verdiği Fransız Yeni Dalgası yönetmenlerinden farklı bir yerde, kendisine has ve tek başına ancak kategorize edilebilecek özel bir yerde durur. Yarattığı çok özel stille kendisinden sonra gelen birçok yönetmene örnek olmuştur.
Toplam 14 filminin en az yarısını başyapıt olarak değerlendirebiliriz. Bresson filmlerinin en önemli özelliği sadeliğidir. Oyuncu seçimlerinde profesyonel olmayan oyuncuları tercih eden ve oyuncuların oynadıkları rolde duygusallığa izin vermeyen bir yönetmen olan Bresson’un filmleri bu açıdan çok kendine özgüdür.. Kamera hareketlerinde, seste, müzikte ve oyunculuklardaki bu tutumluluk Bresson’un, hayatı “nasılsa o şekilde ve tüm sadeliğiyle” kavrama isteğinden kaynaklanır. Sinema dili, sinemada minimalizm olarak da değerlendirilebilir..
1951 tarihli Bir Tasra Papazının Güncesi sanatçının ilk başyapıtıdır..Georges Bernanos'un 1936 tarihinde yayınlanan aynı adlı romanından beyazperdeye uyarlanan film, Claude Laydu'nun papaz rolündeki müthiş oyunu, Leonce-Henri Burel'in çok başarılı kamera çalışması ile büyük eleştirmen Andre Bazin tarafından başyapıt olarak değerlendirilir ve Martin Scorsese'nin hikayesel olarak Taxi Driver'i yaratma sürecinde etkili olur..Gösterime girdiği yıl Venedik Film Festivali'nde 4 önemli ödüle layık gösterilir.. 5 yıl sonra 1956'da Bresson, Fransız asker ve direnişçi Andre Devigny'nin ikinci dünya savaşı'nda Montluc hapishanesindeki hatıratlarından yola çıkarak Bir İdam Mahkumu Kaçtı'yu çeker.. Cannes Film Festivali'nde en iyi yönetmen ödülü Bresson'a layık görülür..
1959 tarihli Yankesici ise yönetmenin Suç ve Ceza romanından etkilenerek yönettiği bu film yönetmenin üçüncü başyapıtı olarak kabul edilir ve yazar,yönetmen Susan Sontag'ın favori 50 filmi arasında 1.sırada yer almıştır.. 1962'de Jeanne d'arc'in Yargilanmasi alı filmi jüri özel ödülünü kazanır.. 1966'da yönetmen belki de kariyerini zirve noktasına çıkaracağı,Au Hasard Balthazar (Rastgele Balthazar) adlı başyapıtını yedinci sanata armağan eder.. Venedik'te dört ödül kazanan film geçen zamanla sinema çevrelerince filmin sahip olduğu sinema dili,yönetmenlik, Ghislain Cloquet'in görüntü yönetmenliği vb. özellikleri şaheser olarak kabul edilir.. Sight & Sound sinema dergisinin 2012 yılında gerçekleştirdiği 846 eleştirmen ve 358 yönetmenin katıldığı tüm zamanların en iyi filmleri soruşturmasında, Rastgele Balthazar eleştirmenlerin oylamalarının sonucunda 16.sırada yer almıştır...
1962 yapımı Mouchette yönetmenin gene Georges Bernanos'un 1937'de yazdığı ve 1966'da yayınlanan aynı adlı romanından uyarlanan çok başarılı bir yapımdır.. 1969 tarihli Tatlı Bir Kadın, Dostoyevski'nin 1876'da yazdığı A Gentle Creature adlı kısa hikayesinden uyarlanan Dominique Sanda'nın başarılı performansı ile de hatırlanan ilgiyi hak eden bir yapım olmuştur.. Bresson 2 yıl sonra başka bir Dostoyevski uyarlaması ile, 1848 tarihli beyaz geceler adlı kısa hikayeden yola çıkarak Düs Avcısı'nı çeker ve film Berlin'de 1 ödül kazanır..
1974 tarihli Lancelot du Lac, kral arthur efsanesi ile alakalı bir orta çağ dönemi dram filmidir.. oyuncu kadrosunun performansları ve usta görüntü yönetmeni Pasqualino De Santis'in varlığı ile bu film 1970'ler sineması içerisinde kendine özel bir yer edinmiştir..
Bresson 76 yaşındadır sondan ikinci filmi Herhalde Seytan filmi ile Berlin film festivali'ne katılır ve 3 adet ödüle erişir.. 1983 yılı sanatçının yönetmenlik kariyerinde jübilesini yapacağı yıl olacak ve bu sefer Tolstoy'un 1904 yılında yazdığı The Forged Coupon adlı hikayeden uyarlayacağı L'Argent adlı film ile sanatçılık hayatını zirvede bitirektir.. L'Argent Cannes'de en iyi yönetmen ödülü kazanır (Tarkovsky'nin Nostalji filmi ile paylaşır) ..
Bresson, 14 filmi ve kendine has benzersiz stili, orijinalliği , bakış açısı ve yöntemleri ile yedinci sanatın içinde devrim gerçekleştirmiş, sinema sanatınının ufuklarını genişleten yönetmenlerden birisi olmuştur..

Cevap Yaz
0
0
RobertBresson (Figuran) | 4 Ekim 2015, 19:26

Oyuncular yoktur modeller vardır diyecek kadar sıradışı ve bir o kadar da harika yönetmen bana göre gelmiş geçmiş en iyi on yönetmenden biridir toprağı bol olsun

Cevap Yaz
0
2
hakuchi (Dublör) | 7 Nisan 2015, 00:54

"Sanat dolayımdır" diyen otoritelerin karşısına farklı bir üslup ortaya koyar. Montajın ustaları Vertov, Eisenstein ya da diğer yönetmenlerin aksine; gerçeği çarpıtmadan ve izleyiciyi manipüle etmeden, sanatını dolayımdan kurtararak yaptığı şeyi sinematograf olarak tanımlar.
Oyuncu yok, oyuncu yönetimi yok, rol yok, rol çalışmak yok der ve modellerini statik kamera ile kadraja alır. Modelleri kadraja girp hikayelerini anlatır ve ardından terkeder.
Eksiltili anlatımlarıyla sorular mı filmleri, filmler mi soruları ortaya çıkarır görüşüne cevaben; bıraktığı boşluklarla izleyiciyi uyandırmaya, düşünmeye ve bilgeliğin ardına olmaya davet eder.
"Benim filmlerim anlaşılmaz hissedilir" diyen, sanatçı üç algı biçimini harekete geçirir. Anlatımlarında kesik görüntüler aracılığıyla, görselden işitsele ve oradan dokunsala ulaşılır.
Modelinde değil, izleyende gizli olanı nedenleri bu anlatım biçimiyle ortaya çıkarır. Kısacası tanrısal olanı anlatmak, yerine hissettirir.

"Taklit etmeye mecbur olduğumuz aşırı ruh durumlarından (öfke, korku vb) kaçınmak. O noktada herkes birbirine benzer."
"Ancak bir ritimle ele alınan şeyler kalıcıdır. Özü biçime tabi tutmalı, anlamı ise ritme."

Cevap Yaz
0
2
FORHAN (Dublör) | 25 Aralık 2014, 21:59

Popüler olmayan ama değerli bir sinema yönetmeni , klasik senaryo anlatımı tercih etmeyen yönetmen basit ama gerçekçi hikayeler anlatmaktadır

Cevap Yaz
0
1
Stiks (Profesyonel) | 5 Aralık 2014, 04:52

“İki tür film vardır: Tiyatronun öğelerini kullananlar (aktörler, mizansen vs) ve sinematografinin olanaklarına başvurup, kamerayı sadece yaratmak amacıyla kullananlar..” - Robert BRESSON

Cevap Yaz
0
2
Görüşleriniz