Max Perlich Filmografi
1990-91 yıllarında ABC kanalında yayınlanan dizinin ilk iki sezonu toplam otuz bölüm sürdü. Körfez savaşı nedeniyle yayını durdurulan dizi, 2017 yılında 3. sezonuyla geri döndü. Ünlü yönetmen David Lynch'in yönettiği dizi, Laura Palmer (Sheryl Lee) isimli bir genç kızın öldürülmesi ile başlar. FBI özel ajanı Dale Cooper (Kyle MacLachlan) cinayeti çözmek ve katili yakalamak için cinayetin işlendiği bu küçük kasabada görevlendirilir. Başlangıçta masum görünen bu kasaba insanlarının derinlerine inildikçe karanlık yönleri ortaya çıkar ve farklı yüzleri ortaya çıkar.
Prue, Piper ve Phoebe kardeşlerin tavan arasında buldukları "Gölgeler Kitabı" adlı kitap kaderlerini değiştirir. Phoebe, kitaptaki büyülü sözleri okuyunca üç kız kardeşin atalarından miras kalan cadılık güçleri açığa çıkar. Her birinin farklı doğaüstü yetenekleri vardır.
32 yaşındaki bekar anne Lorelai (Lauren Graham) ve 16 yaşındaki kızı Rory (Alexis Bledel), Stars Hollow isimli hayali bir kasabada yaşarlar. Güçlü bir anne kız bağı olan ikili; kasabanın şamatası, talepkâr ebeveyn figürleri, okul ve iş koşuşturmacası arasında hayatlarını sürdürürler.
The Shield, 2002 - 2008 yılları arasında FX televizyonunda 7 sezon boyunca yayınlanmış bir polisiye drama dizisidir. Dizi hikayesi, yeri geldiğinde işini layığıyla yapan, yeri geldiğinde ise çıkarları uğruna suçlularla işbirliği yapan bir polis memuru olan Vic Mackey ve departmanı etrafında geçiyor. Vic, departmanın lideri ve en iyi polisidir. Vic'in bu denli başarılı olmasını sağlayan ise suçlularla çıkarları doğrultusunda işbirliği yapmasıdır. Vic yozlaşmış bir memur olmasına rağmen suçluları konuşturma ve operasyonlarda ki kişisel becerileriyle de diğer memurlardan çok daha üstün olduğunu gösteriyor. Vic Mackey'in yaptıkları departmanda hoş karşılanmasa da işlerin yolunda gitmesi sebebiyle bu pis olaylara burnunu sokmak isteyen pek yoktur.
Kimseye yararı dokunmamış bir kapkaçcının hayat felsefesi piyangodan 100 bin dolar kazanınca baştan aşağı değişiyor. Kazandığı para ona 'yar olmayan' Earl, geçirdiği kazadan sonra karma felsefesine sığınıyor. My Name Is Earl'ün başkahramanı, 'iyilik yapıp, iyilik bulma' peşinde... 'Büyükannenizin evine giderken küçük bir kasabada ihtiyaç molası için durduğunuzda dükkana giren o adam... Hani sabahın onunda bir paket sigara, birkaç kazıkazan ve büyük boy bira alan, o haydut kılıklı adam. Ailenizle birlikte içeri girmek için, çıkmasını bekleyeceğiniz türden biri. İşte o adam benim. Benim adım Earl. Ve görünüşüm yüzünden beni bir kalıba sokmak yerine eğer beni gerçekten tanımayı denersen, zamanını boşuna harcarsın. Çünkü ben tam olarak olduğumu düşündüğün adamım.' Geçen yılın en çok izlenen komedi dizisi My Name Is Earl, baş karakteri Earl'ün ağzından çıkan bu cümlelerle başlıyor. Jason Lee'nin canlandırdığı Earl, hayatı boyunca kimseye yararı dokunmamış bir kapkaçcı. Bir gün şans yüzüne gülüyor ve kazıkazandan tam 100.000 dolar kazanıyor. Ancak sevinçten çıldırıp caddede koşmaya başladığı sırada bir araba çarpıyor ve biletini düşürüyor. Hastanedeyken talk-show programcısı Carson Daly'yi karma felsefesi üzerine konuşurken duyuyor ve bir aydınlanma anı yaşıyor. Karma felsefesine göre iyilik yaparsan karşılığında iyilik bulursun. Kötülük yaparsan da bu hayatın boyunca peşini bırakmaz felsefesinde yola çıkarak, 100 bin dolarlık bileti bu nedenle kaybettiğine karar veriyor. Ve kahramanımız hayatı boyunca yaptığı bütün kötülüklerin 259 maddeden oluşan listesini çıkararak hepsini birer birer düzeltmek için işe koyuluyor. Hedefine ulaşması için Earl'e yardım edenler arasında çok parlak bir zekası olmayan kardeşi Randy (Ethan Suplee), kaldıkları motelin kat görevlisi Catalina (Nadine Velazquez), hep gittikleri barın sahibi ve eski eşinin sevgilisi Crabman (Eddie Steeples), kendine pay çıkarabileceği bir durum olduğu zamanlarda ortaya çıkan eski eş Joy (Jaime Presley) var.
McKenzie, Brackman, Chaney ve Kuzak'tan oluşan güçlü bir hukuk firması, genellikle yüksek ücretler karşılığında hem cezai hem de sivil davalara bakar. Bununla birlikte, ofisteki güç dengeleri ve romantizm genellikle çalışanları mahkeme salonundaki meselelerden uzaklaştırır.
"Terminator 2: Judgment Day" olaylarının ardından geçen hikâyede, Sarah Connor ve oğlu John, hükümetten saklanarak gözlerden uzak bir şekilde yaşamaya çalışır. Aynı zamanda, Armageddon’u engellemek umuduyla Skynet adlı bilgisayar ağını yok etmek için bir plan yaparlar.
Gençlere yönelik suçlar konusunda uzmanlaşmış, genç görünümlü polis memurlarından oluşan gizli bir birimin davaları.
Yönetmenliğini David O. Russell'ın üstlendiği film, kendilerinin de şüpheli konumuna düştükleri üç arkadaşın bir suç zincirinin ortasında kalışını anlatır. Bu süreç, Amerikan tarihinin korkunç planlarından birini gün yüzüne çıkarır.