"Bridgerton"ın 4. sezon 2. kısmı 26 Şubat'ta Netflix'te!

Pek sevgili okurlar, 

Netflix’in en popüler dizilerinden “Bridgerton”ın 4. sezon 1. kısmına birlikte bakmaya ne dersiniz?

Öncelikle eğer “Bridgerton” dizisine hakim değilseniz hemen birkaç bilgi vereyim. Julia Quinn’in aynı isimli popüler kitap serisinden uyarlanan dizi, İngiltere’de 3. George’un kral, Charlotte’un ise kraliçe olduğu döneme alternatif bir gerçeklikle yaklaşıyor. 

Dizide 1800’lerin başında İngiliz sosyetesinde oldukça saygın bir yerleri olan Bridgertonlar -en azından bir çoğu- bu saygınlıklıklarını yaptıkları evliliklerle devam ettirmeye uğraşırken aşk faktörünü de göz ardı etmemeye çalışıyorlar. 

Dizi, her sezon 8 kardeşlik Bridgerton ailesinin bir kardeşine odaklanıyor. Yani her sezon başrollerimiz değişiyor ve taze çiftlerimiz diziye yepyeni bir soluk getiriyor.

Daphne ve Simon, Kate ve Anthony, Penelope ve Colin çiftlerinden sonra bu sezon Benedict ve Sophie çiftine odaklanıyor.

Eğer henüz diziyi ve bu sezonu izlemediyseniz bundan sonra yazacaklarım tat kaçırıcı bilgilere (spoiler) sahip olabilir!

Dizi ilerledikçe önceki sezonlar yan karakter olarak gördüğümüz aile üyelerini spot ışığı altında görmek daha da zevkli bir hâl alıyor. 2. sezonda Anthony (Jonathan Bailey) favorilerini kesip şefkatli tarafını gösterirken 3.sezonda Penelope’nin büyüdüğünü gördük. Nicola Coughlan, Penelope'nin civciv sarısı kıyafetlere mecbur bırakılan genç bir kızdan kendi işini kurmuş olmanın getirdiği özgüvenini benimseyen bir kadına dönüşmesindeki geçişi başarıyla canlandırıyor.

Peki Bridgerton ailesinin ikinci çocuğu; sanatçı ruhu ve cinsel keşifleri ile aklımızda yer eden Benedict Bridgerton (Luke Thompson) bu sezon nasıl birine dönüşüyor?

4. sezon, ilk bölümden de anlaşılabileceği üzere bir "Külkedisi" hikâyesi. Üvey kardeşleri ve kötü kalpli üvey annesi ile yaşamak zorunda olan Sophie (Yerin Ha), babası soylu bir adam olsa da evlilik dışı bir çocuk olduğu için bir hizmetçi muamelesi görüyor. Bu "Külkedisi" hikâyesinde onu baloya bir peri anne değil iyi kalpli Uşak Alfie (David Moorst) ve hizmetçi Irma (Fiona Marr) yetiştiriyor.

Benedict ise kendini çözemediği bir aşk üçgeni içinde bulsa da aslında yalnızca tek bir kadınla baş ediyor. Çünkü baloda tanışıp aklından silemediği gizemli ve güzel "the Lady in Silver" (Gümüşler içindeki Leydi) ile kendinden emin tavrı ve becerikliliğiyle ilgisini çeken Sophie aslında aynı kişi.

Sophie'yi bir hizmetçi olmasının ötesinde fark edebilmesiyle de Benedict'in yeni bir tarafını keşfediyoruz. Çalışanlara ve alt sınıf insanlara da hep saygıyla yaklaşan Benedict, henüz Sophie'yi tanımazken onu ve Hazel'ı (Gracie Mcgonigal) taciz eden Philip Cavender’a (Cavan Clarke) anında haddini bildiriyor. 

Benedict ve Sophie'nin aşk hikâyesine gelirsek, bu sezonla ilgili en sevdiğim şey ikilinin birbirlerini toplumsal beklentilerden uzak bir şekilde tanıma fırsatı bulabilmeleri oldu. Ve yaşadıkları romantik sekansları farklı Disney masallarına benzetmeden edemedim. Sezonun "Külkedisi" esintileri zaten bariz bir şekilde ortada olsa da dizi, evdeki hizmetçilerin “My Cottage”da (Benim Kır Evim) "Bu ikilinin arasında bir şeyler dönüyor" şüphesi duymasıyla "Güzel ve Çirkin"e ve Benedict'in hayallerindeki kızı bulup onu yüz yüze geldiğinde tanıyamamasıyla "Küçük Deniz Kızı"na göz kırpmış hissettiriyor. Yani bu bu sezon Disney animasyonu seven izleyiciler için pek çok güzel esinlenme taşıyor!

Tabii ki bu güzel pembe baloncuk, Benedict’in tutkulu “Metresim ol” teklifi ile bir anda patlıyor ve o dönemin toplumsal gerçeği yüzümüze çarpıyor. Ne kadar aşık olurlarsa olsun bir centilmenle bir hizmetçinin evliliği çok büyük bir skandal olacaktır.

Julia Quinn’in “An Offer From a Gentleman” (direkt çeviriyle “Centilmenden Bir Teklif”, kitap ismi olarak ise “Son Söz Aşkın”) olarak adlandırdığı kitaptaki teklifin bir evlilik teklifi olacağını düşünürken metreslik teklifi olması tabii ki beklediğimiz bir gidişat değildi. Fakat ikinci kısım çıkana kadar umudumu kaybetmeyeceğim!

Bakalım Benedict ve Sophie’yi ikinci kısımda nasıl bir romantik yolculuk bekliyor?

Beren Demirci

Yorumlar (0)

avatar