Görüyorum ki benden uzun süredir
haber alamamışsın! Vizyona giren filmlerden ve en son gelişmelerden anında haberdar olmak ister misin? İzin Ver Daha Sonra
Türkiye'nin sinema sitesi Sinemalar.com

Cüneyt Arkın, Kitabında Kendini Anlattı

28 Nisan 2014

Cüneyt Arkın, kendi hayatını anlattığı yeni kitabı 'Fakir Gencin Hikayesi' isimli kitabını Epsilon Yayınları etiketiyle çıkardı

Çocukluğundan tıp eğitimine, sinemaya ilk adım atışına, Türkan Şoray'la çektiği filmden Münir Özkul'la olan dostluğuna kadar pek çok olayı anlatan Arkın'ın kitabında, oyuncunun yazdığı şiirler ve son dönemde gündemde yaşanan olaylara dair kaleme aldıkları da yer alıyor.

 

Fakir bir çocukluk yaşadığını anlatan Arkın o yılları şöyle anlatıyor: "Çoğu yıllar, engerek yılanının bile zor yaşadığı bozkırda, kara yel esip, toprak üstünde ne varsa kasıp kavurduğunda, hayvanlarımız, iki ablam, anam, babam ve ben korkunç bir açlık yaşardık. Rüyalarımda hep anamın taze tandır ekmeğini görürdüm. Bıkmadan, usanmadan, açlığın dayanılmaz ıstırabı ile toprağı kazar, bulduğumuz tatsız, çoğu acı olan kökleri yerdik."

 

Kitap çantasında bir parça ekmek

 

Üniversite yıllarına geldiğinde ise Sirkeci'de bir otel odasında iki köylü inşaat işçisiyle kaldığını söyleyen Arkın kitabında, para kazanabilmek için onlarla birlikte inşaatlarda çalıştığını, açlık korkusundan kitap çantasında hep bir parça ekmek bulundurduğunu, bir taraftan da tıp fakültesine devam ettiğini anlatıyor.

 

Cüneyt Arkın, tıp fakültesinin son döneminde hocası Prof. Dr. Cihat Abaoğlu'nun kendisine iş bulduğunu ise şu sözlerle anlatıyor: "Evlerde 24 saat ağır hasta bekliyordum. Altlarını temizliyor, kriz anlarında doktorun talimat yazısına göre hemen müdalale ediyordum. İlk gün on lira aldım. Hemen fırına koştum. On liralık ekmek aldım. Oburca, kusacak kadar yedim. Adeta çiğnemeden yutuyordum. Sonunda kustum.Ama yine yedim. Kalanları yatağımın başucuna koydum. Oda arkadaşlarım dalga geçiyorlardı. Umurumda değildi. Ekmekleri orada görmekle açlık korkumu yeniyor, huzur buluyordum."

 

Üniversitenin ardından 1963 yılında Yeşilçam'a adım atan Cüneyt Arkın, başlarda yan rollerde oynadığından ve sonraları başrollerde yer aldığından söz ediyor.

 

"Göz değil, gözistan"

 

Sinemada sadece başından kötü deneyimler değil, iyi olaylar da geçtiğini anlatan Cüneyt Arkın, Türkan Şoray'la bir film çekimi sırasında tanıştıklarını ve Şoray'ın gözlerinin çok etkileyici olduğunu şöyle tarif ediyor:" O gözler göz değil, Gözistan’dı. Bir ülkeydi. Memleketti, memleket türküsüydü. Ucsuz bucaksız yıldızlar yağmurlardı. Bereketli bahar çiçekleriydi. Türkan Şoray’ın her geldiği yer sımsıcak olurdu. Alçakgönüllüydü. Bir çocuk gibi darılırdı. Kiraz dudaklarını büküp küserdi. Çocuk gibi de sevinirdi. Türkan Şoray’la dünyanın en büyük aşklarını yaşadık. Çok güzel, iyi, büyük aşk filmleri çektik. Zamanın en çok iş yapan filmleriydi. Halk öylesine etkilenmişti ki, genç kadınlar, erkekler hayatlarında bizim gibi sevip, âşık oluyorlardı."

 

Haber Kaynağı milliyetsanat.com

Tüm yorumlar (2)

Avatar
WhiteWalter (Profesyonel) | 20 Nisan 2015, 16:35

Hayırlısı olsun.

Cevap Yaz
0
0
SadeceHayalEt (Fenomen) | 29 Nisan 2014, 03:42

Kitap Hakkında



ilmlerimde zalimin karşısında ezilen yoksulun,
hakkı yenenin yanındaydım hep…

Güçlü, yiğit, cesurdum.
Emeğin, alın terinin yanındaydım.

Başıma gelecek belaları umursamadan, durmadan horlanan, hakkını arayamayan halkımın acılarını paylaşıyor,
yenilmez görünen büyük, acımasız güçlerle ölümü göze alarak savaşıyordum.

Cömerttim, insan âşığıydım….
Yılmaz, cesur bir savaşçıydım.
Ordular bozuyor, kaleler fethediyordum.

Peki filmlerimde böyleydim de, özel hayatımda aynı doğrucu, halkını,
yurdunu seven insan mıydım?
Halkıma ne kadar dürüst davrandım?
Hayatım boyunca, kendime bunları sordum, kendimle hesaplaşıp durdum.

Cüneyt Arkın'ı çocukluğumdan beri severim neredeyse her filmini izlemişimdir. 80'ler ve 90'lar çocukluğunu yaşamış birçok kişinin yenilmez kahramanıdır :)). Eskiye dönüp baktığınız da yani Yeşilçam dönemlerine baktığınız da Türkiye'nin şartları gerçekten çok kötüymüş. O şartlar da özellikle Sinema sektöründe temiz kalmak kolay bir şey değil. Benim gözüm de o döneme ait Sinema yıldızlarından biri olan Cüneyt Arkın bunu başaran sayılı kişilerdendir. Kitabını özellikle alacağım çünkü nostaljiyi seviyorum. Çok güzel anılarını anlattığından eminim eskiden yaşanmış gerçek hikayeleri böyle samimi içten dürüst birisinden okumak büyük keyif verecek. Benimle aynı fikirde olanlarda eminim kitabı satın alacaktır. Keyifli okumalar dilerim.

Cevap Yaz
0
1
Görüşleriniz