- Anasayfa
- Karakterler
- Doktor
Doktor
Canlandıranlar
Türk tiyatro ve sinemasının usta isimleri Metin ve Nevra Serezli'nin oğlu olan Murat Serezli, 3 Ekim 1980 tarihinde İstanbul'da doğdu. Şişli Terakki Lisesi'ni bitirmesinin ardından Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Bölümü'nde eğitimini tamamladı. Kariyerinin ilk on yılında kamera arkasına odaklanan Serezli; post prodüksiyon, 3D animasyon ve özel efekt alanlarında uzmanlaştı. Bu süreçte yönetmenlik ve seslendirme tecrübeleri de edindikten sonra, 2005 yılından itibaren oyunculuk kariyerine ağırlık vererek kamera önüne geçti.
Televizyon dünyasında özellikle Profilo Ev Aletleri'nin "Lüzum Yok" reklam serisindeki kendine has karakteri ve Axess reklamlarındaki "Komiser Kemal" rolüyle geniş kitlelerce tanındı. Başrolünde yer aldığı bu reklam projeleri, üst üste Kristal Elma ödüllerine layık görüldü. Kariyeri boyunca pek çok dizi ve sinema filminde farklı karakterlere hayat veren Serezli, komedi türündeki yeteneğinin yanı sıra "Devrim Arabaları" ve "Av Mevsimi" gibi dramatik derinliği yüksek yapımlardaki performansıyla da dikkat çekti. Günümüzde oyunculuğun yanı sıra reklam seslendirmeleri yapmaya devam etmekte, "İyi Beslen Mutlu Yaşa" programının sunuculuğunu üstlenmekte ve yeni talk-show projeleri üzerinde çalışmalarını sürdürmektedir.
İlker Aksum, 1971 yılında Isparta’da Nurten ve Mehmet Bülent Aksum çiftinin oğlu olarak dünyaya geldi. Babasının pilot subay olması nedeniyle çocukluk yıllarını farklı şehirlerde geçiren Aksum, eğitim hayatına Etimesgut Şeker İlkokulu’nda başladı. Mehmetçik Lisesi’ni tamamladıktan sonra oyunculuk eğilimine yönelerek 1989 yılında Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’na girdi. 1993 yılında mezuniyetinin ardından profesyonel kariyerine Antalya Devlet Tiyatrosu bünyesinde adım attı. Askerlik görevini Kars’ın Sarıkamış ilçesinde yerine getirdikten sonra İstanbul’a yerleşerek çeşitli tiyatro topluluklarında sahne aldı.
Televizyon dünyasında geniş kitlelerce tanınması, Çarli dizisinde canlandırdığı Afakan karakteriyle gerçekleşti. Bu çıkışını Biz Size Aşık Olduk ve Beşik Kertmesi gibi yapımlarla sürdüren oyuncu, 2004-2007 yılları arasında yayınlanan Yabancı Damat dizisindeki Ruşen rolüyle büyük bir beğeni topladı. Sinemadaki ilk deneyimini 2006 yapımı Küçük Kıyamet filmiyle yaşayan Aksum, buradaki performansıyla SİYAD tarafından En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülüne layık görüldü.
Kariyeri boyunca Güz Sancısı, Canım Ailem ve Muhteşem Yüzyıl gibi ses getiren projelerde yer alan sanatçı, Seyfi Teoman imzalı Bizim Büyük Çaresizliğimiz filminde Ender karakteriyle başrolde izleyici karşısına çıktı. Yakın dönem televizyon projeleri arasında Poyraz Karayel dizisindeki Çınar rolü de bulunan İlker Aksum, 2008 ile 2012 yılları arasında Belgin Erdoğan ile bir evlilik gerçekleştirmiştir. Türler arası geçişlerdeki başarısıyla tanınan oyuncu, hem beyazperdede hem de ekranlarda farklı karakterlere hayat vermeye devam ediyor.
1974 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Tolga Çevik, oyunculuk eğitimini Amerika Birleşik Devletleri’nde, Central Missouri State Üniversitesi Tiyatro Anasanat Dalı Oyunculuk Bölümü’nde tamamladı. Eğitimi sırasında dünyaca ünlü aktör Robin Williams’dan ders alma şansı yakalayan sanatçı, Türkiye’ye döndükten sonra profesyonel kariyerine Hadi Çaman Tiyatrosu’nda adım attı. Beşiktaş Kültür Merkezi (BKM) bünyesine katılmasıyla kariyerinde yeni bir dönem açılan Çevik; "Bana Bir Şeyhler Oluyor" ve "Kelebekler Özgürdür" gibi tiyatro oyunlarında sahne alarak yeteneğini sergiledi. Sinema dünyasındaki asıl çıkışını ise 2005 yapımı "Organize İşler" filmindeki Süpermen Samet karakteriyle gerçekleştirerek geniş kitleler tarafından tanınmaya başladı.
Televizyon ekranlarında "Avrupa Yakası" dizisinin dördüncü sezonunda canlandırdığı Sacit Kıral karakteriyle büyük beğeni toplayan sanatçı, daha sonra kendi projelerine odaklanmak amacıyla diziden ayrıldı. Doğaçlama yeteneğini konuşturduğu "Komedi Dükkanı" programıyla büyük bir başarı yakalayan Çevik, bu formatı yıllar içinde "Arkadaşım Hoşgeldin" ve "Tolgshow" gibi farklı isimlerle sürdürerek ekranların sevilen yüzlerinden biri oldu. 2016 yılında "Sen Benim HerŞeyimsin" adlı filmde kızı Tuna Çevik ile başrolü paylaşan oyuncu, Cem Yılmaz'ın kardeşi Özge Yılmaz ile evlidir ve Tuna ile Tan adında iki çocuk babasıdır. Kariyeri boyunca hem sinema hem de televizyon projelerinde komedi ağırlıklı performanslarıyla kendine has bir çizgi oluşturmuştur.
Feridun Düzağaç, şarkıcı ve oyuncu. 1968'de Adana'da doğdu. İlk kez Mersin'de bir grubun solisti olarak insanların karşısında şarkı söylemeye başladı. 1988'de Adana'da Çukurova Üniversitesi'nde okuduğu yıllardan dört arkadaşıyla kendi müziklerini üretmek ve kendi şarkılarını yazmak için kurdukları TINI grubuyla şarkı yazmanın kutsal yükünü keşfetti; ilk bestesi Özdemir Asaf'ın Lavinia'sı o dönemde çok popüler oldu. 1990 yılında yine aynı üniversitedeki 13 amatör şair arkadaşıyla ilk rüzgar adını verdikleri antolojik formatlı şiir kitabında yazdıklarını yayınladı ve fırsatını bulup, iki yıl uzattıktan sonra 1992 yılında Çukurova Üniversitesi İktisat Fakültesi İngilizce İşletme bölümünden mezun oldu. 5 yıllık paylaşımının anısına kaydettikleri TINI demosu 1994 Kasımında 'Öğrenci İndirimi' adıyla Ada Müzik'ten yayınladı. Askerliğini Gökçeada'da yedek subay olarak yaptı. Bu sırada yazdığı şarkılarını topladığı Beni Rahatta Dinleyin albümünü 1997 Ocak ayında, İstanbul'da yazdığı şarkılardan oluşan ikinci solo albümü Köprüden Önce Son Çıkış 1998 Temmuz'unda sevenleriyle buluştu. 2000 yılında yayınlanan Bülent Ortaçgil'e Saygı albümüne onun Sevgi şarkısıyla konuk oldu. 2001'de Tüm Hakları Yalnızlığıma Aittir albümünü çıkardı. Sonraki yıllarda Orjinal - Alt Yazılı (2003), Bir Devam Filmi / Siyah Beyaz Türkçe Dublaj (2005), Uykusuza Masallar (2007), FD7 (2010), Flu (2013) ve Başka (2015) albümleriyle müzik kariyerini sürdürdü. Sinema filmleri ve dizilerde de zaman zaman oynayan Düzağaç, 2 Süper Film Birden ve Hadi Be Oğlum gibi filmlerde oynadı. 1995 Ocak ayında Sevgi Güryay'la hayatını birleştirdi. Aynı yılın Aralık ayında babası Salih Mete Düzağaç'ı bir trafik kazası sonucu kaybetti. 1999'da Tuya Naz Düzağaç adında bir kız çocuğu babası oldu.
29 Eylül 1981 tarihinde İzmir’de dünyaya gelen Şahin Irmak, çocukluk ve gençlik yıllarını İzmir'in Bayraklı semtinde geçirdi. Oyunculuk serüvenine çevresindeki arkadaşlarının teşvikiyle adım atan Irmak, kariyerinin ilk yıllarında televizyon dizilerinde küçük rollerle deneyim kazandı. 2005 yılında Beşiktaş Kültür Merkezi (BKM) sınavlarını başarıyla tamamlaması, profesyonel kariyerinin dönüm noktası oldu. Bu süreçten sonra 2006 yapımı Beynelmilel filmindeki Şahin karakteriyle sinemada dikkat çeken oyuncu, 2007 yılında Karayılan dizisinde canlandırdığı Şiro karakteriyle ekranlardaki yerini sağlamlaştırdı.
Televizyon dünyasındaki asıl çıkışını BKM Mutfak ekibiyle yer aldığı Çok Güzel Hareketler Bunlar programı sayesinde yapan Şahin Irmak, burada hayat verdiği "Hıyarlı Baba" tiplemesiyle geniş kitlelerce tanındı ve büyük beğeni topladı. Sinema kariyerinde Entelköy Efeköy'e Karşı, Git Başımdan ve Yok Artık 2 gibi farklı komedi yapımlarında başrolde yer alarak türün aranılan isimlerinden biri haline geldi. Tiyatro, sinema ve dizi projeleriyle çok yönlü bir oyunculuk sergileyen Irmak, özel hayatında ise 2015 yılında oyuncu Asena Tuğal ile nişanlanmıştır.
Okan Karacan, akademik eğitimini İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Türk Müziği Müzikoloji Bölümü’nde tamamladı. Sanat disiplinlerinin yanı sıra farklı alanlara da ilgi duyan Karacan, Akademi İstanbul Elektrolux Mutfağı bünyesinde aşçılık eğitimi alarak profesyonel gelişimini sürdürdü. Televizyon ve sinema dünyasına adım atmasıyla birlikte, çok yönlü kişiliğini oyunculuk kariyerine de yansıttı.
Kariyeri boyunca pek çok sinema projesinde yer alan Okan Karacan, özellikle gençlik ve komedi türündeki yapımlarla tanındı. Geniş bir izleyici kitlesine ulaştığı Çılgın Dersane serisinde uzun yıllar yer alan oyuncu; serinin devam filmleri olan Çılgın Dersane Kampta, Çılgın Dersane 3 ve Çılgın Dersane 4: Ada projelerinde farklı karakterlere hayat verdi. Serinin televizyon uyarlaması olan Çılgın Dersane Üniversitede dizisinde ise beş bölüm boyunca Doktor Bilgin rolünü üstlendi.
Sinema kariyerine Ayakta Kal filmindeki Ömer karakteriyle devam eden Karacan, son olarak 2022 yapımı Külahıma Anlat filmiyle beyazperdede izleyici karşısına çıktı. Hem oyunculuk performansı hem de projelerindeki karakteristik rolleriyle dikkat çeken sanatçı, Türkiye’nin eğlence ve sinema sektöründeki çalışmalarını sürdürmektedir.
3 Nisan 1967 tarihinde dünyaya gelen Veysel Diker, oyunculuk eğitimini Ankara Üniversitesi Tiyatro Bölümü’nde tamamladı. Konservatuvar eğitimine 23 yaşında başlayan sanatçı, profesyonel kariyerine adım atmadan önce uzun süre amatör olarak tiyatroyla ilgilendi. 1990 yılından itibaren profesyonel sahne hayatına geçiş yapan Diker, mezuniyetinin ardından İstanbul’a yerleşerek kariyerini burada şekillendirmeye başladı.
Sahne çalışmalarını çocuk ve yetişkin oyunlarıyla sürdüren oyuncu; Sadri Alışık Tiyatrosu, Tiyatro Kare, Tiyatro Dialog ve İstanbul Meydan Sahnesi gibi topluluklarda önemli roller üstlendi. 2005 yılında İstanbul Ataşehir’de kendi tiyatrosu olan Tiyatro 3023’ü kurarak sanat faaliyetlerini kurumsal bir yapıda devam ettirdi. Sahne tecrübesini ekranlara da taşıyan Veysel Diker, özellikle Şaşıfelek Çıkmazı ve Tatlı Hayat gibi yapımlarla geniş kitlelerce tanınmaya başladı.
Kariyeri boyunca televizyon dizileri ve sinema filmleri arasında dengeli bir grafik çizen sanatçı, Avrupa Yakası dizisinde canlandırdığı Tacettin karakteriyle uzun süre izleyici karşısına çıktı. Ardından Zoraki Başkan, Türk'ün Uzayla İmtihanı, Mihrap Yerinde ve Hangimiz Sevmedik gibi projelerde yer aldı. Sinemada ise Abdülhamid Düşerken, Dünyayı Kurtaran Adamın Oğlu, Adem'in Trenleri ve Figüran gibi yapımların oyuncu kadrosunda bulundu. Son yıllarda Vuslat dizisindeki Süleyman karakteri ve Bizim Hoca: Sıkıntı Yok filmiyle dikkat çeken oyuncu, hem komedi hem de dram türündeki projelerde yer alarak çok yönlü bir oyunculuk sergilemeye devam etmektedir.
William Gareth Jacob "Gary" Busey Sr. Oscar Ödülü ve Altın Küre ödülü adaylığı bulunan, BAFTA ödüllü ABD'li sinema ve tiyatro oyuncusu. 1978 yılında başrolünde oynadığı The Buddy Holly Story filmindeki Buddy Holly karakteri ile En İyi Erkek Oyuncu Oskar Ödülü ' ne aday gösterilmişti.
Kültleşmiş Hababam Sınıfı serisinin bu bölümünde Filiz karakterine hayat vererek izleyiciyle buluşan sanatçı, sinema dünyasında bu rolüyle tanınır. Filiz Bozkurt, yer aldığı bu önemli projeyle Türk sineması tarihindeki yerini almıştır.
François Cluzet, Fransız sinema ve tiyatro oyuncusudur. Kariyerinde özellikle dramatik rollerdeki performanslarıyla tanınır ve Avrupa sinemasının önemli karakter oyuncularından biri olarak kabul edilir.
2007 yılında "Tell No One" filmindeki performansıyla En İyi Erkek Oyuncu dalında César Ödülü kazanmıştır. En geniş kitle tarafından tanınması ise 2011 yapımı "The Intouchables" filmindeki Philippe rolüyle olmuştur. Bu film, gerçek bir hikâyeye dayanır ve Cluzet’ın uluslararası çapta en bilinen performansı olarak öne çıkar.
Kariyerine 1970’lerin ortasında tiyatro ile başlayan Cluzet, 1979 yılında "Cocktail Molotov" ile sinemaya adım atmıştır. Ardından Claude Chabrol, Bertrand Tavernier, Claire Denis, Robert Altman ve Olivier Assayas gibi önemli yönetmenlerle çalışmıştır. "Chocolat", "Trop belle pour toi", "Prêt-à-Porter" ve "French Kiss" gibi yapımlarda rol almıştır.
2000’li yıllarda "Tell No One" ve "The Intouchables" ile kariyerinin en büyük başarılarını elde etmiştir. Ayrıca "Fin août, début septembre" ve "Je suis un assassin" gibi filmlerde de yer almıştır.
1955 yılında Paris’te doğan Cluzet, oyunculuk kariyerine genç yaşta başlamış ve Fransız sinemasında uzun soluklu bir kariyer inşa etmiştir. Tiyatro sahnesinde de aktif olarak yer almış ve farklı yönetmenlerle birçok yapımda çalışmıştır.
Özel hayatında birden fazla evlilik yapmıştır ve dört çocuk sahibidir.
Ali Demirel, 13 Mart 1944’te İstanbul’da doğdu. 1970’te başladığı oyunculuk kariyerini 2018’e kadar sürdürdü. 1980’lerden itibaren "Olacak O Kadar" adlı televizyon komedi programında yer aldı. Sinema ve televizyonda olduğu kadar, tiyatro oyunculuğu, senaristlik ve seslendirme alanlarında da çalışmalar yaptı. Kronik böbrek yetmezliği ve diyabet hastasıydı. 28 Haziran 2021’de zatürre teşhisiyle kaldırıldığı Muğla, Marmaris’teki hastanede 77 yaşında hayatını kaybetti. 29 Haziran 2021’de Armutalan Mezarlığı’na defnedildi.
Uzun yıllar beyazperdeye emek veren Selahattin Fırat, 3 Haziran 2018 tarihinde İstanbul'da hayata gözlerini yumdu. Vefatının ardından Şişli Camii'nde düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlanan oyuncunun cenazesi, Beylikdüzü Yeni Kavaklı Mezarlığı’na defnedildi. Sanatçı, yer aldığı onlarca projeyle Türk sinema tarihindeki yerini korumaya devam ediyor.
Kayhan Yıldızoğlu, Türk sineması ve tiyatrosunun en karakteristik simalarından biri olarak, genellikle canlandırdığı aristokrat, profesör, rahip ve komiser gibi kendine has yardımcı rollerle geniş kitlelerin hafızasında yer edindi. 28 Mayıs 1933’te İstanbul’da dünyaya gelen sanatçı, ziraat mühendisi bir baba ve öğretmen bir annenin evladı olarak sanatla iç içe bir ailede büyüdü. Eğitim hayatını Ankara’da sürdürdükten sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne girdi ancak buradaki eğitimini üçüncü sınıfta bırakarak farklı bir kariyer yoluna yöneldi. Askerlik görevinin ardından İstanbul Kambiyosu’nda döviz komiseri olarak çalışırken, usta tiyatrocu Muhsin Ertuğrul ile tanışması hayatının dönüm noktası oldu. Ertuğrul’un davetiyle katıldığı seçmeleri kazanan Yıldızoğlu, İstanbul Şehir Tiyatroları’nda yirmi yılı aşkın sürecek olan sahne kariyerine adım attı.
Sinema dünyasına 1966 yılında Haldun Taner ve Süreyya Duru’nun yönlendirmesiyle Malkoçoğlu filmiyle giriş yapan usta oyuncu, kariyeri boyunca 150’den fazla yapımda rol alarak Yeşilçam’ın en üretken isimleri arasına adını yazdırdı. Keloğlan, Ali Baba ve Kırk Haramiler gibi klasikleşmiş eserlerin yanı sıra 1996 yapımı Eşkıya filmindeki performansıyla da dikkat çekti. Televizyon ekranlarında ise Çiçek Taksi, Tatlı Kaçıklar gibi dizilerle yer alırken, özellikle Selena dizisindeki Yüce Honos ve Kurtlar Vadisi Pusu’daki Yüce Majeste karakterleriyle genç kuşaklar tarafından da ilgiyle takip edildi. Türk sinemasına sağladığı katkılar, 52. Uluslararası Antalya Film Festivali ve 23. Sadri Alışık Ödülleri’nde layık görüldüğü Onur Ödülleri ile taçlandırıldı.
Özel yaşamında iki evlilik gerçekleştiren sanatçı, 1959 yılında Türkan Sumer ile evlenmiş, 1976’da ise İngiliz asıllı oyuncu Suna Yıldızoğlu ile hayatını birleştirmiştir. Kısa süren bu evliliğin ardından Suna Yıldızoğlu, sanatçının soyadını kullanmaya devam etmiştir. Deniz ve Sibel adında iki kızı bulunan usta oyuncu, 9 Mart 2024 tarihinde 90 yaşında İstanbul’da hayata gözlerini yumdu. Cenazesi Feriköy Mezarlığı’na defnedilen Kayhan Yıldızoğlu, Türk oyunculuk sanatına bıraktığı derin iz ve canlandırdığı unutulmaz karakterlerle anılmaya devam ediyor.
Edirne Erkek Lisesi’nden mezun olduktan sonra İstanbul’a yerleşen Zeki Sezer, çalışma hayatına İETT bünyesinde depo memuru olarak başladı. Askerlik görevini tamamlamasının ardından İzmir’e giderek 1951-1953 yılları arasında Gümrük Muhafaza Memuru olarak görev yaptı. Bu görevinden istifa ederek yeniden İstanbul’a dönen sanatçı, sinema dünyasına ilk adımını 1967 yılında Hüsnü Cantürk’ün yönetmen koltuğunda oturduğu Kurşun Yağmuru filmindeki küçük bir rolle attı.
Kariyeri boyunca sinema emekçilerinin hakları için de mücadele eden Sezer, 1960’lı yıllardan itibaren farklı dönemlerde dernekçilik ve sendikacılık faaliyetlerinde bulundu. Türk sinemasının üretken isimlerinden biri olarak 350 civarında filmde ve 10 televizyon dizisinde irili ufaklı pek çok karakter rolünü başarıyla üstlendi. Hem Yeşilçam döneminde hem de televizyon projelerinde canlandırdığı yardımcı rollerle tanınan oyuncu, uzun yıllar boyunca ekranın ve beyazperdenin istikrarlı simalarından biri oldu.
Türk sahne dünyasına 60 yılı aşkın süre emek veren Erol Günaydın, tiyatro, sinema ve televizyon dünyasının en üretken isimlerinden biri olarak hafızalarda yer edindi. Sanat yolculuğuna Galatasaray Lisesi çatısı altında adım atan Günaydın, profesyonel oyunculuk kariyerine 1955 yılında Haldun Dormen Cep Tiyatrosu’nda sahnelenen "Papaz Kaçtı" oyunuyla başladı. 1960’ta ilk sinema filmiyle beyazperdeye adım atan sanatçı, elli yıllık kariyeri boyunca yüzlerce projede yer alarak Türk kültür hayatının kıdemli isimlerinden biri haline geldi.
Kariyeri süresince meddah geleneklerini yaşatan ve Nasreddin Hoca tiplemesiyle özdeşleşen Günaydın, aynı zamanda Ayı Yogi seslendirmesiyle de geniş kitlelerin sevgisini kazandı. Televizyon ekranlarında uzun süre devam eden "Çiçek Taksi" dizisindeki rolüyle izleyici karşısına çıkarken, ilerleyen yıllarda Disko Kralı programının düzenli konuğu oldu ve 2010 yılında Athena grubunun "Arsız Gönül" klibinde kamera karşısına geçti. Sanatçının yaşamı ve meslek pratiği, gazeteci Emine Algan tarafından gerçekleştirilen uzun soluklu bir söyleşi neticesinde 2007 yılında "İki Kalas Bir Heves" adıyla kitaplaştırıldı.
2008 yılında geçirdiği bir ameliyat sonrası bir süre yoğun bakımda tedavi gören Erol Günaydın, sağlığına kavuşarak taburcu olsa da ilerleyen yıllarda farklı rahatsızlıklarla mücadele etti. 12 Nisan 2012 tarihinden itibaren pnömoni, böbrek yetmezliği ve sepsis tanılarıyla tedavi gördüğü hastanede, 15 Ekim 2012 tarihinde kalp yetmezliği sonucu yaşamını yitirdi. Vefat haberi kızı Günfer Günaydın tarafından duyurulan usta sanatçı, Teşvikiye Camii’nde düzenlenen törenin ardından Feriköy Mezarlığı’na defnedildi.
1907 yılında Muğla'da dünyaya gelen Mümtaz Ener, eğitim hayatını Kadıköy Aşiyan Lisesi’nde tamamladı. Sanat dünyasına ilk adımını 1923 yılında İstanbul Opereti bünyesinde sergilenen "Bülbül" müzikaliyle atan sanatçı, kariyerinin ilerleyen dönemlerinde Raşit Rıza, Sadi Tek ve Muhlis Sabahattin gibi önemli topluluklarla çalışma fırsatı buldu. Tiyatro sahnesindeki deneyimini sinemaya da taşıyarak çeşitli karakter rolleriyle beyaz perdede boy göstermeye başladı. İstanbul Şehir Tiyatroları’nda on yıl boyunca görev alan Ener, oyunculuğunun yanı sıra 1949 yılında yönetmenlik koltuğuna oturdu. Türk sinema tarihinin ilk havacılık temalı yapımı olan "Kanatlardan Türbe"ye imza atarken, "Neyzen’i Uğurlarken" isimli belgesel çalışmasını da izleyiciyle buluşturdu.
Mümtaz Ener, oyunculuk ve yönetmenlik kariyerinin ötesinde, Türk sinemasının ikonikleşmiş pek çok karakterine sesiyle hayat veren önemli bir seslendirme sanatçısıydı. Hababam Sınıfı serisinin unutulmaz karakteri Paşa Nuri’yi canlandıran Sıtkı Akçatepe’yi ve Tosun Paşa filminde Seferoğulları’nın aile reisi Sıtkı Bey’i seslendirerek bu rollere derinlik kazandırdı. Sanatla dolu uzun yılların ardından yaşamının son dönemini Darülaceze'de geçiren usta sanatçı, 1989 yılında aramızdan ayrıldı. Kariyeri boyunca hem kamera önünde hem de seslendirme stüdyosunda ortaya koyduğu emeklerle sinema tarihindeki yerini aldı.
Yeşilçam’ın karakteristik yüzlerinden biri olan Muammer Gözalan, Türk sinemasının altın çağında genellikle toplumun üst tabakasını temsil eden zengin adam rolleriyle hafızalarda yer edinmiştir. Kariyeri boyunca canlandırdığı otoriter baba figürleri, varlıklı iş adamları ve farklı meslek gruplarından ciddi karakterlerle dönem filmlerinin vazgeçilmez yardımcı oyuncuları arasında yer almıştır. Özellikle kızının kendisinden daha düşük sosyal statüdeki birine aşık olmasını kabul etmeyen, sert ve ödün vermeyen baba karakterlerindeki performansıyla tanınmıştır.
1960’lı yıllardan itibaren yoğun bir çalışma temposuna giren sanatçı; Kınalı Yapıncak, Kezban, Buruk Acı ve Fosforlu Cevriyem gibi sevilen yapımlarda kamera karşısına geçmiştir. Mesleki kariyerini geniş bir yelpazede sürdüren Gözalan, filmlerde sadece varlıklı karakterleri değil; aynı zamanda doktor, avukat, emniyet müdürü ve hakim gibi toplumda saygınlık uyandıran rollerde de sıkça görülmüştür. Baba, Yalancı Yarim ve Aile Şerefi gibi klasikleşmiş filmlerin kadrosunda bulunarak kariyerindeki tür çeşitliliğini korumuştur.
1970’li yılların sonuna kadar Mücevher Hırsızları, Yıkılış ve Kara Murat: Devler Savaşıyor gibi pek çok farklı türdeki projede yer alarak izleyici karşısına çıkmaya devam etmiştir. Canlandırdığı her karaktere kendine has bir ciddiyet katan Muammer Gözalan, Türk sinemasının geçiş dönemlerinde ve en üretken yıllarında onlarca yapımda görev alarak sinemamızın gelişimine katkıda bulunmuştur.
Asım Nipton, Türk sineması ve tiyatrosunun en üretken karakter oyuncularından biri olarak Yeşilçam’ın siyah-beyaz dönemine damga vuran isimler arasındadır. 1 Ocak 1915 tarihinde İstanbul’da dünyaya gelen sanatçı, İnkılap Lisesi’ndeki eğitiminin ardından İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü’ne girse de buradaki eğitimini tamamlamadan ayrılmıştır. Sanata olan ilgisi, Cumhuriyet Gençler Mahfeli’nde sekreterlik yaptığı dönemde filizlenmeye başlamış ve bu süreç onu sahne tozunu yutacağı uzun bir yolculuğa çıkarmıştır.
Sanat hayatının ilk otuz yılını Halkevleri bünyesinde tiyatroya adayan Nipton, Beyoğlu ve Fatih Halkevleri’nde sergilenen oyunlarda yoğun bir mesai harcamıştır. Halkevlerinin kapanmasıyla profesyonel sinema oyunculuğuna yönelmiş, beyaz perdedeki ilk deneyimini ise 1947 yapımı Seven Ne Yapmaz filmiyle yaşamıştır. 1972 yılına kadar süren 25 yıllık sinema kariyeri boyunca 270’e yakın yapımda irili ufaklı roller üstlenen sanatçı, izleyicinin hafızasında genellikle babacan, dürüst ve mert karakterlerle yer edinmiştir.
Kariyeri boyunca Ah Güzel İstanbul, Acı Hayat, Köroğlu ve Kara Murat: Fatih'in Fedaisi gibi çok sayıda önemli yapımda rol alan Asım Nipton, aynı zamanda uluslararası projelerde de boy göstermiştir. Fransız yönetmen Alain Robbe-Grillet imzalı ödüllü L'immortelle (Ölümsüz Kadın) filminde Sezer Sezin ve Ulvi Uraz gibi isimlerle birlikte kamera karşısına geçmiştir. Üç Tekerlekli Bisiklet, Sezercik Yavrum Benim ve Bir Çirkin Adam gibi filmlerle tür çeşitliliğini koruyan sanatçı, sinemadaki üretkenliğini vefatına kadar sürdürmüştür.
Yeşilçam’ın bu emektar ismi, 10 Temmuz 1972 tarihinde İstanbul’da hayata gözlerini yummuştur. Evinde fenalaştıktan sonra hastaneye kaldırılmak istenen ancak yer yokluğu gerekçesiyle geri çevrildiği bilinen Nipton’un ölümü, sanat dünyasında hüzünle karşılanmıştır. Geride yüzlerce film ve unutulmaz karakterler bırakan Asım Nipton’un cenazesi İstanbul’da defnedilmiştir.
Meagen Fay, hem sinema hem de televizyon dünyasında farklı türdeki projelerde yer alarak karakter oyunculuğu alanında istikrarlı bir kariyere imza attı. Kariyer yolculuğu boyunca Chicago Hope ve Killing Chuck gibi yapımların yanı sıra, sevilen komedi dizisi How I Met Your Mother'da Janice karakteriyle izleyici karşısına çıktı. CSI: Crime Scene Investigation, Big Love, Notes from the Underbelly ve Aman Tanrım gibi döneminin popüler işlerinde farklı karakterlere hayat veren oyuncu, Çılgın Para ve Eleventh Hour gibi yapımlarda da kamera karşısına geçti.
2000'li yılların sonundan itibaren üretkenliğini artıran sanatçı, Two and a Half Men, HII: Katliam, I Hope They Serve Beer in Hell, Şifalı Eller ve Party Down gibi projelerle filmografisini genişletti. İyi Şanslar Charlie, Happy Endings ve Free Agents gibi dizilerde konuk oyuncu olarak yer alan Fay, Franklin & Bash ve Babasının Oğlu filmlerindeki performanslarının ardından The Big Bang Theory dizisinde Mrs. Rostenkowski karakterini canlandırdı. The Mentalist ve Authors Anonymous gibi yapımların ardından Marvel's Agent Carter'da Miriam Fry karakteriyle dört bölüm boyunca yer alarak dikkat çekti.
Kariyerinin ilerleyen dönemlerinde Mad Men, Entourage, Muppet'lar ve Şeffaf gibi prestijli dizilerde farklı roller üstlenen Meagen Fay, Aşıklar Şehri (La La Land) filminde Mia'nın annesi karakterine hayat verdi. Dr. Ken, Shrink, Bones, Titans ve Superstore gibi yapımlarla televizyon ekranlarındaki varlığını sürdüren oyuncu, Grace ve Frankie, A.P. Bio, The Conners ve mixed-ish gibi dizilerde de izleyiciyle buluştu. Supernatural'da Mrs. Butters, Dopesick'te ise Rahibe Beth Davies rollerini üstlenen sanatçı, son dönemde Loot dizisindeki Rhonda karakteriyle 21 bölüm boyunca ekranlarda yer aldı. Ghosts, Grey's Anatomy ve 9-1-1 gibi uzun soluklu yapımlarda konuk oyuncu olan Fay, Scrubs ve Malcolm in the Middle: Life's Still Unfair gibi projelerle de kariyerindeki tür çeşitliliğini korumaya devam etti.
Kariyeri boyunca pek çok tiyatro oyununda sahne alan sanatçı, televizyon dünyasında da geniş kitlelerce tanınan projelerde izleyici karşısına çıkmıştır. Kaya Gürel; Yılan Hikayesi, Bizim Aile, Zerda, Vay Anam Vay ve Dedelerimi Evlendirirken gibi farklı türdeki yapımlarda canlandırdığı karakterlerle hafızalarda yer edinmiştir. Sanatçı, aynı zamanda spor editörlüğü yapan Kerem Gürel’in babasıdır.
27 Ocak 1920’de Şanlıurfa’da dünyaya gelen Hüseyin Peyda, Yeşilçam’ın karakteristik yüzlerinden biri olarak Türk sinema tarihinde derin izler bıraktı. Kariyeri boyunca sergilediği performanslarla sinemanın unutulmaz simaları arasına giren oyuncu, özellikle kendine has açık renkli gözleri ve fiziksel özellikleriyle hafızalarda yer edindi. Beyaz perdede genellikle "kötü adam" rollerine hayat vermesiyle tanınan usta sanatçı, pek çok yapımda Cüneyt Arkın ile kamera karşısına geçerek dönemin aksiyon ve macera filmlerinin vazgeçilmez isimlerinden biri oldu.
Sinemaya olan bağlılığı sadece oyunculukla sınırlı kalmayan Hüseyin Peyda, oyunculuktan elde ettiği tüm birikimini yine sinemaya aktaran gerçek bir sanat tutkunu olarak bilindi. Kazancını kendi yönettiği projelere yatırarak sektörün üretim sürecine de katkıda bulunan sanatçı, 31 Temmuz 1990 tarihinde İstanbul’da akciğer kanseri nedeniyle hayata gözlerini yumdu. Türk sinemasına adanmış bir ömür süren Peyda, canlandırdığı tiplemeler ve sinema sektöründeki üretken kimliğiyle anılmaya devam ediyor.
15 Ekim 1928 tarihinde İstanbul'da doğan Ekrem Dümer, Türk tiyatrosu ve sinemasının en önemli karakter oyuncuları arasında yer alır. Sanat kariyerine İstanbul Şehir Tiyatroları'nda adım atan usta isim, sahne üzerinde kazandığı güçlü disiplini ve oyunculuk tecrübesini beyaz perdeye de başarıyla yansıttı. Kendisi gibi oyuncu olan Yalçın Dümer'in babası olan sanatçı, yarım asra yaklaşan meslek hayatı boyunca Yeşilçam’ın en güvenilir ve aranan simalarından biri oldu.
1950'li yıllardan itibaren sinemada yoğun bir tempoyla çalışmaya başlayan Dümer; genellikle polis komiseri, doktor, hakim, avukat ve fabrikatör gibi otorite sahibi rollerle izleyici karşısına çıktı. Sakin ve beyefendi kişiliğini yansıttığı bu karakterlerle filmlere ciddiyet ve inandırıcılık katan oyuncu, "Sosyete Şaban", "Tarzan Rıfkı" ve kült seri "Hababam Sınıfı Dokuz Doğuruyor" gibi pek çok yapımda görev aldı. Kariyeri boyunca Kemal Sunal, Tarık Akan ve Filiz Akın gibi yıldızlarla aynı seti paylaşan emektar oyuncu; "Üç Arkadaş", "Baraj", "Erkek Güzeli Sefil Bilo" ve "Sahipsizler" gibi çok sayıda önemli filmde de farklı karakterlere hayat verdi.
Sinemadaki uzun soluklu yolculuğunun yanı sıra televizyon dünyasında da iz bırakan Ekrem Dümer, 1990'lı yılların efsaneleşen dizisi "Süper Baba"da canlandırdığı Nihat karakteriyle hafızalara kazındı. Bu rolüyle genç kuşakların da beğenisini kazanan sanatçı, meslek hayatı boyunca yüzlerce projede yer alarak Türk sinema tarihinin vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Tiyatro ve sinemaya ömrünü adayan usta oyuncu, 23 Mart 2000 tarihinde 71 yaşındayken İstanbul'da hayata gözlerini yumdu.
10 Mayıs 1911 senesinde eski siyasetçi ve 2 dönem milletvekilliği yapmış Sami Çölgeçen ve Sıdıka Hanım'ın çocuğu olarak istanbul'da dünyaya gelen usta oyuncu Ankara Gazi Lisesi'nden mezun olduktan sonra Ankara Halkevi'nde birçok tiyatro oyunu tecrübe edinmiştir.
Kariyerinde 400'ü aşkın filmde görev alan oyuncu 15'ten fazla Hollywood ve 2 adet de İtalyan filminde rol almıştır.
O dönemler sadece sinemadan para kazanmanın zor olduğu bir dönemde Merkez Bankası'nda memurluk, Fransızca öğretmenliği gibi meslekler de edinmiştir.
Belgin Doruk'un kuzenidir. Aynı zamanda güzel oyuncu Emel Çölgeçen'in de amcasıdır.
Diğer bazı çok bilinen filmleri:
Yıkılmayan Adam
Aslan Bacanak
Kapıcılar Kralı
Devlerin Aşkı
Süt Kardeşler
Her Gönülde Bir Aslan Yatar
Nereye Bakıyor Bu Adamlar
Üç Kağıtçılar
Ermeni kökenli sanatçı, canlandırdığı tiplemelerle izleyicinin hafızasında yer tutarken, sinemamızın gelişim sürecinde önemli bir figür olarak kabul edildi. Karakter oyunculuğundaki ustalığıyla uzun yıllar setlerde yer alan Nubar Terziyan, 1994 yılında İstanbul’da hayata gözlerini yumdu. Sanatçının naaşı, Balıklı Ermeni Mezarlığı’na defnedilerek son yolculuğuna uğurlandı.
Özel hayatında kendisi gibi oyuncu olan isimlerle hayatını birleştiren Fosforoğlu’nun, Muazzez Arçay ile olan evliliğinden aktör Ferdi Merter Fosforoğlu dünyaya gelmiştir. 1945 yılında bu evliliğini sonlandıran sanatçı, daha sonra Mualla Fırat ile evlenmiş ve bu birliktelikten 1948 yılında oğlu Enis Fosforoğlu doğmuştur. Türk sinemasına hem kendi performansıyla hem de yetiştirdiği sanatçı çocuklarıyla önemli katkılar sunan Renan Fosforoğlu, 1991 yılında hayatını kaybetmiş ve Karacaahmet Mezarlığı’na defnedilmiştir.
Karakter oyunculuğuyla sinema sektöründe kendine yer edinen Zeki Alpan, canlandırdığı rollerle filmografisini zenginleştirmiştir. 1992 yılındaki vefatına kadar sanat hayatının içinde kalarak döneminin farklı türdeki projelerinde izleyici karşısına çıkmıştır.
Türk sinemasının "Kamer Baba" lakabıyla hafızalara kazınan emektar ismi Kamer Sadık, 1 Ocak 1911 tarihinde İstanbul’da dünyaya geldi. Nüfus kayıtlarındaki adı Kamer Sadıkyan olan Ermeni asıllı sanatçı, eğitimini Pangaltı Ermeni Lisesi’nde tamamladıktan sonra ömrünü Yeşilçam’a adadı. Fiziksel olarak zayıf ve ufak tefek yapısı, karakteristik kemikli yüz hatları, beyaz saçları ve kendine has ses tonuyla beyazperdenin en tanınan çehrelerinden biri olmayı başardı.
Kariyeri boyunca yüzlerce filmde karakter oyuncusu olarak yer alan Kamer Sadık; genellikle mahalle ihtiyarı, akıl hocası, antikacı, bakkal veya büyücü rahip gibi rolleri üstlendi. Kemal Sunal’ın kült yapımlarından Sakar Şakir (1977), duygusal derinliğiyle bilinen Canım Kardeşim (1973), Yalnız Adam (1974) ve Malkoçoğlu serisi gibi pek çok farklı türdeki yapımda izleyici karşısına çıktı. Yeşilçam’ın gizli kahramanlarından biri olarak kabul edilen sanatçı, 24 Eylül 1986'da bir çekim ya da ziyaret sebebiyle bulunduğu Kayseri’de geçirdiği kalp krizi sonucu hayata gözlerini yumdu. Cenazesi İstanbul’a getirilerek Şişli Ermeni Mezarlığı’na defnedildi.
Grace Dell Nichols, bilinen adıyla Nichelle Nichols, Amerikalı aktris. Star Trek serisindeki Uhura rolüyle hatırlanmaktadır.
Geniş bir filmografiye sahip olan Karaer; Şepkemin Altındayım, Abbase Sultan ve Zagor: Kara Korsanın Hazineleri gibi projelerin yanı sıra Cici Can, Kan Gövdeyi Götürdü ve Kahreden Kurşun gibi filmlerde de boy göstermiştir. Oyunculuk serüvenine Düşmanlarım Çatlasın, Yangın Var, Yalnızlar İçin ve Sevdiğim Adam gibi yapımları da sığdıran sanatçı, sinemaya bıraktığı zengin mirasla hatırlanmaktadır.