- Anasayfa
- Karakterler
- Mahmut
Mahmut
Canlandıranlar
Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Tiyatro bölümünde mezun olduktan sonra Los Angeles'ta Stella Adler oyunculuk akademisini bitirmiş ve 9 yıl kadar Amerika'da yaşamış ve oyunculuk yapmıştır. 2007 yılında yönetmenliğini Abdullah Oğuz’un yaptığı Mutluluk filminde Özgü Namal ile birlikte başrol erkek oyuncusu olarak görev aldı. Bu ilk filmiyle Altın Portakal ödülü kazandı. Şu an Eve Düşen Yıldırım adlı dizide rol almaktadır. Rol aldığı bir diğer film Nurgül Yeşilçay ile oynadığı Vicdan filmidir.
13 Ekim 1942’de İstanbul’un Üsküdar semtinde dünyaya gelen Aykut Oray, eğitim hayatını Ege’nin farklı ilçelerinde tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Ön Asya Dilleri ve Kültürleri bölümünden mezun oldu. Hititoloji üzerine yüksek lisans yaparak akademik bir birikim edinen Oray, sanat hayatına 1961 yılında İstanbul Üniversitesi Talebe Birliği Gençlik Tiyatrosu çatısı altında adım attı. 1972 yapımı Bir Garip Yolcu projesinin ardından, 1975 yılında askerlik görevi nedeniyle oyunculuğa bir süre ara verdi. Bu dönemin ardından evlenerek ticaret hayatına atılan sanatçı, kendi işini kurarak profesyonel yaşamını farklı bir alanda sürdürdü.
Oyunculuğa dönüşü 1988 yılında Perihan Abla dizisiyle gerçekleşen Aykut Oray, ardından Halk Matinesi programında sunuculuk yaparak ekranlardaki varlığını pekiştirdi. Türk televizyon tarihinin en uzun soluklu yapımlarından biri olan Bizimkiler dizisindeki Katil karakteri ve kendine has replikleriyle geniş kitlelerce tanındı. Yazlıkçılar dizisindeki performansıyla da akıllarda yer eden oyuncu; Çiçek Taksi, Gurbetçiler, Şellale ve Eve Giden Yol 1914 gibi pek çok dizi ve sinema filminde farklı karakterlere hayat verdi. Kariyeri boyunca Ömerçip, Şarkıcı ve Halk Düşmanı gibi yapımlarda rol alarak tür çeşitliliğini korudu. Sanatçı kimliğinin yanı sıra siyasetle de ilgilenen ve iki çocuk babası olan Oray, koyu bir Beşiktaş taraftarı olarak biliniyordu.
Tokat’ın Niksar ilçesinde doğan Murat Cemcir, oyunculuk serüvenine Takva filmindeki Mahmut karakteriyle adım attı. Kariyerinin ilk yıllarında Pars: Kiraz Operasyonu ve Polis gibi sinema filmlerinde farklı rollerle kamera karşısına geçen oyuncu, 2009 yılında Ramazan Güzeldir dizisinde canlandırdığı Dilenci Tankut karakteriyle geniş bir kitle tarafından fark edildi. Ahmet Kural ile yakaladığı uyumla hafızalarda yer edinen Cemcir, 2010 yapımı Çalgı Çengi filmiyle kariyerinde önemli bir çıkış yakaladı.
Televizyon ekranlarında Bir Bulut Olsam, İşler Güçler ve Kardeş Payı gibi popüler yapımlarla izleyicinin karşısına çıkan sanatçı, beyazperdede ise Düğün Dernek serisi ve Çalgı Çengi İkimiz projeleriyle büyük ilgi gördü. Uzun süre komedi türündeki rolleriyle tanınan Murat Cemcir, 2018 yılında Nuri Bilge Ceylan’ın yönettiği Ahlat Ağacı filminde İdris karakterini üstlenerek dram türünde de yetkin bir performans sergiledi.
İsmail Düvenci, Selanik kökenli bir ailenin evladı olarak Hatay’ın İskenderun ilçesinde dünyaya geldi. Sanat yolculuğuna 1966 yılında konservatuvardan mezun olarak adım atan oyuncu, kariyerinin ilk yıllarında ağırlıklı olarak tiyatro sahnelerinde ve sinema yapımlarında boy gösterdi. Sahne disiplini ve güçlü oyunculuk geleneğiyle yetişen Düvenci, ilerleyen dönemlerde televizyon dünyasının da üretken isimlerinden biri haline geldi. Müzik öğretmeni Zümrüt Düvenci ile evli olan usta sanatçı, aynı zamanda kendisi gibi oyuncu olan Ceyda Düvenci’nin babasıdır.
Kariyeri boyunca pek çok farklı türde ve karakterde izleyici karşısına çıkan İsmail Düvenci, televizyon dizilerindeki performanslarıyla geniş kitlelerce tanındı. *Kurtlar Vadisi*'nde canlandırdığı Hakim ve *Parmaklıklar Ardında* dizisindeki Savcı Salih Özbek rolleriyle hukuk dünyasına ait karakterlere hayat veren oyuncu, *Dudaktan Kalbe*'de Münir rolüyle yer aldı. Özellikle *Poyraz Karayel* dizisindeki Cevher Albay karakteriyle büyük beğeni toplayan sanatçı, buradaki babacan ve disiplinli tavrıyla izleyicinin hafızasında yer edindi. *Yaprak Dökümü*, *Yabancı Damat*, *Binbir Gece* ve *Umutsuz Ev Kadınları* gibi popüler yapımlarda da önemli roller üstlenen Düvenci; *Ayak İşleri*, *10 Bin Adım* ve *Sipahi* gibi yakın dönem projeleriyle sanat hayatını başarıyla sürdürmektedir.
1977 yılında dünyaya gelen Ali Sunal, Türk sinemasının unutulmaz ismi Kemal Sunal’ın oğlu olarak sanat dünyasıyla iç içe büyüdü. Eğitim hayatını Yeditepe Üniversitesi İşletme Bölümü’nde tamamlayan sanatçı, akademik kariyerinin yanı sıra oyunculuğa yönelerek tiyatro sahnesinde deneyim kazandı. Sadri Alışık Kültür Merkezi Tiyatrosu ve Dormen Tiyatrosu gibi önemli topluluklarda görev alarak başladığı oyunculuk serüvenini, günümüzde Tiyatro İstanbul bünyesinde sürdürmektedir.
Kariyeri boyunca çeşitli sinema filmleri ve televizyon dizilerinde kamera karşısına geçen Ali Sunal, hem beyazperdede hem de ekranlarda farklı karakterlere hayat verdi. Özel yaşamıyla da zaman zaman gündeme gelen sanatçı, 2011 yılında oyuncu Gökçe Bahadır ile dünya evine girmiş ancak bu evlilik yedi ayın sonunda boşanma ile neticelenmiştir. Daha sonra 2018 yılının Mart ayında avukat Nazlı Kurbanzade ile ikinci evliliğini gerçekleştirmiştir.
Ermeni kökenli sanatçı, canlandırdığı tiplemelerle izleyicinin hafızasında yer tutarken, sinemamızın gelişim sürecinde önemli bir figür olarak kabul edildi. Karakter oyunculuğundaki ustalığıyla uzun yıllar setlerde yer alan Nubar Terziyan, 1994 yılında İstanbul’da hayata gözlerini yumdu. Sanatçının naaşı, Balıklı Ermeni Mezarlığı’na defnedilerek son yolculuğuna uğurlandı.
Kariyeri boyunca 500’ün üzerinde yapımda rol alan usta oyuncu, özellikle sert görünüşünün altındaki babacan tavırlarıyla izleyicinin zihninde yer edindi. 1967 yılında Hüseyin Baradan, Şahin Tek ve sonrasında Atıf Kaptan gibi isimlerle kurduğu topluluklarla Anadolu’nun pek çok yerinde turnelere çıktı. Sahne enerjisini 1980’li yıllarda İzmir Fuarı’na da taşıyan Kentmen, burada keman çalıp fıkralar anlatarak sanatseverlerle buluştu. Sinemanın yanı sıra reklam filmlerinde ve "Parkta Bir Sonbahar Günüydü" gibi televizyon dizilerinde de boy gösteren değerli sanatçı, 20 Aralık 1993 tarihinde İstanbul’da vefat etti. Kabri Karacaahmet Mezarlığı’nda bulunmaktadır.
Halil Ergün, 8 Eylül 1946’da Bursa’nın İznik ilçesinde dünyaya geldi. Eğitim hayatına İznik’te başlayan sanatçı, İstanbul Haydarpaşa ve Bursa Atatürk liselerinde okuduktan sonra Pertevniyal Lisesi’nden mezun oldu. Yükseköğrenimini Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde tamamlayan Ergün, oyunculuk dünyasına Halk Oyuncuları bünyesindeki "Teneke" adlı oyunla profesyonel bir adım attı. Tiyatroya olan tutkusunu Ankara Birlik Tiyatrosu’nun kurucuları arasında yer alarak sürdüren sanatçı, sahne tozunu sinema setlerine taşıyarak "İzin" filmiyle beyazperdedeki kariyerine başladı.
Sinemada "Böcek", "Mum Kokulu Kadınlar", "Hamam" ve "Abdülhamid Düşerken" gibi dikkat çeken yapımlarda farklı karakterlere hayat veren sanatçı, 2000’li yıllarda televizyon dünyasında geniş kitlelere ulaştı. Özellikle "Yaprak Dökümü" dizisinde canlandırdığı emekli kaymakam Ali Rıza Tekin karakteriyle izleyicilerin hafızasında derin bir iz bıraktı. Kariyeri boyunca "Yolda", "Kalbin Zamanı" ve "Görünmeyen" gibi filmlerle sinemadan kopmayan Ergün; "Büyük Yalan", "Gün Akşam Oldu" ve "Güzel Aşklar Diyarı" gibi dizilerde de önemli roller üstlendi. Belgesel projelerinde anlatıcı olarak da yer alan usta oyuncu, son dönemde "Dedemin Gözyaşları" ve "Acı Kiraz" gibi filmlerle izleyiciyle buluşmaya devam etti. Sanat yaşamının yanı sıra bir dönem yerel siyasetle de ilgilenen Halil Ergün, yaşamını İstanbul’da sürdürmektedir.
Kariyer yolculuğunda Senede Bir Gün, Kırmızı Kelebek, Beyaz Alev ve Baraj gibi filmlerle farklı karakterlere hayat veren Kurt, Sahte Kabadayı ve Yumurtanın Sarısı gibi komedi unsurları barındıran projelerde de yer aldı. Oyunculuğun yanı sıra sinemanın mutfağında da bulunan sanatçı, The One Minutes: Everything Happened So Much adlı yapımın yönetmenliğini üstlenerek kamera arkasındaki yetkinliğini gösterdi. Kırk Yalan Memiş ile başlayan ve pek çok önemli yapımla şekillenen meslek hayatı boyunca, Türk sinemasının gelişim sürecine katkıda bulunan isimlerden biri oldu.
Rafi Emeksiz, 1990'ların sonundan itibaren Türk sineması ve televizyon dünyasında farklı karakterlere hayat vererek kariyerini şekillendirdi. Sinema yolculuğuna 1998 yapımı Her Şey Çok Güzel Olacak filminde Tahir Baba'nın aşçısını canlandırarak adım atan oyuncu, ilerleyen yıllarda dönemin dikkat çeken pek çok projesinde yer aldı. 2003 yılında Hürrem Sultan dizisinde Harem Ağası Ethem karakteriyle izleyici karşısına çıkarken, Sultan Makamı dizisinde de bir bölüm konuk oyuncu olarak bulundu.
Kariyerinin ilerleyen dönemlerinde hem dram hem de komedi türündeki yapımlarda istikrarlı bir şekilde rol almaya devam eden Emeksiz, Yaralı Yürek dizisinde Bekir karakterini, Kıskanmak filminde ise Avukat Hüseyin Hikmet’i canlandırdı. Kapalıçarşı dizisinde Garbis Telciyan rolüyle uzun süre ekranda kalan oyuncu, Eyyvah Eyvah serisinde canlandırdığı Şaban Dayı karakteriyle de geniş kitlelerce tanındı. 2011 yılında İffet dizisinde canlandırdığı karakterle 70 bölümü aşkın bir süre boyunca kadroda yer alan Rafi Emeksiz, son olarak Aklın Başına Gelsin ve Yabancı Bakkal gibi yapımlarda farklı rollerle ekranlardaki yerini korudu.
Karakter rollerindeki başarısıyla hafızalarda yer edinen Boralı, sinema yolculuğu süresince pek çok farklı yapımda izleyici karşısına çıkmıştır. Yer aldığı projelerde sergilediği samimi oyunculuk tarzı, onu Türk sinemasının karakteristik simalarından biri haline getirmiştir.
Sinema dünyasındaki yolculuğunda canlandırdığı karakterlerle hafızalarda yer edinen Ahmet Turgutlu, yer aldığı projelerle Türk sinema literatürüne katkı sağlayan isimler arasında yer alır. Kariyerindeki çalışmaları, dönemin film sektöründeki üretimleri yansıtması açısından önem taşır.
1926 yılında Manisa’nın Alaşehir ilçesinde doğan Turgut Özatay, Türk sinemasındaki uzun soluklu yolculuğuna Kahraman Denizciler filmiyle başlangıç yaptı. Oyunculuk kariyerinin ilk yıllarında daha çok jön rollerinde ve başrollerde izleyici karşısına çıksa da asıl büyük çıkışını ve unutulmaz yerini, sinemada ustalıkla canlandırdığı "kötü adam" karakterleriyle edindi. Beyaz perdedeki yoğun mesaisinin yanı sıra Preveze Öncesi adlı televizyon filmiyle de ekranlarda yer alarak oyunculuk yelpazesini genişletti.
Yeşilçam’ın en karakteristik yüzlerinden biri olarak yüzlerce yapımda görev alan Özatay, kendine has oyunculuk tarzıyla sinema tarihimizde derin izler bıraktı. 2002 yılında akciğer kanseri sebebiyle hayata gözlerini yuman usta isim, vefatının ardından Feriköy Mezarlığı’na defnedildi. Turgut Özatay, ardında hem başrollerle başlayan hem de karakteristik yardımcı rollerle devleşen geniş bir filmografi ve Türk sinemasına damga vuran bir miras bıraktı.
Atıf Kaptan, 8 Nisan 1908'de İzmit'de doğdu. Sultan Mehmet Reşat'ın gelini teyzesiyle çocukluk geçirdi. İstanbul'da memur olarak çalıştıktan sonra Muhsin Ertuğrul'un rehberliğinde tiyatroya ve sinemaya adım attı. 1928'de "Hamlet" oyunuyla tiyatro kariyerine başladı, ardından "Kaçakçılar" filmiyle sinemada yer aldı. 1932'de "Bir Millet Uyanıyor" filmindeki Yahya Kaptan rolü büyük beğeni kazandı ve "Kaptan" soyadını aldı. Anadolu turneleri düzenleyen Kaptan, sonrasında sinemaya ağırlık verdi.
Erdal Özyağcılar, tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu. 50 yılı geçen sanat hayatında hem sinemada, hem de televizyon dizilerinde önemli yapımlarda roller almıştır. 1948 yılında Bursa'nın İznik ilçesinde doğdu. Sinemaya 1967'de Ölüm Tarlası adlı filmle girdi. "Kibar Feyzo", "Sultan", "Çöpçüler Kralı", "Aşık Oldum", "Namuslu", "Yılanların Öcü" gibi çok beğenilen filmlerde oynadı. "Züğürt Ağa" filmindeki Kekeş Salman rolüyle 23. Altın Portakal Film Festivali'nde En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülüne layık görüldü. Son yıllarda daha çok TV çalışmalarına ağırlık veren usta aktör; "Bizimkiler", "Şehnaz Tango", "Elveda Rumeli", "Karadağlar" ve "Yabancı Damat" gibi dizilerde başrollerde oynadı. Sinemaya tam 29 yıl sonra 2017'de "Aile Arasında" filmiyle döndü. 1972'den beri kendisi gibi tiyatro ve sinema sanatçısı Güzin Özyağcılar ile evli. Seyfettin Emrah ve Zeynep Özyağcılar adlarında iki çocuk babası.
1974 yılında sinema sektöründe hakim olan seks filmleri döneminde popülerlik kazanarak bu türdeki yapımlarda başrol oyuncusu olarak yer aldı. İlerleyen yıllarda İbrahim Tatlıses ile iş birliği yaparak senaryo yazım süreçlerine dahil olan Akbaş, eş zamanlı olarak çok sayıda televizyon dizisinde de izleyici karşısına çıktı. Oyunculuk ve senaristlik deneyimini yönetmenliğe de taşıyan sanatçı, 1987 yılında Düş Yakamdan Osman filmiyle ilk yönetmenlik denemesini gerçekleştirdi.
1970’li yılların kalabalık kadrolu aile komedilerinin vazgeçilmez isimlerinden biri haline gelen sanatçı, "Gülen Gözler" ve "Şabanoğlu Şaban" gibi yapımlarda unutulmaz karakterlere hayat verdi. Kemal Sunal ile birlikte rol aldığı "Yedi Bela Hüsnü" ve "Tokatçı" filmlerindeki performanslarının yanı sıra, "Şekerpare" filmindeki rolüyle kariyerindeki tür çeşitliliğini ortaya koydu. 1980’li yılların sonunda "Perihan Abla" dizisindeki Şakir karakteriyle televizyon izleyicisinin hafızasında yer eden Altuğ, 1992 yılında Yavuz Turgul'un yönettiği "Gölge Oyunu" filmindeki Mahmut karakteriyle sinema kariyerini noktaladı.
Televizyon dünyasında asıl büyük etkisini 1993 yılında başlayan ve dört sezon süren "Süper Baba" dizisindeki Fikret (Fiko) karakteriyle yaratan Şevket Altuğ, bu rolle 90’lı yılların simge isimlerinden biri oldu. Son olarak 2002 yılında "Unutma Beni" dizisiyle izleyici karşısına çıkan usta sanatçı, 1971 yılından bu yana kendisi gibi tiyatro sanatçısı olan Jale Altuğ ile evlidir. Sanatçının bu evlilikten Kerem ve Kezban adında iki çocuğu bulunmaktadır.