Jin

Jin (2013) afişi Facebook'ta Paylaş
Ekle
6.8
/ 10
109 oy

15 Mart 2013

Dram

122 Dak.PT122M

Reha Erdem

25 kullanıcının favori filmi

Film Özeti

Jîn, 17 yaşlarında, hayata katılmak için çıkışları zorlayan ve bu yolda karanlık ormanları cesurca aşmaya çalışan, sanki bir ‘Kırmızı Başlıklı Kız’dır.

Film, Jîn’in bilmediğimiz bir nedenle, dağdaki silahlı bir örgütten kaçmasıyla başlar. Hem kaçtığı örgüt elemanlarından, hem de kolluk kuvvetlerinden gizlenerek, dağlarda, ormanlarda yapayalnız günler ve geceler geçirir. Amacı bir büyük şehre, hayata, belki de hiç görüp bilmediği büyük dünyaların hayallerine ulaşmaktır.

Küçük ama dayanıklı vücudu, taze ama güçlü iradesiyle kendine doğanın ürkütücü karanlığı ve vahşiliğinde yer açmayı başarır. Çatışmaların ortasında kalır, üzerine açılan ateşlerden cesurca korunmayı bilir, korkar, üşür, karnını doyurur. Ona en büyük gücü ve teselliyi, belki benzer tehditler altında beraber saf tuttuğu hayvanlar verir. Bir bombardımandan korunmak için bir ayıyla bir ini paylaşır, bir geyikle dayanışır, yaralı bir eşeği tedavi eder, yumurtasını yediği bir vahşi kuşla anlaşır, bir vaşak tarafından teselli edilir, bir yılan tarafından uyarılır, bir at tarafından korunmaya çalışılır...


Sonunda elde ettiği sivil giysilerle dağdan iner.

Ancak onun için ova dağdan daha tehlikeli, daha tehditkar ve daha can yakıcıdır. Ne kadar uğraşsa ve çırpınsa da gittikçe daralan çemberden çıkıp hayalini kurduğu yere(?) bir türlü varamaz. Küçük narin vücudu gibi kalbi de ağır yaralar almaya devam eder.

Büyük bir hayal kırıklığıyla dağlara, yalnızlığına geri döner. Doğanın içine, melankolik, uzanır. Yine bombaların ve kurşunların altında, devrilen ağaçların, parçalanan hayvanların arasına sıkışır. Artık isyanı çaresizliğe dönüşmüştür.

Bu çıkışsız yolda, yaralı bedenini ve kalbini kucaklayacak, ağaçlar ve hayvanlardan başka kimsesi yoktur.
 

Devamı
Gizle
Popüler Yorumlar
esra_ikra_9 (Amatör) | 13 Mart 2013, 13:26

çaktırmadan, sinsice, dağa çıkmayı ve dağda yaşamayı özendiren bir film gibi geldi bana. bilinç altına sokuyor gibi sanki... eğitimli, temiz, sağlıklı mutlu bir hayat mümkün değil, tek çare dağa çıkmak der gib igeldi bana...son zamanlarda açılım ayakları ile çekilen popüler dizi ve filmlerin çoğu da böyle. terörü ve teröristi eleştirir gibi sunuluyor ama tam tersi meşrulaştırıp şirinleştiriyorlar.... dikkatli izleyin... nefret ediyorum, sanatı, madyayı, siyaseti, demokrasiyi terör propagandası için kullananlardan, istismar edenlerden...

11
+8
smog (Dublör) | 18 Mart 2013, 01:13

bu nasıl bır fragmandır izleyesim vardı artık yok :) ayrıca paranoyaklaşmaya gerek yok. Yok dağda yaşamaya özendiriyormuş puahaha millet olarak baya bi paranoya yapıyoruz zaten ön yargıyla bakmayalım arkadaşlar .pek kaliteli bir yapıma benzemıyor fragmandan gördüğüm kadarıyla umarım benı yanıltır ıyı seyırler...

1
+8
Tüm yorumlar (51)
ranchoddasshamaldas (Figuran) | 03 Nisan 2014, 22:50

genç bir teröristin hayatının bir bölümünü izleyeceksiniz bu filmde. teröristin başına gelenleri, kendisine yapılan insan dışı muameleleri göreceksiniz.
ama durağan bir film. bunu dikkate alın yani.

Cevap Yaz
0
0
gogola (Artist) | 30 Mart 2014, 12:30

Kosmos (2009) gibi diğer filmlerinden herhangi birini izlediyseniz, Reha Erdemin kuru bir şekilde gerçeği yansıtmakla ilgilenmediğini bilirsiniz. Reha Erdem gerçekçiliği kendine has bir dünya yaratarak ve konuya buradan yaklaşmanın derdinde bir yönetmen. Bu yüzden bence farklı ve başarılı bir yönetmen. Bu filmde de aynı işleyiş tarzı var.
Jin’in niye dağda olduğunu düşünmek filmden uzaklaşmak demektir. Bence Jin topluma tekrar eklenmek için çabalıyor. Varoluşunu tanımlayıcı kadınsal özelliklerinin tehdit altında kalmasından dolayı film boyunca isyan ediyor ama bunun sonunda da toplum dışında kalmayı başarıyor. Kaçmak hayatının bir parçası olan ” Jin‘in sevmek, görmek, duymak, öğrenmek adına geçirdiği yalnız günler, doğaya ve hayata tutunmak için normal yaşama dönme çabaları, masalsı bir anlatımla yorumlanıyor. Aslında film hem gerçek dünyayı hemde gerçek dünyadan kaçış aracılığıyla hayali dünyayı birleştiriyor.
Karakterlerin içinde sıkıştıkları durum kadar, farklı bir evreye geçmenin getirdiği gerilimin de etraflarını kuşattığı Jin’de görülebilir. Jin “kadın olma”ya doğru yol aldığının da farkına varır. Bu farkındalığın gelişmesi ise erkek bakışı üzerinden gerçekleşir. Jîn’in isyanı, insanın doğuştan sahip olduğu biyolojik bedeni şekillendiren toplumsal koşullar, medeniyet ve baskın kültürün tektipleştirici ve dayatmacı yanına yönelik gelişir. Bir teoriye göre insan bedeni bir anlamda karşısındakilerin bakışlarıyla şekillenir. Yani beden de bir tür nesne gibi belli anlamlar ve kodlarla kuşatılır. Erkek gözünden kadın bedeninin cinsel bir obje olarak görülmesi ve kadın bedeni üzerinde kurulmaya çalışılan hâkimiyet, Jin’de Kırmızı Başlıklı Kız masalı üzerinden ilerler. Erkek saldırısının sayısının fazla abartıldığını düşünsekte, Masaldaki kurtların yerini erkekler almış. Dikkatli izleyince babaanne karekterinden gerçekten soyut bir şekilde modern bir kırmızı başlıklı kız sulüetinide, kurt erkeklerle filmde görebilirsiniz.
Doğanın ona arkadaşlığı, onu saklaması ve hayvanların dostluğu insanı hayvana yaklaştıran bir anlatımı getiriyor. Doğa ve hayvanları en iyi kullanan ve anlatan türk yönetmen olduğunu düşünüyorum.
Jin kafa karışıklığı ile beslenen, düşünsel ve eylemsel bakımdan sürekli olarak bir arada bir derede olan bir karekter. Film uzadıkça Jin karakteri asıl noktadan uzakta isyanını göstermekte zayıf kalıyor, belkide amaç bundan uzaklaşıyor. Jin, iki ateş arasında kalmaktan ziyade bir yere ait olmaktansa hiçbir yere ait olmama fikrine ulaşamamanın şaşkınlığını hissediyor.
Belli bir süre sonra Jin, karakterin dağa çıkış ve dağdan kaçış sebepleriyle ilgilenmiyorsunuz. burada izleyiciyi de arada bırakıyor. Bu Reha Erdem’in tarafcı olmak istememesi ile olabilir. Kadın olabilmek kimliğine bürününce kırsalda yaşağıdı saldırılar “dağlar (yukarısı) mı, yoksa hayallerine ulaşmak için indiği kırsalın mi daha tehlikeli olduğunu düşündürüyor, terörün iğrenç yüzünün vurgulanmaması dağların daha iyi olduğunu aptallığını sizde yaşatabiliyor ve filme bu açıdan kızabilirsiniz, ama asıl anlatılan bu değil bunu anladığınızda bu konuyu unutup Jin’e odaklanıyorsunuz.
Kaliteli ve farklı bir yapım izlenmeli.

Cevap Yaz
0
1
mojitoo (Amatör) | 26 Şubat 2014, 19:30

emeğe saygı ama bence Reha Erdem'in zayıf halkalarından..beğendiğim söylenemez.

Cevap Yaz
0
0
STEPHEN1A (Dublör) | 23 Şubat 2014, 01:03

film afisine bakinca animasyon sandim :) sonra dikkatli bakinca mesaji aldim

Cevap Yaz
0
0
hekentamal (Profesyonel) | 16 Ocak 2014, 21:28

jİN

Cevap Yaz
0
0
Görüşleriniz