Sinemalar.com

Sinemalar.com

Düşler, Tutkular ve Suçlar

The Dreamers

Düşler, Tutkular ve Suçlar
İzlediklerime Ekle
Favorilerime Ekle
Facebook'ta Paylaş
7.1 / 10
226 oy
240 kullanıcının favori filmi

2003 - FransaİngiltereİtalyaABD

DramRomantik

112 Dak.

Bernardo Bertolucci

Eva Green Michael Pitt Louis Garrel Jean-pierre Leaud Anna Chancellor

Gilbert Adair

Jeremy Thomas

Filmi Ekleyen sputnik

Film Özeti

üç öğrencinin birbirlerinin hayatlarını ve cinselliklerini test ettikleri ve nereye kadar gitmeye cesaret edeceklerini gösteren bir film... Isabelle ve erkek kardeşi Theo, anne babaları tatile gittiğinde Paris’te öğrenim gören Amerikalı öğrenci Matthew''u sevlerine davet ederler. Üçlü, evde kaldıkları süre boyunca kurallarını kendilerinin koydukları akıl oyunlarıyla birbirlerinin duygularını ve cinselliklerini keşfe çıkarlar.Fransa''nın politik çalkantı içinde olduğu 1968 yılında geçen film, arka planda dönem gençliğinin yükselen sesini beyazperdeye yansıtıyor.

Popüler Yorumlar
abdllhyldz (Amatör) | 28 Mart 2012, 20:31

erotizmin bu denli yoğunlukta olup senaryoyu gölgelemediği ender yapımlardandır buda zaten bertolucci gibi bir adamın yapabileceği bir iştir buna ek olarak eva green filmi sırtlamıştır

0
+9
ana-lucia (Star) | 03 Mayıs 2012, 11:16

Filmde erotizmden kurtulup konuya ulaşırsanız gerçekten çok başarılı olduğunu görürsünüz.Eva Green oldukça cesur ve muhteşem bir performans sergilemiş zaten.Oldukça başarılı,hüzünlü, duyguları çok iyi yansıtan bir dönem filmi.

1
+8
Tüm yorumlar (83)
arvol (Profesyonel) | 06 Mayıs 2013, 15:02

Filmi daha çok erotizmle eski sinema konularıyla dolu bir drama kurgu yapımı olarak tanımlayacağım.Ancak konuyu teşkil eden faktörler erotizmin gölgesinde kalmamış ve başarılı bir şekilde oluşturulmuş.Bu türü sevenler 18 yaşından küçükse malesef izleyemez.18 yaşından büyükseniz izleyebilirsiniz.Türü sevmediğim için yine de başarılı buldum.Nitekim Bertolucci filmi sonuçta 6/10.

Cevap Yaz
0
0
isimsizkumandan (Figuran) | 20 Nisan 2013, 20:08

Filmi anlayabilmek için birçok şeyle birlikte dönemi bilmek gerekiyor.Çünkü film aslında aralara serpiştirilmiş olsa da dönemin eleştirisi.O zamanlar sadece Fransa da değil tüm dünyada Amerika daha doğrusu emperyalizm karşıtlığının başlayıp aktif hareketlerin de kıvılcımlarının çıktığı ve Fransa nın buna öncülük ettiği yıllardır.Sadece bir öğrençi hareketi olarak değil işçi gücünden bir kısım aydın kesimden doğan bir demokratikleşme ve özgürleşme devrim zamanıdır.
Zaten filmi izlememdeki sebep yönetmendi ve benim için en büyük filmlerden biri.Pornografik diyenlerin izlemeden yönetmenle ilgili bir şeyler okumalarını ya da bu tarz filmlere hiç yönelmemelerini tavsiye ederim.Buarada işlenen kesinlikle sadece ensest ilişki değil ki ensest ilişki kelime anlamından bireylerin anlayışlarına kadar hoş karşılanmayan bir durumdur.Theo ve Isabelle birbirinden farklı 2 insan değiller çünkü onlar birbirlerinin vücutlarında yaşayan tek ruh sevgileri hoşlandıkları her şey aynı.Matthew başlangıçta onları tamamlıyor gibi görünse de Theo'yla bir olamadığı noktalar Isabelle i de ondan uzaklaştıracaktır.Bunların haricinde çok hoş ayrıntılar var mesela en etkilendiğim küvette ki ayna durumudur.Başlangıçta bilerek ensest ilişki gibi gösterilen cinselliği ilerledikçe siz farkında bile olmadan böyle olmadığını anlıyorsunuz.Sonundaki rien de rien sürprizi de tam olmuştu

Cevap Yaz
0
4
Kubilay85 (Amatör) | 18 Nisan 2013, 18:53

Siz ve beraber izlediğiniz kişiler filmin dürttüğü tabulara rahat yaklaşabiliyorsa izlerken oldukça zevk alabileceğiniz bir film. Erotik sahneler oldukça fazla ama "pornografik" demek yanlış olur. Ayrı bir tadı olan ve huzurla izlediğim filmlerden. Arkadaşlarınız ve ya sevgilinizle keyifle izleyebilirsiniz...

Cevap Yaz
0
0
triste (Jön) | 02 Nisan 2013, 01:13

"Belki ekran gercekten bir aynadir bizi dunyadan yansitir"

Dreamers, ilk sekansda -sinema sekansi- hayatin icinde olmadan ve izleyerek hayati anlamaya calisan gencligin hikayesini aktaracagi bilgisini veriyor. Anlatima ait ipuclarini yukaridaki replik zaten tasiyor.


Film, izleyiciyi kardesler arasinda ensest iliski var noktasina cekse de bu anlatimda ensest yok fakat film bunu bilincli bir sekilde yapiyor ve sonucun boyle olmasinin hic de sasirtici olmayacagini vurguluyor.

Filmin butununde anlatimi destekleyen erotik sekanslar zaman zaman izleyiciyi alt metinden uzaklastiriyor. Ancak yine de estetik dil hic de yadsinacak gibi degil zira tablo gibi kareler dikkat cekiyor.

Iyi bir gozlemci olan Iskoclu yazar ve senarist Gilbert Adair, kitabini bu filmle uc kez yazmis oluyor. Fransa'da gecen ve dunyayi saran 68 olaylarini yakindan inceleyerek bunu hem kitabina hem de senaryosuna etkileyici bicimde tasiyor.

Ilerleyen bolumlerle Bertolucci tarihi yansitmak yerine o donemin korkularini ve yasam bicimini anlatmayi tercih etmis diyebiliriz.
Korkular demisken Ikinci Dunya Savasi'ndan yeni cikmis bir kusagin yeni yeni sekillenmeye baslayan diger kusagi koruma icgudusu olarak nitelendirebiliriz.

Klostrofobisi olan entelektuel ailenin cocuklari Isabelle ve Theo, hayati edilgen bicimde yasamak zorunda birakilmislar. Insani birbirlerinde, hayati ise ekrandan ogrenmeye calismislar ve bu yuzden yasami bir oyun gibi algiliyorlar. Ogrenim icin Fransa'da bulunan Amerikali Matthew'in hayatlarina girmesiyle ve ardindan Matt'in bir sure yasadigi saskinliktan sonra uc genc kendilerini yasamin icinde bulurlar. Ne var ki savunmasiz bir bicimde.

"Dunyayi degistirmeden once onun bir parcasi oldugunu anlamalisin. Disaridan iceriye bakamazsin."

Anlatimda donemin etkileri ve yeni yeni sekillenen genc kulturun ozgurlesme istegi sokaklara tasiyor ve dort duvar arasindaki yasam bicimleri bir aile uzerinden aktariliyor. Donemi yalnizca kapitalizmle iliskilendirmek haksizliktir demeye getiriyor. Ebeveynlerin hakim olma istegi ve diger kusagin kontrolden cikmasi ust uste gelen korkularla birlikte catisan iki kusagin ruhu yansiyor karelere. Karakterlerimiz ekran patladiginda hayatin tam ortasinda olduklarini anliyorlar ancak ne var ki hazirliksiz yakalaniyorlar. Bertolucci'nin Dreamars' la 68 olaylarinin gizli kalarak yeni bir korkuya mahal vermemesi dusuncesinden bu senaryoyu filme tasimasi anlamli. Dogtooth filmi de bu minvalde incelenebilecek filmlerden biri. Bir donemin tarihi korkulari ve ozgurlesme istegini yansitan dusundurucu bir film ve filmin bitis jenerigi yine film estetigi acisindan muhtesem bir kareydi diyebilirim.

Cevap Yaz
0
3
ugrcelik (Amatör) | 08 Mart 2013, 20:58

Açık sahnelerden yani erotizmden sıyrılıp, o dönemin siyası konularını bilerek izlerseniz mükemmel bir film. Benim için zaten mükemmel çünkü Eva Green var. 2003 te direk sinema da izlediğim 2012 de bulmak için caba sarf ettiğim ve tekrar izlediğim nacizane filmdir kendisi.

Cevap Yaz
0
1
Göster