89 Dak.
-
Serhat Tutumluer , Suna Selen , Erdem Akakçe , Selen Uçer , Betül Çobanoğlu
89 Dak.
-
Serhat Tutumluer , Suna Selen , Erdem Akakçe , Selen Uçer , Betül Çobanoğlu
Ender (Erdem Akakçe), kendi şirketi olan bir tekstilcidir. Şişmanca ama yakışıklı bir adamdır. Orta halli bir memur ailesinden gelir. Gül(Selen Uçer), anne tarafından yarı Fransızdır. Ender’in sevgilisidir. Hiç bir iş yapmaz. Aileden biraz zengindir. Zevk için Ender’in şirketinde tasarımcı olarak çalışmaktadır.
Veli(Serhat Tutumluer), Ender’in ortağı ve işletme fakültesinden arkadaşıdır. Sakin, içine kapalı bir adamdır. Çok yakışıklıdır. Sade ama çok şıktır. Orta halli bir asker ailesinden gelir. Selda(Betül Çobanoğlu), Veli'nin karısıdır. Ender'in ise çocukluktan arkadaşıdır. Sesi güzeldir, konservatuarda okumuştur. Ama belli bir iş yapmamaktadır. Selda kocasının ortağı ve en yakın dostu Ender ile cinsel ilişkiye girer.
Gül ile Veli de birbirleriyle sevişerek aldatma eylemini gerçekleştirmektedir. Eşler, aldatıldıklarının farkında olmalarını rağmen görmezden gelmeyi tercih etmektedirler. Aldatılmanın oluşturduğu sendromlar bir süre sonra hepsinin hayatını karartacaktır.
Filmi yorumlayan arkadaşların da belirttiği gibi: Ara, oyunculuklarıyla göze çarpan ve çekim teknikleriyle tiyatro havasını seyirciye fazlasıyla hissettiren bir film. Genel olarak 4 karakterin ilişkilerini, seçimlerini, Ara\'da kalmışlıklarını, öze dönme isteklerini, mazi ve eski olana özlemlerini konu alan film, karakterlerin yaşamlarını 10 yıl gibi bir zaman dilimine yayıp anlatmayı tercih etmiş. Bu tercih de filmdeki olay örgüsünün genişçe ve zorlanmadan anlatılmasına vesile olmuş Özellikle Veli karakterinin Gül\'e \'\'Başka bir ülke, başka ahlak ve başka bir ben olsaydı, her şey çok daha farklı olabilirdi!\'\' minvalindekii platonik aşk itirafı ve sonrasında \'\'Gay olduğunu söylemesi\'\' hafiften gözlerin dolmasına vesile olmuştur. Olayın geçtiği tek mekan olan, film ve reklam filmlerin çekilmesini vasıta olan evin her duvarında set ile alakalı dekorun bulunması da yaşanmışlıklara olan gönderiyi temsil eder nitelikte olmuş. Sonlara doğru \'\'Huysuz ve tatlı kadın\'\' şarkısı eşliğinde kameranın karanlık sokağa doğru inmesi, kozmopolit metropoldeki yalnızlıkları ve melankoliyi de betimlemiş. Ara filmini izlemenizi öneririm arkadaşlar izleyin ve Ali Ercivan\'ın yazısını okuyun.
ümit ünal filmlerini izledikçe ''yok artık!'' sözcüğünü kendimden sık sık işitir oldum. adam kesinlikle çok başarılı bir yönetmen.onu anladık! bunun ötesinde, çok da iyi bir senarist...şimdiye kadar izlemeyerek hata etmişim. bir filmde karakterlerin psiklojisi bu kadar dolu olabilir ancak.işte hayatın kendisi ve olabildiğince sert hali!!! hiç kimse herhangi bir şey gibi ele alınamaz.madalyonun görünmeyen yüzünü de çarpıcı bir şekilde ortaya koyabilmektedir iş! ümit ünal'ın da eline sağlık.selen uçer,erdem akakçe gibi çok iyi oyuncuları da kapmış,kendi de kalemine,kamerasına binbir güç katmış ve ortaya çıkmış ''ara''.filmde her şeyi ilk yarım saatte öğreniyoruz.ama öğrendiklerimizin kaçı doğru ,kaçı yanlış ya da her şey bir yalandan mı ibaret, yavaş yavaş anlıyoruz.derin bir merak sararken bizi,yıllara bölünen bir hikayeyle olayın içyüzüne tanık oluyoruz.4 karakter..!!! arkadaşlık,aşk,seks,yalan,aldatma...her şeyin içinde doludizgin bulunduğu karanlık bir denklem! tek mekanda geçmesi,işi zorlaştırsa da,ümit ünal sinemasını,zirveye taşıyabilen bir öğe.tüm ekibin emeğine sağlık...yönetmene selamlar!!!
Serhat tutumluer için izledim bu filmi ama gerçekten hayal kırıklığına uğradım :( Filmdeki tek güzel sahne Erdem akakçenin cam sarkıp "huysuz ve tatlı kadın" şarkısını söylemesiydi... Çok durağan ilerleyen bir film izlerken kaç defa filmi kapatmayı düşündüm hatırlamıyorum :S
Erdem akakce icin seyredilir..
İzlenebilecek düzeyde orta karar bir film.. 10/6
Güzel film.