Kavganın, sevdanın ve Türkçe’nin büyük şairi Nâzım Hikmet, 1941 yılında Bursa Hapishanesi’ne nakledilir. “Komünizm” propagandası nedeniyle mahkûm olan şairin ünü içeride kulaktan kulağa, efsaneye dönüşür. İbrahim Balaban ve Yusuf, ustanın odasına desen çizeceği aynaları taşırlar. Mahkûmların portresini yapan Nâzım’ın aklı yalnızca karısı Piraye’dedir. Günlerdir ne mektup, ne telgraf gelmiştir. Hasretin dinmeyen sızısı, siyatik ağrılarından da beterdir. 2. Dünya Savaşı’nın vahşeti ve sefaleti tırmanırken; şair, Müdür Tahsin Bey’den kötü haberi alır. Hakkında verilen 28 yıl hapis cezası onaylanmıştır.
Japonlar dünya üzerinde en fazla \"kült\" film çıkartan ülkelerin başında gelir, her sene dünyanın prestijli film festivallerinde Japon filmlerine ödül verilmesi asıl bizi kıskandıracak bişeydir. Minimalist akımın öncüsü olmuş bir ülkenin sinema kültürüne \"kıskanç\" diyemezsin heralde.
ben yeni vizyona girmesine ragmen izleyebildim bence filim eksik bırakılmıs hapisten cıktıktan sonraki yasamını da anlata bilirlerdi. sanırım bu filmi izledikten sonra nazım hikmete olan hayranlıgım dahada arttı. ama bence gorulmesi gerekn muhtesem bir filimdi. izlemekten cok keyif aldım. herkese gitmesini tavsiye ederim. bence turkiyedeki ender sairlerden biri
film çok etkileyici olmasada yinede izlenilebilir..
Ben yanmazsam
Sen yanmazsan
Biz yanmazsak
Nasıl çıkar
Karanlıklar
Aydınlığa...
Düşüncenin suç olmadığı bir dünya kurulur mu dersiniz?...
Her insan inandığı şey için yaşar sadece korkaklar bunu dillendiremez...
Edebiyatı siyasetten arınsaymış belki daha iyi olabilirmiş ama ben onu böyle de seviyorum :)
Bir de Yetkin Dikinciler bu rol için biçilmiş kaftan bence :)
"Ah benim sevdasında bencil ama yüreğinde sağlam sevdiğim, aklıma gelişini seveyim, ne güzel de darma duman ediyorsun beni..." N.Hikmet
yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür, ve bir orman gibi kardeşçesine.. bence gercekten harıka bi filmdi.
Nazım Hikmet...Şairliğine ve sanatına saygım ve sevgim sonsuz ancak siyasi görüşüne... Yani ben bir sanatçının siyasetle ne işi olur anlamıyorum...Bu filmde olan Nazım Hikmet'i değil de olması istenilen yani pozitif yanları arttırılmış Nazım Hikmet'i izlediğimi düşünüyorum...Dediğim gibi keşke bu kadar siyasetle içli dışlı olmasaydı vatandaşlıktan çıkarılmasaydı ve mezarı Türkiye'de olsaydı...İşin aslı devlet mi haklı Nazım mı haklı buda ayrı bir konu ama gönlüm böyle bir şairin suçlu olduğuna Atatürk'e hakaret eden şiiri yazdığına inanmıyor...Sözlerimi şu dizelerle bitiriyorum;
Bir kurşun kalemim vardı, ben içeri düştüğüm sene
Bir haftada yaza yaza tükeniverdi
Ona sorarsanız: Bütün bir hayat...
Bana sorarsanız: Adam sende bir iki hafta...