Kendinden emin, kibirli ve yakışıklı bir borsacı olan Max Skinner, Londra borsasında yaptığı spekülatif işlemlerle büyük paralar kazanmıştır. Rakiplerini ağır kayıplara uğrattığı son hamlesiyle zaferinin tadını çıkarırken, onun için hayatta en önemli şeyin “kazanmak” olduğu bir dünyada yaşar.
Ancak bu düzen, Fransa’da yaşayan büyük amcasının ölüm haberini almasıyla değişir. Çocukluğunun büyük kısmını onun yanında geçiren Max, Provence’teki şatoya gidince geçmişiyle yeniden yüzleşir. Londra’daki hayatı ile şatoda onu bekleyen bambaşka yaşam arasında kalırken, burayı satıp kazanç elde etme fikri giderek şekillenir.
Fakat planları, Kaliforniya’dan gelen ve amcasının gayrimeşru kızı olduğunu iddia eden Christie Roberts ile tamamen değişir. Hem mirasın gizemleri hem de Provence’ın sakin bir köyünde tanıştığı yerel bir kadınla yaşadığı duygular, Max’in hayatını yeniden sorgulamasına neden olur.
Şarap kadar yoğun ve hızlı bir şekilde içine işleyen bu yeni hayat, onun için sadece bir miras meselesi olmaktan çıkar ve gerçek anlamda bir dönüşüme dönüşür.
Yorumlar (195)