- Anasayfa
- Karakterler
- Sevim
Sevim
Canlandıranlar
İncilay Şahin, Türk sineması ve televizyon dünyasında yer aldığı çeşitli projelerle tanınan bir oyuncudur. Kariyerine 2005 yılında Zeynep ve Kapıları Açmak gibi yapımlarla adım atan Şahin, sinema perdesinde ise Beyza'nın Kadınları, 120 ve Deli Dumrul Kurtlar Kuşlar Aleminde gibi filmlerde farklı karakterlere hayat vererek yer bulmuştur.
Televizyon dizilerindeki istikrarlı performansıyla dikkat çeken oyuncu, Umutsuz Ev Kadınları dizisinde canlandırdığı Sevim karakteriyle geniş kitlelerce tanınmıştır. Kariyer yolculuğu boyunca Yamak Ahmet, Galip Derviş, Yasak ve Bana Artık Hicran De gibi yapımlarda rol alan Şahin, Yaz'ın Öyküsü ve Gönül İşleri dizilerinde de izleyici karşısına çıkmıştır. Kanlı Postal filminde Lahime Öğretmen karakterini canlandırmış, ardından Gülümse Yeter dizisindeki Neriman rolüyle kariyerindeki dizi projelerine bir yenisini eklemiştir. Çeşitli türlerdeki yapımlarda üstlendiği yan rollerle oyunculuk hayatını sürdürmüştür.
Ankara doğumlu oyuncu ve çevirmen Ayşe Selen, eğitim hayatına İstanbul Avusturya Kız Lisesi’nde başlamış ve 1982 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü’nden mezun olmuştur. Akademik kariyerine aynı fakültede devam eden sanatçı, Peter Stein ve Schaubühne üzerine yazdığı lisans tezinin ardından, kabare tiyatrosu ve Lessing oyunları üzerine yaptığı çalışmalarla yüksek lisans ve doktora derecelerini almıştır. Tiyatro odaklı bir kariyere sahip olan Selen, akademik birikimini Ankara Üniversitesi, Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı ve Kadir Has Üniversitesi gibi kurumlarda öğretim üyeliği yaparak öğrencilerine aktarmıştır.
Sanat yaşamında özellikle çocuk tiyatrosu alanındaki çalışmalarıyla öne çıkan Ayşe Selen, tiyatro sahnelerinin yanı sıra pek çok film ve dizide de kamera karşısına geçmiştir. 1988 yılında meslektaşı Şehsuvar Aktaş ile hayatını birleştiren sanatçı, 2000 yılında eşiyle birlikte Tiyatrotem’i kurarak sahne disiplinine yeni bir soluk getirmiştir. Hem oyuncu hem de çevirmen kimliğiyle kültür dünyasına önemli katkılar sunan Selen, 62 yaşında hayata veda etmiştir.
1958 yılında doğan Tülay Bekret, oyunculuk eğitimini Dokuz Eylül Üniversitesi Tiyatro Bölümünde tamamlayarak kariyerine güçlü bir akademik temelle adım attı. Televizyon dünyasında geniş kitlelerce tanınması, Yeditepe İstanbul dizisinde canlandırdığı Hanım karakteri ve Kampüsistan’daki Selma rolüyle gerçekleşti. Kariyeri boyunca hem dram hem de farklı türdeki projelerde yer alan oyuncu, Kayıp Prenses dizisinde Müdire Feza, Kirli Sepeti’nde ise Semiha Yıldırım karakterleriyle uzun soluklu performanslar sergiledi.
Sinema perdesinde de kendine yer bulan Bekret; Araf, Cennet ve Ada: Zombilerin Düğünü gibi farklı türlerdeki filmlerde rol alarak filmografisini zenginleştirdi. Ezel, Aile ve Yürek Çıkmazı gibi popüler yapımlarda konuk oyuncu olarak izleyici karşısına çıkan sanatçı, Anneler ile Kızları, Mühürlü Güller ve Büyük Yalan gibi dizilerle ekran yolculuğunu sürdürdü. Tiyatro kökenli disipliniyle çok sayıda projede farklı karakterlere hayat veren Tülay Bekret, Türkiye’nin deneyimli oyuncuları arasında yer almaktadır.
Seray Gözler, gerçek adı ile Seray Düşenkalkar, Adana doğumlu oyuncudur. "Yabancı Damat"da canlandırdığı Hayriye ve "Süper Baba"da canlandırdığı Şule karakterleri ile tanınmıştır. Aynı zamanda Ali Düşenkalkar ve Munis Düşenkalkar'ın ablasıdır.
13 Aralık 1962 tarihinde Konya'da dünyaya gelen Nihal Menzil, aslen Sivaslı bir ailenin ferdi olarak hayatına başladı. Babasının asker olması nedeniyle çocukluk ve gençlik yılları farklı şehirlerde geçti. İlköğrenimini Konya ve Malatya’da tamamladıktan sonra, ortaokul yıllarını Ankara ve İstanbul’da geçirdi. Bahçelievler Lisesi'ndeki eğitimi sırasında Haydarpaşa Sağlık Koleji'ni kazanan sanatçı, hayatının bu döneminde genç yaşta evlendi. Ancak 18 ay süren bu evlilik, eşini bir trafik kazasında kaybetmesiyle trajik bir şekilde son buldu. Yaşadığı bu zorlu sürecin ardından çalışma hayatına atılan Menzil; tezgahtarlıktan sekreterliğe, haber spikerliğinden vokalistliğe kadar pek çok farklı sektörde deneyim kazandı.
Oyunculuk kariyerine adım atması ise tamamen bir tesadüf eseri gerçekleşti. Sigorta poliçesi satmak amacıyla gittiği bir ajansta, o dönem Show TV’de yayınlanan "Sıcağı Sicağına" programı için aranan oyuncuya benzerliği fark edilince ilk oyunculuk teklifini aldı. Bu başlangıcın ardından sektörden gelen taleplerin devam etmesiyle profesyonel oyunculuğu meslek olarak benimsedi. Geniş kitlelerce tanınması ve sevilmesi ise Türk televizyon tarihinin önemli yapımlarından biri olan "İkinci Bahar" dizisiyle oldu. Ardından gelen "Asmalı Konak" dizisindeki Fatma karakteriyle izleyicinin kalbinde yer edinerek kariyerini sağlamlaştırdı.
1996 yılından bu yana disiplinli ve sevgi dolu bir yaklaşımla mesleğini sürdüren Nihal Menzil, uzun soluklu "Üvey Baba" dizisinde Raziye, fenomen yapım "Yaprak Dökümü" ve "Kaybolan Yıllar" gibi projelerde farklı karakterlere hayat verdi. Kariyerinin ilerleyen dönemlerinde "Haziran Gecesi", "Yol Arkadaşım", "Düşman Kardeşler" ve "Aşk Emek İster" gibi dizilerle ekran yolculuğuna devam etti. Sinema dünyasında ise "Sınav", "7 Kocalı Hürmüz" ve "Hicran Sokağı" gibi filmlerde rol alarak tür çeşitliliğini korudu. Sanatçı, son yıllarda "Camdaki Kız" dizisindeki Hafize karakteriyle izleyici karşısına çıkmaya devam ederek, yıllar içinde edindiği tecrübeyi ve halkla kurduğu samimi bağı sürdürmektedir.
1956 yılında İskeçe'de dünyaya gelen Necla Nazır, eğitim hayatını ortaokul yıllarında tamamlayarak rotasını sanat dünyasına kırdı. Kariyerinin en önemli dönüm noktalarından birini 1972 yılında Ses Dergisi tarafından düzenlenen sinema güzeli yarışmasında birinci seçilerek yaşadı. Bu başarısı ona Yeşilçam’ın kapılarını açarken, 1973 yapımı Isdırap filmiyle ilk kez kamera karşısına geçerek Türk sinemasına adım attı. Oyunculuk yeteneği ve duru güzelliğiyle kısa sürede dikkat çeken sanatçı, Yatık Emine, Kızım Ayşe ve Ateş Böceği gibi yapımlarla sinemadaki yerini sağlamlaştırdı.
1970’lerin sonuna doğru kariyerine farklı bir yön vererek müzik dünyasına da adım atan Nazır, sahnelerde arabesk türündeki performanslarıyla izleyiciyle buluştu. Müzik hayatındaki bu tercih, sinema projelerine de yansıdı; Çeşme, Batan Güneş ve Yadeller gibi ağırlıklı olarak arabesk temalı filmlerde rol alarak bu dönemin ikonik isimlerinden biri haline geldi. Ferdi Tayfur ile uzun yıllar süren birlikteliğinden bir kızı olan sanatçı, kariyerinin ilerleyen dönemlerinde Yarın Artık Bugündür gibi televizyon projelerinde yer alsa da zamanla oyunculuğu bırakarak yaşamını ailesine odaklanarak sürdürmeyi tercih etti.
Kariyerinin ilk yıllarından itibaren dönemin önemli jönleriyle kamera karşısına geçen Şoray, kısa sürede magazin dergilerinin kapaklarını süslemeye ve halkın sevgisini kazanmaya başladı. 1962 yılında Ayhan Işık ile başrolü paylaştığı Acı Hayat filmindeki gerçekçi karakteriyle kariyerinde önemli bir sıçrama yaşadı ve 1964’te 1. Antalya Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu ödülüne layık görüldü. 1960’lı yılların sonuna gelindiğinde Vesikalı Yarim, Artık Sevmeyeceğim ve Fosforlu Cevriyem gibi yapımlarla Fatma Girik, Filiz Akın ve Hülya Koçyiğit ile birlikte sinemanın "dört yapraklı yoncasından" biri haline geldi. İş adamı Rüçhan Adlı ile yaşadığı uzun süreli ilişki sırasında kazandığı "Sultan" unvanı, zamanla sektördeki sarsılmaz yerini ve yapımcılara kabul ettirdiği ağır çalışma kurallarını ifade eden "Şoray Kanunları"nın da ilham kaynağı oldu.
1970’li yıllar, Türkan Şoray’ın hem oyuncu hem de yönetmen olarak yetkinliğini kanıtladığı bir dönem oldu. 1972’de yönetmen koltuğuna da oturduğu Dönüş filmiyle bu alandaki ilk deneyimini yaşadı. Özellikle Kadir İnanır ile yakaladığı ekran uyumu, Türk sinemasının en unutulmaz ortaklıklarından birini doğurdu. İkili; Devlerin Aşkı, Bodrum Hakimi, Dila Hanım ve sinemamızın başyapıtlarından Selvi Boylum Al Yazmalım gibi filmlerde birlikte izleyici karşısına çıktı. 1980’li yıllarda Mine, Seni Seviyorum ve Körebe gibi projelerle sinema yolculuğuna devam eden sanatçı, bu dönemde evli olduğu Cihan Ünal ile birçok ortak çalışmaya imza attı.
1990’lı yıllardan itibaren sinema filmlerine ara vererek televizyon projelerine yönelen Şoray, İkinci Bahar dizisinde Şener Şen ile, Tatlı Hayat’ta ise Haluk Bilginer ile başrolleri paylaşarak yeni nesil izleyicilerin de kalbini kazandı. 2000’li yıllarda Gönderilmemiş Mektuplar filmiyle Kadir İnanır’la yeniden bir araya geldi ve Bir Zamanlar Osmanlı: Kıyam dizisinde Hatice Sultan karakterine hayat verdi. 2015 yılında Uzaklarda Arama filmini yöneterek uzun bir aradan sonra tekrar kamera arkasına geçen sanatçı, Türkiye'nin en ikonik isimlerinden biri olarak kültürel hafızadaki yerini korumaktadır.
Türk sinema ve tiyatrosunun en önemli isimlerinden biri olan Çolpan İlhan, 1936 yılında İzmir’de dünyaya geldi. Babası Bedri İlhan’ın mesleği gereği çocukluk yıllarını Anadolu’nun farklı şehirlerinde geçiren İlhan, eğitim hayatına Balıkesir ve İstanbul’da devam etti. Kandilli Kız Lisesi’ni bitirdikten sonra İstanbul Belediye Konservatuarı Tiyatro Bölümü ile Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü’nden mezun oldu. Sanat yolculuğuna akademide kurduğu tiyatro grubuyla adım atan sanatçı, profesyonel kariyerine hem sahnede hem de beyazperdede eş zamanlı başlangıç yaptı. 1957 yılında "Kamelyalı Kadın" filmiyle sinemaya, "Sevgili Gölge" oyunuyla ise Küçük Sahne’de tiyatroya adım attı.
Kariyerinin ilk dönemlerinde Küçük Sahne, Oda Tiyatrosu ve Kent Oyuncuları gibi topluluklarla çalışan Çolpan İlhan; "Tersine Dönen Şemsiye", "Yarın Cumartesi" ve "Nalınlar" gibi pek çok önemli oyunda rol aldı. Oğlu Kerem Alışık’ın doğumuyla bir süre ara verdiği oyunculuğa 1960’lı yılların ortasında sinema filmleriyle dönüş yaptı. 1970’lerin sonuna kadar 300’e yakın yapımda başrol oynayarak Türk sinemasının üretken isimleri arasında yerini aldı. Sinemadan bir dönem uzaklaştığı yıllarda moda dünyasına yönelen sanatçı, kendi adını taşıyan modaevini kurarak tasarımlarıyla ön plana çıktı. 2000’li yıllarda ise "Tatlı Hayat" ve "Yanık Koza" gibi dizilerle ekranlarda izleyiciyle buluştu.
Kültür Bakanlığı tarafından 1998 yılında Devlet Sanatçısı unvanına layık görülen Çolpan İlhan, aynı zamanda eşinin anısını yaşatmak adına Sadri Alışık Kültür Merkezi’ni kurarak pek çok genç yeteneğin yetişmesine öncülük etti. Şair Attila İlhan ve avukat Cengiz İlhan’ın kardeşi olan sanatçı, 1959 yılında evlendiği usta aktör Sadri Alışık ile onun vefatına kadar ömür boyu sürecek bir birliktelik yaşadı. 25 Temmuz 2014 tarihinde İstanbul’da hayata gözlerini yuman İlhan’ın cenazesi, Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde düzenlenen törenin ardından Zincirlikuyu Mezarlığı’na, Sadri Alışık’ın yanına defnedildi.
1937 yılında Bursa'da dünyaya gelen Suzan Avcı, Kırım Tatarı bir anne ve Kazan Tatarı bir babanın kızıdır. Çocukluk yıllarında babasını kaybetmesinin ardından annesi ve üç kız kardeşiyle birlikte yaşam mücadelesi verdi. İlköğrenimini tamamladıktan sonra ailesiyle İstanbul’a yerleşen Avcı, çalışma hayatına annesinin görev yaptığı tekstil fabrikasında adım attı. Sinemaya olan ilgisi erken yaşlarda başlayan oyuncu, 13 yaşındayken Yıldız Dergisi'nin düzenlediği ve ödülü bir Metin Erksan filminde rol almak olan yarışmaya katıldı. Yarışmayı kazanmasına rağmen, o dönem annesinin onayı olmadığı için bu fırsatı değerlendiremedi.
Henüz 15 yaşındayken Alp Akşiray ile tanışan Suzan Avcı, mahkeme kararıyla yaşını büyüterek evlendi ve bu evlilikten Mete isminde bir oğlu dünyaya geldi. Sanat dünyasına giriş yapma kararlılığını sürdürerek Yıldız Mecmuası tarafından düzenlenen Sinema Güzeli yarışmasına katıldı ve üçüncülük derecesini elde etti. Oyunculuk kariyerinin ilk basamaklarını tiyatro sahnelerinde atan sanatçı, Muammer Karaca Tiyatrosu'nda kısa bir deneyim yaşadıktan sonra Toto Karaca Tiyatrosu kadrosuna dahil olarak profesyonel sanat yaşamına yön verdi.