- Anasayfa
- Karakterler
- Halil
Halil
Canlandıranlar
Erdem Akakçe, Konya doğumlu oyuncudur. Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Tiyatro Bölümü'nden mezun olmuştur. "İyilik", "Suna", "Sıcak Kafa" son yıllarda yer aldığı yapımlar arasındadır.
Tiyatro oyunlarından "Yarışma" oyunundaki rolüyle Avni Dilligil, "Yaşasın Savaş" ile Ankara Sanat Kurumu, "Fay Hattı"yla Afife Jale Ödülleri' nin sahibi olmuştur.
Erzincanlı bir ailenin çocuğu olarak Adana’da dünyaya gelen Rıza Akın, sanat hayatına henüz ortaokul yıllarında Adana Halkevi bünyesinde tiyatroyla tanışarak adım attı. Oyunculuk tutkusunun peşinden Ankara’ya giden sanatçı, Ankara Birlik Tiyatrosu’nda profesyonel kariyerine başladı. 1969 ile 1977 yılları arasında tiyatro yaşantısına bir süre ara veren Akın, bu dönemde iletişim eğitimi alarak gazetecilik mesleğine yöneldi. Tiyatroya olan bağlılığını oyunculuk dışındaki alanlarda da sürdüren sanatçı, 1997 yılında Seyhan Belediyesi Tiyatro Topluluğu’nun kuruluşuna öncülük etti ve beş yıl boyunca bu yapının sanat danışmanlığını üstlendi.
Sinema dünyasına 2005 yılında Tayfun Pirselimoğlu’nun tamamlanamayan Kuartet adlı filmiyle dönüş yapan Rıza Akın, kariyerinin ilerleyen dönemlerinde hem oyunculuğu hem de bir ulusal televizyon kanalındaki habercilik çalışmalarıyla tanındı. Birçok farklı projede yer alarak karakterlerine hayat veren usta oyuncu, 2 Kasım 2022 tarihinde geçirdiği beyin kanaması sonucunda hayata gözlerini yumdu. Sanatçı, hem basın dünyasındaki çalışmaları hem de sahne ve ekranlardaki performanslarıyla izleyicilerin hafızasında yer edindi.
Kadim Yaşar, Muş doğumlu oyuncu. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü'nden mezun oldu. 2002 yılında "Ekmek Teknesi" ile kamera önü oyunculuğa başlayan Yaşar, son yıllarda "Tozlu Yaka", "Bir Zamanlar Çukurova" ve "Senden Önce" dizilerinde yer aldı. 2009 yılında Çağdaş Adıyeke ile evlendi.
1955 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Altan Erkekli, oyunculuk eğitimine 1975 yılında Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü’ne girerek başladı. Sanatçının profesyonel kariyerinin temelleri de aynı yıl adım attığı Ankara Sanat Tiyatrosu (AST) bünyesinde atıldı. Sahne disiplinini bu köklü yapıda kazanan Erkekli, tiyatro odaklı kariyerini uzun yıllar boyunca hem devlet tiyatrolarında hem de özel topluluklarda sürdürdü.
1985 ile 1989 yılları arasında Devlet Tiyatroları’nın Çocuk ve Gençlik Tiyatroları bölümünde görev alarak farklı yaş gruplarına hitap eden yapımlarda performans sergiledi. Bu dönemin ardından 1989 yılında yeniden Ankara Sanat Tiyatrosu kadrosuna dahil olan sanatçı, sergilediği başarılı oyunculukla pek çok kez takdir topladı. Altan Erkekli, kariyeri boyunca gösterdiği performansla 1982 ve 1996 yıllarında Sanat Kurumu tarafından verilen En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’ne layık görüldü.
Timuçin Esen, dizi ve sinema oyuncusu. Avukat Nihal ve Üstün Esen çiftinin tek çocuğu olarak Adana'da dünyaya gelen Timuçin Esen, TED Ankara Koleji'nden mezun oldu. Ankara Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü'nde iki yıl okuduktan sonra İstanbul Mimar Sinan Üniversitesi Tiyatro Bölümü'nden mezun oldu. Sonrasında yönetmenlik eğitimi almak için önce İtalya'ya sonra Amerika'ya giden Esen, Los Angeles'taki California Insitute of the Arts Üniversitesi'nde sinema - yönetmenlik üzerine master yaptı. Ayrıca Amerika'daki ünlü oyuncu koçu Larry Moss'tan da ders alma fırsatı buldu. Öğrencilik yıllarında belgesel ağırlıklı Çıkmaz Sokak adında orta metrajlı bir film çekti. Türkiye'ye döndükten sonra, Gurbet Kadını dizisindeki Hakkı Ağa rolüyle gönüllerde taht kuran oyuncu, dizi sonrasında Meltem Cumbul ve Şener Şen'le beraber Gönül Yarası adlı sinema filminde rol aldı. Bu filmde; gözü kara, aşkı için dünyayı yakacak bir adam olan Halil karakterini canlandırdı. Ayrıca 2004'te yönetmenliğini Uğur Yücel'in yaptığı Yazı Tura adlı filmde asker rolünü canlandırmıştır. Hırsız - Polis adlı dizide; ideallerinin peşinden giden, adaleti gerçekleştirmek için çalışan, kendini tümüyle işine adayan, ama aşkla karşılaşan Çınar rolüyle yine izleyicilerin beğenisini topladı. 2006-2008 arasında Devin Özgür Çınar ile birlikte Melih Cevdet Anday'ın eseri olan Mikado'nun Çöpleri isimli oyunu tiyatroda sahneledi. 2011 yapımı Labirent filminde bir kez daha Meltem Cumbul'la çalışan Esen, Senin Hikayen adlı romantik komedi filminde de başrolü Selma Ergeç'le paylaştı. Gönül İşleri ve Bodrum Masalı dizilerinin ardından 2017'nin sonunda gösterime girecek Martıların Efendisi filminde de Mehmet Günsür ve Nejat İşler gibi kendi döneminin iyi oyuncularıyla kamera karşısına geçti. Ayrıca çekimlerine 2017 yılında başlanan ve 2018'de gösterime giren Müslüm filminde, unutulmaz arabeskçi Müslüm Gürses'i canlandırmıştır. Bilge Türe ile birlikte olan Esen, 2013'te Ayda adlı bir kız babasıdır.
Sinema dünyasına 1953 yılında kameramanlık yaparak adım atan Orhan Çağman, ilerleyen dönemde görüntü yönetmeni olarak pek çok projede yetkinliğini sergiledi. Kariyeri boyunca sadece kamera önünde ve arkasında teknik rollerle sınırlı kalmayan sanatçı, asistanlık görevlerinin yanı sıra 1953 ve 1972 yıllarında yapımcı olarak da sektöre katkı sağladı. Sinemadaki oyunculuk kariyerini uzun yıllar kesintisiz devam ettiren Çağman, geniş izleyici kitleleri tarafından özellikle Bizimkiler dizisindeki karakteriyle tanınarak akıllarda yer edindi.
Fahrettin Cüreklibatur, sahne adıyla Cüneyt Arkın, sinema oyuncusu. Yeşilçam'ın en sevilen jönlerindn olan Arkın, özellikle tarihsel ve polisiye filmleriyle Türk Sineması'nın efsaneleri arasına girmiştir. Arkın, 1937 yılında Eskişehir’de doğdu. Sinemaya bir derginin (Artist) açtığı yarışma sonucunda girdi (1964). Romantik filmlerde olduğu kadar Malkoçoğlu ve Battal Gazi gibi tarihsel karakterlerin filmleriyle büyük sevgi kazandı. 1976 yapımı Şahin adlı filmle yönetmenliği de denedi. Önemli filmleri: Gurbet Kuşları (Halit Refiğ), Yaralı Kurt (Lütfi Ö. Akad), Maden (Yavuz Özkan), Cemil (Melih Gülgen). İlk evliliğini 1964'de Güler Mocan ile yaptı. 1966'da Filiz Canlı adında bir kızı oldu. 1968'de boşandıktan sonra kızıyla fazla bir bağlantısı olmadı. 1970'lerin başında Betül Cüreklibatur ile evlendi. Bu evlilikten de Murat Arkın (d. 1975) ve Kaan Cüreklibatur adlarında 2 erkek çocuğu dünyaya geldi.
Oyuncu ve yazar Civan Canova, yönetmen Mahir Canova ile Gündüz Sencer’in oğlu olarak dünyaya geldi. Anne ve babasının ayrılmasının ardından çocukluk yıllarını, annesinin ikinci eşi Kartal Tibet’in yanında, kardeşleri Ceylan, Kanat ve Kumru Tibet ile birlikte geçirdi. Eğitim hayatını TED Ankara Koleji’nde tamamlayan sanatçı, sinema dünyasına ilk adımını 1974 yapımı Yılmaz Güney imzalı Arkadaş filmiyle attı. Aynı yıl Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’ne girerek oyunculuk eğitimine akademik bir derinlik kazandı.
1978 yılında konservatuvar eğitimini tamamladıktan sonra Devlet Tiyatroları bünyesine katılan Civan Canova, kariyeri boyunca tiyatro sahnesinin yanı sıra pek çok sinema filmi ve televizyon dizisinde önemli roller üstlendi. Kamera önündeki performanslarının yanı sıra kaleme aldığı metinlerle üretken bir oyun yazarı olarak da tiyatro edebiyatına değerli katkılar sundu. Sanat dünyasının usta isimlerinden biri olan Canova, akciğerinde tespit edilen bir kitle nedeniyle tedavi gördüğü süreçte, 2022 yılında aramızdan ayrıldı.
1970'lerin sonuna doğru kariyerinde radikal bir değişim yaşayan sanatçı, hafif temalı komedi filmlerinden uzaklaşarak toplumsal meselelere odaklanan yapımlara yöneldi. Maden filmiyle ikinci Altın Portakal'ını kazanan Akan, ardından Yılmaz Güney imzalı Sürü ve Adak filmleriyle başarısını pekiştirdi. 1980'li yıllarda siyasi duruşu nedeniyle zorlu bir dönemden geçse de sinema üretimini sürdürdü. Dünya çapında ses getiren Yol filmindeki Seyit Ali karakteriyle kariyerinin en önemli performanslarından birini sergiledi. Pehlivan, Karartma Geceleri ve Üçüncü Göz gibi projelerle ödül koleksiyonunu genişleten sanatçı, 1996 yılında Antalya Film Festivali’nde Yaşam Boyu Onur Ödülü ile onurlandırıldı.
2000'li yıllarda sinemadaki üretimini daha seçici bir tempoda sürdüren Tarık Akan, Eylül Fırtınası, Vizontele Tuuba ve Deli Deli Olmaz gibi yapımlarda rol aldı. Televizyon ekranlarında ise Koçum Benim dizisindeki basketbol koçu Can karakteriyle yeni kuşak izleyicilerle bağ kurdu. 2002 yılında anılarını kaleme aldığı Anne Kafamda Bit Var kitabını yayımlayan sanatçı, 2003 yapımı Gülüm filmiyle kariyerindeki yedinci Altın Portakal ödülünü kucakladı. Yaşamının son döneminde sağlık sorunlarıyla mücadele eden ve 16 Eylül 2016'da aramızdan ayrılan usta oyuncu, Türk sinemasının hem romantik kahramanı hem de toplumsal gerçekçi yüzü olarak derin bir iz bıraktı.
Sinema kariyeri boyunca 30’dan fazla projede yer alan sanatçı, özellikle Türk sinemasının dönüm noktası kabul edilen yapımlardaki etkileyici performanslarıyla tanındı. 'Gelin', 'Kanal', 'Eşkıya' ve 'Salkım Hanımın Taneleri' gibi filmlerde hayat verdiği karakterlerle hafızalarda yer eden oyuncu, bu başarılarını prestijli ödüllerle pekiştirdi. 1973 yılında düzenlenen 5. Adana Altın Koza Film Şenliği’nde 'Gelin' filmindeki rolüyle En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu seçilirken, 2000 yılında ise 12. Ankara Film Festivali’nde 'Salkım Hanımın Taneleri'ndeki performansıyla En İyi Erkek Oyuncu ödülüne layık görüldü.
2004 yılında, 67 yaşındayken tedavi gördüğü hastanede hayata gözlerini yuman Kamran Usluer, Teşvikiye Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Karacaahmet Mezarlığı’na defnedildi. Karakter oyunculuğundaki ustalığı ve zorlu rollerin altından başarıyla kalkmasıyla bilinen sanatçı, Türk sanat tarihinin saygın isimleri arasındaki yerini koruyor.
Erol Taş (1928-1998) sinema oyuncusu. Türk Sineması'nın en tanınmış 'kötü' adamlarının başında gelmektedir. 1928'de Erzurum Karaköse'de dünyaya geldi. Henüz iki yaşında iken, babası Hamza Bey'in ölümü üzerine annesi Nazife Hanım ile birlikte İstanbul'a taşındı. Okul çağında olmasına rağmen ailesine yardım etmek için okuldan ayrıldı ve çeşitli mesleklerde çalıştı. Bunların arasında hamallık, tezgahtarlık sayılabilir. Erol Taş’ın sinemaya tesadüf sonucu girişi de o sıralarda oldu. Sinemaya tesadüfi girişini şöyle anlatır sanatçı: “Lütfi Akad o bölgede bir film çekiyordu. Biz de işten kaytarıp çekimleri izliyorduk arkadaşlarla. Günlerce süren çekimlerden birinde mahallede oturan birkaç serseri, film ekibine musallat olup onları rahatsız etmeye başladı. Film ekibini korumak için birkaç arkadaşımla birlikte, serserilerle kavgaya giriştik ve Lütfi Bey'in yanında onlara bir güzel dayak çektik. Serseriler toz oldu tabi. Lütfi Akad daha sonra haber göndermiş bana, 'Bir kavga sahnesi var, gelsin oynasın' diye. Böylece sinema hayatım başladı. Filmdeki rolümü diğer yönetmenler de beğendi ve ardı ardına teklifler gelmeye başladı.' Sinemaya ilk 1957 yılında Mümtaz Alpaslan’ın çektiği “Acı Günler” filmiyle girdi. Başlangıçta filmlerde figüranlık ve küçük roller ile görüldü fakat kısa zamanda yıldızı parladı. Bir yıl sonra Dokuz Dağın Efesi (1958 - Metin Erksan) filmde bir çobanı canlandırdı. Bu filmi takip eden yıllarda ise, Dikenli Yollar (1958 - Nişan Hançer), Peçeli Efe (1959 - Faruk Kenç), Şoför Nebahat (1960 - Metin Erksan), Köyde Bir Kız Sevdim (1960 - Türker İnanoğlu), Dişi Kurt (1960 - Ö. Lütfi Akad) ve Gecelerin Ötesi (1960 - Metin Erksan) gibi pek çok filmde değişik karakterleri canlandırdı. Taş'ın oynadığı filmlerdeki rollerden bazı örnekler vermek gerekirse: Hayat Kavgası'nda (1964 - Tunç Başaran) dediği dedik bir baba, Devlerin Kavgası'nda (1965 - Kemal Kan) kötü kardeş, Seveceksen Yiğit Sev'de (1965 - Hüsnü Cantürk) çiftlik sahibi, Sırtımdaki Bıçak'da (1965 - Natuk Baytan) karısı ve sevgilisi tarafından öldürülen bir koca, Son Darbe (1965 - Hicri Akbaşlı) ve Cevriyem'de (1978 - Memduh Ün) bir komiser, Aslanların Dönüşü ve Yedi Dağın Aslanı'nda (1966 - Yılmaz Atadeniz) bir cengaver, İnce Cumali (1967 - Yılmaz Duru), Tutku (1974 - Hüsnü Cantürk), Toprağın Teri (1981 - Natuk Baytan) ve İsyan'da (1979 - Orhan Aksoy) kötü ağa, Maskeli Beşler ve Maskeli Beşlerin Dönüşü'nde (1968 - Yılmaz Atadeniz) bir Meksikalı, Aslan Bey'de (1968 - Yavuz Yalınkılıç) eski bir Rus Generali, Gelin Kız'da (1970 - Orhan Elmas) oba beyi, Kanıma Kan İsterim'de (1970 - Çetin İnanç) idamlık katil, Ök-süzler'de (1973 - Ertem Göreç) dilendirici, Belalılar'da (1974 - Melih Gülgen) çetebaşı, Tatlı Nigar'da (1978 - Orhan Aksoy) zengin bir kasabalı, Çayda Çıra'da (1982 - Yücel Uçanoğlu) zengin bir ağa, Alınyazısı'nda ise (1986 - Orhan Elmas) eski bir külhan beyi olarak çıktı karşımıza. Gerek teknik ve konu, gerekse de sinema dili açısından vasat diyebileceğimiz bu ve benzeri filmlerde Taş, dönem dönem çeşitli roller aldı. Ancak sinemada onu adından sıkça söz ettiren filimler Susuz Yaz, Duvarların Ötesi ve Gecelerin Ötesi oldu. 45 yıllık oyunculuk yaşamı süresince sinemaya büyük emek veren Erol Taş, 8 Kasım 1998 günü, Samatya SSK Hastanesi'nde hayata gözlerini yumdu. Zeytinburnu'ndaki Eski Kozlu Mezarlığı'na gömüldü.
Sinema kariyeri boyunca geniş kitlelerin hafızasında yer eden tiplemelere hayat veren Göktay; Tosun Paşa filminde Ruhi, Meraklı Köfteci’de deli kaleci ve Atla Gel Şaban’da Halil karakterleriyle izleyici karşısına çıktı. Hababam Sınıfı Merhaba, Hababam Sınıfı Askerde ve Hababam Sınıfı Üç Buçuk filmlerinden oluşan yeni seri projelerinde Yusuf Hoca karakterini canlandırdı. Ayrıca Döngel Karhanesi’nde Sabri, 7 Kocalı Hürmüz’de Ermeni İhtiyar ve Yaşamak Güzel Şey filminde Müfit'in babası rolleriyle beyaz perdedeki yerini sağlamlaştırdı.
Televizyon dünyasında da uzun soluklu ve sevilen yapımlarda önemli sorumluluklar üstlendi. Kuruntu Ailesi’nde Bayram Efendi, Bizimkiler dizisinde Muvaffak Bey ve Yazlıkçılar’da Naci karakterleriyle ekranlara konuk oldu. Üvey Baba’da Ethem, Koçum Benim’de okul müdürü İsmail Bey, Cennet Mahallesi’nde Göttingenli Ethem ve Ulan İstanbul’da Servet karakterleri, sanatçının dizi kariyerindeki tür çeşitliliğini yansıtan projeler arasında yer aldı. Usta oyuncu, 6 Temmuz 2026 tarihinde hayata gözlerini yumdu.