- Anasayfa
- Karakterler
- Kamil
Kamil
Canlandıranlar
30 Temmuz 1968 tarihinde Uşak‘da Avgan kasabasında doğmuş olan Cengiz Küçükayvaz ilk olarak 14 yaşındayken minareden ezan okuduğunda dikkatleri üzerine çekti. Daha sonra ise yatkınlıklarını farkeden Küçükayvaz, eğitimini İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tiyatro Oyunculuk Bölümünde tamamladı. Sanatçı, Tuncay Özinel Tiyatrosu’nda başlayan profesyonel tiyatro hayatına Hadi Çaman Tiyatrosu’nda devam etti. Reyting Hamdi, Çiçek Taksi, Gemide, Laleli’de Bir Azize, Kahpe Bizans, Ömerçip,Hababam Sınıfı serisi, Maskeli Beşler serisi, Süper Ajan K 9, Yedi Kocalı Hürmüz, Harbi Define gibi çeşitli sinema filmleri ve televizyon dizilerinde rol almış olan oyuncu, 1995 – 2002 yılları arasında Hamdi Alkan‘ın yarattığı “Reyting Hamdi” adlı güldürü programında Gazman karakterine sarfettiği “Ne diyon lan sen, sibop!” sözü ile hafızalara kazınmıştır. Küçükayvaz, 1999 yılında senaristi Gani Müjde olan “Kahpe Bizans” filminde, 2008 yılında ise “Maskeli Beşler: Kıbrıs” sinema filminde oynamıştır. İlk evliliğini tiyatro oyuncusu Hülya Şen ile yapmış olan Cengiz Küçükayvaz, bu evlilik sayesinde Ofelya Küçükayvaz’ın babası olmuştur. Ayrıca 4 Mayıs 2013 tarihinden beri de Züleyha Karyağdı ile beraberdir.
Kadir İnanır, 15 Nisan 1949'da Ordu’ya bağlı Fatsa ilçesinde dünyaya geldi. Kalabalık ailesinin son çocuğudur. Fatsa’daki ilkokul ve ortaokul eğitimi sırasında sahne yeteneğini çeşitli okul gösterilerinde sergiledi. İnanır, yatılı olarak okuduğu İstanbul Haydarpaşa Lisesi’nin ardından Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi, Radyo Televizyon Bölümü’nü bitirdi. Ses dergisinin düzenlediği Sinema Artisti Yarışması'nda finale kaldı, ertesi yıl düzenlenen Saklambaç gazetesinin Fotoroman Artisti Yarışması'nda da birinci oldu (1968). Bir süre fotoromanlarda oynadıktan sonra Yedi Adım Sonra (1968) adlı filmdeki küçük bir rolle sinemaya başladı. İlk kez başrolde oynadığı 1970 tarihli, Atıf Yılmaz'ın yönettiği Kara Gözlüm filminde Türkân Şoray'la başrolleri paylaştı. Daha sonra Şoray'la birçok film daha çevirerek Türk sinemasının erkek yıldızları arasına girdi. Zamanla daha nitelikli filmlere yöneldi. Atıf Yılmaz'ın yönettiği Utanç (1972), Selvi Boylum, Al Yazmalım (1977) ve Bir Yudum Sevgi (1984), Ömer Kavur'un yönettiği Ah Güzel İstanbul (1981), Kırık Bir Aşk Hikayesi (1981) ve Amansız Yol (1985), Şerif Gören'in yönettiği Tomruk (1982), Sen Türkülerini Söyle (1986) ve Katırcılar (1987), Erdoğan Tokatlı'nın yönettiği Suçumuz İnsan Olmak (1986) ve 72. Koğuş (1987), Zeki Alasya'nın yönettiği Dikenli Yol (1986), Zafer Par'ın yönettiği Yedi Uyuyanlar (1988), Melih Gülgen'in yönettiği Tatar Ramazan (1990) ve Tatar Ramazan Sürgünde (1992) bu filmler arasındadır. 5. Altın Koza Film Festivali’nde başrolünü Filiz Akın'la paylaştığı Utanç (1973) adlı filmle En İyi Erkek Oyuncu seçilen Kadir İnanır, başrollerini Fatma Girik, Serpil Çakmaklı, Nur Sürer, Erdal Özyağcılar ile paylaştığı 1985 tarihli Yılanların Öcü adlı Şerif Gören filmiyle ise 1986 Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde En İyi Erkek Oyuncu ödülününün sahibi oldu. Kadir İnanır, 1990’da Medcezir Manzaraları adlı film ile 3. Ankara Film Festivali'nde de En İyi Erkek Oyuncu dalında ödülün sahibi oldu. Son dönem Türk sinemasında 2000 yapımı Komser Şekspir adlı Sinan Çetin filminde yeralan ünlü oyuncu, 24 yıl aradan sonra 2003 yılında Gönderilmemiş Mektuplar adlı filmde Türkan Şoray'la yeniden biraraya geldi. Uzun yıllar birbirine yakıştırılan ikili bu filmle de büyük ilgi topladı. 2005 yılında Memduh Ün ve Tunç Başaran'ın yönettiği, Fatma Girik ile birlikte başrollerini paylaştığı, Sinema Bir Mucizedir adlı yapımda oynadı. Oynadığı filmlerin içeriği konusunda da etkili olan İnanır genellikle onurlu, özverili ve güçlü erkek tiplerini canlandırmıştır. Toplam 182 sinema filminde ve 7 televizyon dizisinde rol alan İnanır'ın en uzun soluklu dizisi Marziye adlı yapım oldu. Sosyoloji, ekonomi ve siyasetle de ilgilenen ve hiç evlenmeyen Kadir İnanır'ın kurbağa (göden) koleksiyonu bulunuyor. Hekimoğlu Türküsü Ümit Tokcan'la birlikte derlemiştir. Kadir İnanır için, 2000 yılında Derman Bey dizisinin çekimleri sırasında rol arkadaşı olan Buket Saygı'ya gönderdiği smsler nedeniyle taciz suçlamasıyla dava açıldı. İnanır, smsleri "motivasyon" amaçlı gönderdiğini belirtmesine karşın 2003 yılında sonuçlanan davada "sarkıntılık ve hakaret etmek" suçundan 6 ay hapis cezasına çarptırmış, iyi halden dolayı bu ceza 456 milyon 300 bin lira para cezasına çevrilip ertelenmiştir. Şubat 2012'de bel fıtığı ameliyatı olan İnanır, ardından akciğerlerinde görülen bir tümör nedeniyle bir operasyon daha geçirdi.
11 Kasım 1944 tarihinde İstanbul’un Küçükpazar semtinde dünyaya gelen Kemal Sunal, Türk sinemasının en önemli figürlerinden biri olarak kabul edilir. Eğitim hayatına Mimar Sinan İlkokulu’nda başlayan ve Vefa Lisesi’nden mezun olan sanatçının kariyerindeki dönüm noktası, felsefe öğretmeni Belkıs Balkır aracılığıyla Müşfik Kenter ile tanışması oldu. Sanata olan ilgisi onu profesyonel sahnelere taşıdı ve Kenterler Tiyatrosu’nun ardından Ulvi Uraz, Ayfer Feray ve Devekuşu Kabare tiyatrolarında deneyim kazandı. 1973 yılında Devekuşu Kabare’de kendisini izleyen yönetmen Ertem Eğilmez’in beğenisini kazanmasıyla, "Tatlı Dillim" filminde bir basketbolcuyu canlandırarak beyazperdeye ilk adımını attı.
Kariyeri boyunca 82 filmde rol alan usta sanatçı, "Hababam Sınıfı" serisi, "Süt Kardeşler", "Şaban Oğlu Şaban", "Tosun Paşa", "Kibar Feyzo", "Kapıcılar Kralı" ve "Davaro" gibi yapımlarla geniş kitlelere ulaştı. Oyunculuğunun yanı sıra sinemanın mutfağında da yer alan Sunal; "İnek Şaban" ve "100 Numaralı Adam" gibi filmlerin yapımcılığını üstlendi, "Meraklı Köfteci" ve "Çarıklı Milyoner" gibi projelerin hikayelerine katkıda bulundu, "Sosyete Şaban" filminin senaryosuna imza attı. Eğitim hayatındaki azmiyle de tanınan sanatçı, yarım bıraktığı üniversite eğitimine 1992’deki öğrenci affıyla dönerek 51 yaşında Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden mezun oldu.
Kemal Sunal’ın hayatı, 3 Temmuz 2000 tarihinde trajik bir olayla son buldu. "Balalayka" filminin çekimleri için Trabzon’a gitmek üzere bindiği uçakta, bilinen uçak fobisine rağmen yerini almış ancak kalkıştan hemen önce geçirdiği kalp krizi nedeniyle hayata gözlerini yummuştur. Geride bıraktığı onlarca film ve unutulmaz karakterlerle Türkiye’nin toplumsal hafızasında silinmez bir iz bırakmıştır.
İstanbul İtalyan ve Galatasaray liselerinde tahsilini yaptı. Gazetecilik hayatına atıldı, Gülriz Sururi, Ayfer Feray - Nisa Serezli, Ali Poyrazoğlu gibi tiyatro toplulukları ile beraber çalıştı. 1964'de Atıf Yılmaz'ın yönettiği 'Keşanlı Ali Destanı' adlı film ile oyuncu olarak sinemaya geçti. Bir süre Yılmaz Güney'in filmlerinde oynadı. 1974 yılındaki seks filmleri furyasında ismini duyurarak, başrollerde oynamaya başladı. Daha sonraki yıllarda İbrahim Tatlıses ile çalışarak senaryo çalışmaları yaptı. Ayrıca bir çok TV dizilerinde rol aldı. 1987'de 'Düş Yakamdan Osman' filmiyle yönetmenliğe başladı.
Robert Kolej'den mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi'nin Psikoloji bölümünü bitiren Genco Erkal, 1959 yılından başlayarak Türkiye'nin önemli özel tiyatro topluluklarında oyuncu ve yönetmen olarak çalıştı. 1969 yılında, Dostlar Tiyatrosu'nu kurdu.
Gorki, Brecht, Sartre, Peter Weiss, Steinbeck, Havel, Tankred Dorst gibi yabancı yazarların yanı sıra, Aziz Nesin, Haldun Taner, Nazım Hikmet, Can Yücel, Refik Erduran, Vasıf Öngören, Orhan Asena, Behiç Ak gibi Türk yazarların oyunlarını yönetti. Roman, öykü, şiir gibi değişik türlerden tiyatroya uyarlamalar yaptı, oyunlar çevirdi. Çeşitli ödüller kazandığı ünlü rolleri arasında “Aslan Asker Şvayk”, “Bir Delinin Hatıra Defteri”, “Galileo”, “Yalınayak Sokrates”, “Kerem Gibi”, “Can” sayılabilir. Senfonik konserlerde Prokofiev'in “Peter ile Kurt”, Stravinski'nin “Askerin Öyküsü”, Fazıl Say'ın “Nâzım” adlı yapıtlarını anlatıcı olarak seslendirdi.
Önemli uluslararası film festivallerinde gösterilen ve birçok ödül kazanan “At”, “Faize Hücum”, “Hakkâri'de Bir Mevsim”, “Camdan Kalp” filmlerinin baş rol oynadı. TRT Televizyonu için Haldun Taner'in ünlü müzikli oyunu “Keşanlı Ali Destanı”nı yönetti ve oynadı. Değişik yıllarda birçok kez oyuncu ve yönetmen olarak ödüller kazandı. 1982 ve 1983 yıllarında 'En İyi Sinema Oyuncusu' olarak Antalya Film Festivali'nde iki kez Altın Portakal aldı. 1993-1998 yılları arasında, Paris'te ve Avignon Festivali'nde Fransızca da oynamaya başlayan Erkal, üç Fransız yapımında rol aldı.
2008 yılında “Sivas'93” isimli belgesel tiyatro oyununu yazdı ve yönetti. Oyuncuların birden fazla karakteri canlandırdığı bir epik tiyatro örneği olan bu oyunda, 1993 yılında Sivas Madımak Oteli’nde çıkarılan bir yangın sonucu ölen otuz üç kişinin hikayesi anlatıldı. Oyun, Türkiye ve Avrupa genelinde sahnelendi.
2009 senesinde, Amerikalı tarihçi ve tiyatro yazarı Howard Zinn imzalı “Marx in Soho adlı tek kişilik tiyatro oyununu güncelleyerek “Marx'ın Dönüşü” adıyla sahneye koydu.
Efsanevi sanatçı, 2024 senesinde kan kansesi sebebiyle 86 yaşında hayatını kaybetti.
İlgili Filmler