- Anasayfa
- Karakterler
- Joe
Joe
Canlandıranlar
Joseph Leonard Gordon-Levitt, Amerikalı aktör ve yönetmen. Çocuk oyuncu olarak başladığı kariyerinde (500) Days of Summer filmiyle çıkışa geçmiştir. Yahudi bir ailenin çocuğu olarak Los Angeles, Californiya'da doğdu ve Sherman Oaks'da büyüdü. Amerika Birleşik Devletleri Kongresi için California 1970'lerde için koştu Babası Dennis Levitt gazeteci, annesi Jane Gordon ise siyasetçiydi. 1974 doğumlu Dan adlı bir kardeşi vardır. Gordon-Levitt dört yaşında bir müzikal tiyatro grubuna katıldı. Daha sonra reklamlarda boy göstermeye başladı, kısa süre sonra da TV filmlerinde yer almaya başladı. Çeşitli dizi ve filmlerde oynadıktan sonra ilk büyük çıkışını 3rd Rock from the Sun dizisindeki Tommy rolüyle yaptı, dizide 6 sezon rol aldı. 2000 yılında New York'taki Columbia Üniversitesi'ne kaydoldu, burada edebiyat ve Fransızca bölümlerinde okudu. 2004 yılında okulu bırakıp aktörlüğe yeniden konsantre olmaya karar verdi. Mysterious Skin (2004), The Lookout (2007) gibi filmlerde oynadı. 2009'da Zooey Deschanel'le oynadığı (500) Days of Summer filmiyle büyük beğeni kazandı. Sonrasında oldukça yüksek profilli filmlerde oynamya devam etti. G.I. Joe: The Rise of Cobra (2009) filminden sonra Christopher Nolan'ın Başlangıç filminde Arthur rolünü aldı. The Dark Knight Rises filminde ise John Blake rolüyle izleyicilerin karşısına çıktı. Aynı yıl içinde Spielberg'ün Lincoln filminde Abraham Lincoln'ün oğlu Robert Todd rolünü üstlendi. 2013'te ilk yönetmenlik deneyimini Don Jon filmiyle yaşadı, aynı zamanda başrolü Scarlett Johansson ile paylaştı. Hayao Miyazaki'nin son filmi Rüzgar Yükseliyor'un İngilizce dublajında başrol karakteri Jiro'yu seslendirdi. Sin City A Dame to Kill For filminin başrolleri arasındaydı. 2015'te vizyona giren The Walk filminde de bir ip cambazını canlandırdı. Tasha McCauley ile 2014'te dünyaevine giren Levitt'in 2015 ve 2017 doğumlu iki çocuğu bulunmaktadır.
Samuel Henry John Worthington (d. 2 Ağustos 1976), hem Avustralya bağımsız sinemasında hem de Hollywood'da üstlendiği rollerle tanınan İngiliz asıllı Avustralyalı bir aktör ve seslendirme sanatçısıdır. Kariyerine Avustralya yapımı "Bootmen" (2000) filmiyle adım atan aktör, 2004 yapımı "Somersault" filmindeki performansıyla ülkesinin en prestijli sinema ödülü olan AFI (AACTA) "En İyi Erkek Oyuncu" ödülünü kazanmış ve "Love My Way" dizisiyle yerel çapta büyük bir popülariteye ulaşmıştır.
Worthington, 2009 yılında James Cameron'ın yönettiği ve sinema tarihinin en yüksek gişe hasılatını elde eden kült bilimkurgu filmi "Avatar" projesinde başkarakter Jake Sully'yi canlandırarak uluslararası düzeyde bir süper yıldıza dönüşmüştür. Yönetmenin kişisel tavsiyesiyle aynı yıl "Terminator Salvation" (Terminatör: Kurtuluş) filminde Marcus Wright karakterine hayat veren aktör; fantastik aksiyon filmleri "Clash of the Titans" (Titanların Savaşı, 2010) ve devam filmi "Wrath of the Titans" (Titanların Öfkesi, 2012) yapımlarında başrolde (Perseus) yer almıştır. Sanatçı ayrıca, dünya çapında milyonlarca satan popüler video oyunu serisi "Call of Duty: Black Ops" bünyesinde ana karakter Alex Mason'ı seslendirmiştir.
Kariyerinin ilerleyen dönemlerinde daha çeşitli ve karakter odaklı projelere yönelen Worthington; "Everest" (2015), Mel Gibson imzalı ödüllü savaş draması "Hacksaw Ridge" (Savaş Vadisi, 2016) ve "The Shack" (Baraka, 2017) gibi dikkat çeken sinema filmlerinde rol almıştır. Televizyon dünyasında da başarısını sürdürerek "Manhunt: Unabomber" (2017) ve "Under the Banner of Heaven" (2022) mini dizilerindeki performanslarıyla eleştirmenlerin övgüsünü toplamıştır.
Gişe rekortmeni serinin devam filmleri olan "Avatar: The Way of Water" (Avatar: Suyun Yolu, 2022) ve "Avatar: Fire and Ash" (2025) yapımlarında Jake Sully rolünü başarıyla sürdüren aktör, Kevin Costner'ın yönettiği epik western serisi "Horizon: An American Saga – Chapter 1" ve "Horizon: An American Saga – Chapter 2" (2024) filmlerinde Teğmen Trent Gephardt karakterini canlandırmıştır. David Mackenzie imzalı "Relay" (2024) ve Toronto Uluslararası Film Festivali'nde prömiyeri yapılan suç-gerilim filmi "Fuze" (2025) projelerinde yer alan aktörün, 2026 yılında vizyona girmesi planlanan tarihi drama "Zero A.D." filminde Antipater karakterine hayat vereceği açıklanmıştır.
Özel hayatında vejetaryen bir yaşam tarzını benimseyen ve inançlı bir Hristiyan olan Worthington, 2014 yılından beri model Lara Bingle ile evlidir ve çiftin üç oğlu bulunmaktadır. Müzisyen, sinemacı ve oyuncu kimliğiyle Hollywood'daki üretkenliğini sürdüren Sam Worthington, ailesiyle birlikte yaşamını ABD ve Avustralya merkezli olarak devam ettirmektedir.
Bobby Cannavale, Amerikalı bir oyuncudur. Kariyerinde özellikle NBC dizisi "Third Watch"’ta canlandırdığı FDNY paramediği Roberto “Bobby” Caffey rolüyle çıkış yapmıştır.
Televizyonda "Will & Grace" dizisindeki performansıyla 2005’te Emmy Ödülü kazanmış, "Boardwalk Empire" dizisinde Gyp Rosetti rolüyle 2013 Emmy Ödülü’nü almıştır. Ayrıca "Nurse Jackie", "Mr. Robot", "Master of None", "Homecoming", "Nine Perfect Strangers" ve "The Watcher" gibi birçok dizide yer almıştır.
Sinema kariyerinde "The Station Agent", "Blue Jasmine", "I, Tonya", "The Irishman", "Blonde" ve "Jumanji: Welcome to the Jungle" gibi yapımlarda rol almıştır. Ayrıca Marvel Sinematik Evreni içinde "Ant-Man" ve "Ant-Man and the Wasp" filmlerinde Jim Paxton karakterini canlandırmıştır.
1970 yılında New Jersey’de doğan Cannavale, İtalyan ve Küba kökenli bir ailede büyümüştür. Çocukluk yıllarında tiyatroya ilgi duymaya başlamış ve genç yaşta sahne deneyimi kazanmıştır. Kariyerine tiyatro ile başlayıp daha sonra televizyon ve sinemada geniş bir yelpazeye yayılmıştır.
Broadway sahnesinde de aktif olan oyuncu, "Mauritius" ve "The Motherfucker with the Hat" gibi yapımlarda yer almıştır.
Özel hayatında oyuncu Jenny Lumet ile evlenmiş ve bu evlilikten bir oğlu olmuştur. Daha sonra oyuncu Rose Byrne ile ilişki yaşamış ve bu birliktelikten iki çocuğu dünyaya gelmiştir.
Héctor Elizondo, Amerikalı bir aktördür. Gençliğinde sporda oldukça başarılı olan Elizondo, bir dönem öğretmen olmayı da düşündü. İlk büyük rolü, "Tanrı" karakterini canlandırdığı bir tiyatro oyununda oldu ve bu performansıyla Obie Ödülü kazandı. O zamandan bu yana seksenden fazla filmde rol aldı, birçok televizyon yapımında yer aldı. "Chicago Hope" dizisindeki performansıyla Emmy Ödülü kazandı.
Richard Schiff (27 Mayıs 1955 doğumlu) Amerikalı aktör ve yönetmendir. En çok Emmy Ödülü aldığı Batı Kanadı'ndaki Toby Ziegler rolüyle tanınır. Schiff ilk yönetmenlik denemesini The West Wing ile yaptı ve "Talking Points" adlı bir bölümü yönetti. Yaşanabilir Bir Dünya için Konsey Ulusal Danışma Kurulu'nda yer almaktadır.
HBO dizisi Ballers'ta tekrar eden bir rolü vardı. Eylül 2017'den bu yana, ABC'nin tıbbi draması The Good Doctor'da San Jose, California'daki kurgusal bir eğitim hastanesinin başkanı olan Dr. Aaron Glassman rolünde başrol oynadı
Christopher Walton Cooper, Kansas City, Missouri'de ev hanımı Mary Ann (Walton) ile ABD Hava Kuvvetleri'nde doktor olarak görev yapan sığır çobanı ve dahiliyeci Charles Sherwood Cooper'ın çocuğu olarak dünyaya geldi. Ailesi, Cooper'ın büyüdüğü Teksas'tandı.
Dermot Mulroney, Amerikalı bir oyuncudur. 1980li yıllarda kamera önü kariyerine başlayan Mulroney, o zamandan bu yana başarılı filmlerde yardımcı oyuncu ve başrol olarak yer aldı. En iyi "En İyi Arkadaşım Evleniyor" filmi ile tanınır. Alexandria, Virginia'da dünyaya gelen Mulroney; ev kadını bir anne ve babası hukuk profesörü bir babanın çocuğu. Moira adlı bir kız kardeşi, Conor, Kieran ve Sean adında 3 erkek kardeşi vardır, Kieran da oyunculuk yapmaktadır. İrlanda kökenli olan aktör, okul yıllarında çello çaldı ve tiyatroyla ilgilendi. Evanston, Illinois'daki Northwestern Üniversitesi'nden1985'te İletişim lisansıyla mezun oldu. Kariyerinin ilk yıllarında TV filmlerinde rol aldı, daha sonra sinema filmlerinde yardımcı oyuncu olarak görev yaptı. 1988'de oynadığı Young Guns filmindeki Dirty Steve karakteri ilk önemli rolüydü. Sonraki yıllarda En İyi Arkadaşım Evleniyor'da Julia Roberts, The Last Outlaw'da Mickey Rourke, Schmidt Hakkında'da Jack Nicholson, Kiralık Sevgili'de Debra Messing ile çalıştı. "Survival Quest" filminin çekimleri esnasında 1987'de tanıştığı aktris Catherine Keener ile 1990'da evlendi ve evlilikleri 2007'ye kadar sürdü. Çiftin 1999 doğumlu Clyde Keener Mulroney adında bir oğlu vardır. Mulroney daha sonra Tharita Catulle ile birlikte olmaya başladı ve Nisan 2008'de Mabel Ray Mulroney adlı bir kızı dünyaya geldi. 2008 yılında Prima Apollinaare ile evlendi ve 2009'da Sally adlı bir çocuğu daha oldu. Mulroney ayrıca başarılı bir çellisttir. Çeşitli grupların konserlerine çıkan ünlü oyuncu, Mission Impossible III (2006) ve Star Trek Into Darkness (2013) gibi filmlerin müziklerine katkı sağlamıştır.
Pruitt Taylor Vince, Amerikalı bir karakter oyuncusudur. En çok "Shy People" ve "Mississippi Burning" filmlerindeki rolleriyle tanındı. Ayrıca "Jacob's Ladder", "Nobody's Fool", "Heavy", "Beautiful Girls", "The Legend of 1900", "Nurse Betty", "Identity", "Constantine", "Gotti" ve "Bird Box" filmlerinde rol aldı. Ayrıca "The Mentalist" dizisindeki J.J. Laroche rolüyle de tanınır. Vince aynı zamanda birçok televizyon dizisinde de yer aldı. "Clifford Banks" rolüyle "Murder One" dizisinin ikinci sezonunda yer alarak 1997 yılında Primetime Emmy Ödülü'nü kazandı.
Gerald Tommaso DeLouise adıyla doğan Burt Young, New York'un Queens ilçesinde dünyaya geldi ve sahne adı olarak Burt Young'ı seçti. Genç yaşlarda ABD Deniz Kuvvetleri'nde hizmet verdi ve daha sonra Lee Strasberg'in Actors Studio'sunda eğitim aldı. Oyunculuk kariyeri boyunca televizyon ve sinema dünyasında birçok yapımda yer aldı.
1976 yılında, Sylvester Stallone'un başrolünü üstlendiği Rocky filminde, alkolik kasap Paulie Pennino karakteriyle unutulmaz bir performans sergiledi ve sinema tarihinde unutulmaz bir iz bıraktı. Young bu performansı ile ayrıca Oscar'a da aday gösterildi.
Vittorio de Sica (1902-1974) İtalyan yönetmen ve aktör. Yeni gerçekçilik (Neo realismo) akımının en önde gelen temsilcilerinden biridir. Bu akıma bağlı olarak çektiği Bisiklet Hırsızları (1948) ve Umberto D. (1952) sinema klasikleri arasındadır. De Sica, Roma ile Napoli'nin arasında yer alan Sora'da doğdu. Yoksul ailesine yardım etmek için genç yaşta memurluk yapmaya başladı. Roma'daki Yüksek Ticaret Enstitüsü'ne gitti. Daha sonra Roma Üniversitesi'nden muhasebeci olarak mezun oldu. De Sica sahne kariyerine 16 yaşındayken Clemenceau Olayı'nda (Il processo Clemenceau) Clemenceau'yu oynamaya ikna edilerek oyuncu olarak başladı. Askerliğini yaptıktan sonra, 1923'te Tatiana Pavlova'nın tiyatro topluluğuna katıldı ve garson rolüyle ilk kez sahneye çıktı. 1920'li yılların sonlarında da tiyatroda çalışmayı sürdürdü. 1933'te oyuncu eşi Giuditta Rissone ve Sergio Tofano ile birlikte kendi topluluğu ZaBum'u kurdu. Topluluk, genellikle hafif komediler sahneledi, ancak Pierre Beaumarchais oyunları da oynadı. Ayrıca Luchino Visconti gibi ünlü yönetmenlerle çalıştı. 1931 ile 1940 arasında 23 filmde oynayan De Sica, o dönemde müzikaller ve hafif romantik komedilerde büyük başarı kazandı. Beyaz perdedeki popülerliği De Sica'ya, kamera arkasına geçip romantik bir komedi olan İki Düzine Kırmızı Gül (Due dozzine di rose scarlette - 1939) ile yönetmenliğe geçmesini sağladı. 2. Dünya Savaşı'nın ardından yönetmen kimliğiyle daha çok öne çıktı. Yeni gerçekçi İtalyan senarist Cesare Zavattini ile karşılaşması önemlidir. Bu işbirliğinden, yeni gerçekçi sinemanın önemli eserleri arasında sayılan, yönetmenliğini Sica'nın yaptığı Kaldırım Çocukları (Sciuscià, 1946) ve Bisiklet Hırsızları (Ladri di biciclette, 1948) filmleri doğdu. 1952 yapımı Umberto D. yeni gerçekçilik akımının son örneklerinden biridir. Vittorio de Sica, bu filmdeki Umberto Domenico Ferrari karakterini kendi babasından esinlenerek yaratmış ve filmi babasına ithaf etmiştir. 2. Dünya Savaşı'nın ardından çok büyük maddi buhranlarla mücadele eden İtalya'daki orta sınıfın alt kesimindeki sıradan insanların çektikleri büyük zorlukları çok başarılı ve yalın bir gerçekçilikle beyazperdeye aktarabilmiştir. Bu akım, Yılmaz Güney gibi kendisinden sonra gelen birçok yönetmeni de derinden etkilemiştir. De Sica oyuncu olarak da önemli işlere imza attı. 1957'de Charles Vidor'un çektiği Silahlara Veda uyarlamasındaki rolüyle En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Oscar'a aday gösterildi. 1970 yılında ise Finzi Contini'lerin Bahçesi (Il Giardino dei Finzi Contini) filmiyle En İyi Yabancı Film Oscarı'nın sahibi oldu. En beğenilen filmlerinden biri de, Alberto Moravia'nın romanından uyarlanan, başroldeki Sophia Loren'in Oscar'ı kazandığı ve bugün bir klasik kabul edilen İki Kadın'dır. (La Ciociara, 1960) 150'den fazla filmde oynamış ve 34 film yönetmiş olan De Sica, Paris yakınlarındaki Neuilly-sur-Seine'de 13 Kasım 1974'te öldü. Roma'daki Campo Verano Mezarlığı'na gömüldü.
Nelson Franklin, Amerikalı oyuncudur. En iyi "New Girl" ve "The Office" gibi televizyon dizilerindeki misafir oyuncu performanslarıyla tanınır. 2016'dan beri Georgia Mischak ile evlidir ve bir çocuğu vardır. Son yıllarda "Gaslit" ve "The Old Man" yapımlarında rol aldı.
Roger L. Jackson, 1958 doğumlu Amerikalı seslendirme sanatçısı.
Jack Alexander Huston (d. 7 Aralık 1982), İngiliz aktör.
HBO televizyon dizisi Boardwalk Empire'da Richard Harrow olarak göründü.
Ayrıca 2013 yapımı American Hustle filminde destekleyici bir rolü vardı, 2016 tarihi dramasında aynı adlı Ben-Hur'u canlandırdı ve FX antoloji dizisi Fargo'nun (2020) dördüncü sezonunda ana karakterlerden biri olarak göründü.
1967 yılında Wisconsin, Kenosha'da dünyaya gelen Mark Ruffalo, kuaför bir anne ve inşaat boyacısı bir babanın çocuğu olarak Virginia'da büyüdü. Sanat hayatına olan ilgisi küçük yaşlarda başlayan oyuncu, lise eğitimini tamamladıktan sonra ailesiyle birlikte yerleştiği Los Angeles'ta Stella Adler Konservatuarı’nda oyunculuk eğitimi aldı. Kariyerinin ilk yıllarında sahne tozunu yutan Ruffalo, kurucuları arasında yer aldığı Orpheus Kumpanyası ile çok sayıda tiyatro oyununda yazarlık, yönetmenlik ve oyunculuk yaptı. 1990’lı yıllarda "A Gift From Heaven" ve "The Last Big Thing" gibi bağımsız yapımlarla sinemaya adım atan sanatçı, aynı zamanda "54" ve "Ride With the Devil" gibi filmlerde senaryo yazımı süreçlerine dahil olarak yazarlık yeteneğini de ortaya koydu.
Kariyerindeki asıl kırılma noktası, ödüllü "This is Our Youth" oyunundaki performansıyla dikkat çekmesi ve yazar Kenneth Lonergan ile yollarının kesişmesi oldu. Lonergan’ın yönettiği "You Can Count On Me" filmindeki Terry Prescott rolüyle Montreal Film Festivali’nde En İyi Aktör ödülünü kazanan Ruffalo, bu başarısıyla Hollywood'un kapılarını araladı. 2001 yılında "The Last Castle" ve "Windtalkers" gibi büyük yapımlarda rol aldığı sırada ciddi bir sağlık sorunu yaşayan ve beyin ameliyatı geçiren oyuncu, kısa bir iyileşme döneminin ardından setlere güçlü bir dönüş yaptı. "View From the Top", "XX/XY" ve Meg Ryan ile başrolü paylaştığı "In the Cut" gibi yapımlarla filmografisini zenginleştirdi.
2004 yılında "Sil Baştan" (Eternal Sunshine of the Spotless Mind) gibi kült bir yapımda yer alarak kariyerine derinlik katan Ruffalo, David Fincher imzalı "Zodiac" ve Jose Saramago uyarlaması "Körlük" (Blindness) filmlerinde sergilediği performanslarla türler arasındaki yetkinliğini kanıtladı. Martin Scorsese’nin "Zindan Adası" (Shutter Island) filminde Leonardo DiCaprio’nun ortağı Chuck Aule karakterine hayat veren sanatçı, 2012 yılında "Yenilmezler" (The Avengers) ile Marvel Sinematik Evreni’ne Bruce Banner/Hulk karakteriyle katılarak dünya çapında büyük bir popülariteye ulaştı. "Sihirbazlar Çetesi" serisindeki dedektif Dylan rolü ve Oscar ödüllü "Spotlight" filmindeki gazeteci Michael Rezendes karakteriyle dramatik rollerdeki gücünü pekiştiren aktör, 2000 yılında evlendiği aktris Sunrise Coigney ve üç çocuğuyla birlikte yaşamını sürdürmektedir.
Simon Timothy Roth, bilinen adıyla Tim Roth, İngiliz aktör. 1961'de Londra’da, ressam bir anne ve gazeteci bir babanın oğlu olarak dünyaya geldi. Önceleri heykeltraş olmak isteyen Roth, Londra’da Camberwell Sanat Okulu’na gitti. Bir süre sonra aktörlüğü denemeye karar vererek ilk deneyimini, “Made in Britain” adlı bir televizyon filminde ırkçı bir dazlak rolüyle 18 yaşında kazandı. Sonrasında, adı ve görünümü dolayısıyla Yahudi rollerine uygun görüldü. 1984 yılında, Stephen Frears’ın “The Hit”inde, bir katil çırağı rolüyle dikkatleri çekti. Bu filmin ardından, 80’lerde bir çok filmde daha boy gösterdi. 1990’lara gelindiğinde, Roth, Robert Altman’ın “Vincent and Theo” adlı filminde Vincent Van Gogh rolüyle ve Tom Stoppard’ın “Rosencrantz & Guildenstern Are Dead” adlı filmindeki rolüyle uluslararası bir üne kavuştu. Roth, Quentin Tarantino’yu etkilemeyi başararak, 1992 yılında “Rezervuar Köpekleri” adlı filmde, Bay Turuncu rolünü kaptı. Bu film kendisine Hollywood’a giden yolu da açmış oldu. 1994 yılında Tarantino, “Ucuz Roman” filminde Roth’a yine bir rol verdi. 1995 yılında “Four Rooms”’ta tekrar beraber çalıştılar. Ancak Roth’a asıl başarıyı getiren, “Rob Roy” adlı filmdeki rolüydü. Bu rol ile, o yıl, En İyi Yardımcı Erkek dalında Oscar adaylığı, bir Golden Globe adaylığı ve bir de İngiliz Akademi Ödülü adaylığı kazandı. 1996 yılında farklı bir yol seçerek, Woody Allen’ın “Everyone Says I love You” adlı müzikal komedisinde Drew Barrymore ile sahneyi paylaşarak, izleyiciyi komik tavırları ve kendi sesiyle seslendirdiği şarkılarla eğlendirmeyi başardı. Roth, ayrıca, “The Legend of 1900” adlı filmde, Danny T. D. Lemons 1900 olarak karşımıza çıktı. Sonrasında farklı tarzlarda bir çok filmde kendisini göstermeye devam etti. 1999 yılında, Alexander Stuart romanından uyarlama “The War Zone” adlı filmde yönetmen sandalyesine oturarak, oldukça olumlu eleştiriler aldı. 2001 yılında ise, Tim Burton’ın “Planet of Apes”inde “General Thade”’i portreleyerek önemli bir adım daha atmış oldu. harry-potter serisindeki Severus Snape rolünü reddetti. Tim Roth 21 Ocak 2009 tarihinde başlayıp 2011'de biten Lie To Me dizisinde Dr. Cal Lightman rolünde oynadı. 1984'te Lori Baker'la ilişkisinden Jack adında bir oğlu oldu. Tim Roth 1993'te Nikki Butler ile evlendi. Bu evlilikten Timothy Hunter (d. 1995) ve Michael Cormac (d. 1996) adlarında iki oğlu daha dünyaya geldi.
David Cameron, Avustralyalı oyuncu, yönetmen ve seslendirme sanatçısıdır. Oyunculuk eğitimini Sydney’de bulunan prestijli National Institute of Dramatic Art bünyesinde aldı ve 1968 yılında mezun oldu. Kariyeri boyunca tiyatro, televizyon ve seslendirme alanlarında çeşitli projelerde yer alan Cameron, özellikle karakter oyunculuğu ve sahne performanslarıyla tanındı.
Sanat hayatı boyunca hem kamera önü hem de sahne çalışmalarında aktif olarak görev yapan David Cameron, Avustralya eğlence sektöründe uzun yıllara yayılan kariyeriyle dikkat çekti. Oyunculuğun yanı sıra yönetmenlik ve seslendirme çalışmalarıyla da yaratıcı projelerde yer aldı. Özellikle dramatik yapımlardaki performansları ve güçlü anlatım diliyle öne çıkan isimlerden biri oldu.
İlgili Filmler