- Anasayfa
- Karakterler
- David
David
Canlandıranlar
Mads Mikkelsen, 22 Kasım 1965'te Kopenhag'da dünyaya geldi. Hemşire bir anne ve bankacı bir babanın oğlu olan Mikkelsen'in ağabeyi Lars Mikkelsen de kendisi gibi oyunculuk kariyerini seçmiştir. Gençlik yıllarında jimnastikle ilgilenen sanatçı, daha sonra yöneldiği bale eğitimi için İsveç'in Göteborg şehrine gitti. Uzun yıllar profesyonel balet olarak performans sergiledikten sonra kariyer rotasını oyunculuğa çevirdi ve 1996 yılında Aarhus'ta bu alanda eğitim almaya başladı.
Danimarka sinemasında küçük rollerle başladığı kariyerinde kısa sürede başrollere yükselen Mikkelsen, uluslararası arenaya 2004 yapımı Kral Arthur filmindeki Tristan karakteriyle adım attı. Dünya çapındaki asıl büyük çıkışını ise 2006 yılında James Bond serisinin Casino Royale filminde canlandırdığı kötü adam Le Chiffre rolüyle gerçekleştirdi. Bu başarısını 2010 yılında Titanların Savaşı'ndaki Draco karakteriyle sürdüren oyuncu, 2012 yapımı Onur Savaşı (Jagten) filmindeki performansıyla Cannes Film Festivali'nde En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazanarak prestijini pekiştirdi. Özel yaşamında 1987 yılından bu yana koreograf Hanne Jacobsen ile birlikte olan ve 2000 yılında evlenen sanatçının Viola ve Carl adında iki çocuğu bulunmaktadır.
Bilgisayar teknolojilerinin kullanıldığı filmlerdeki canlandırdığı karakterle ile ünlenen Andy Serkis, kariyerinin doruk noktasına Yüzüklerin Efendisi üçlemesindeki Gollum karakteriyle çıkmıştır. Daha sonra Rise of the Planet of the Apes filmindeki Caesar ve ünlü yönetmen Spielberg'ün The Adventures of Tintin filmindeki Kaptan Haddock karakteriyle tırmanışını sürdürmüştür. Longford filmindeki Ian Brady rolüyle Golgen Globe ödüllerine aday gösterilmiştir. 2002'den beri Lorraine Ashbourne'le evli olan Serkis'in Ruby (d. 1998), Sonny (d. 2000) ve Louis (d. 2004) adlarında 3 çocuğu vardır.
1967 yılında Wisconsin, Kenosha'da dünyaya gelen Mark Ruffalo, kuaför bir anne ve inşaat boyacısı bir babanın çocuğu olarak Virginia'da büyüdü. Sanat hayatına olan ilgisi küçük yaşlarda başlayan oyuncu, lise eğitimini tamamladıktan sonra ailesiyle birlikte yerleştiği Los Angeles'ta Stella Adler Konservatuarı’nda oyunculuk eğitimi aldı. Kariyerinin ilk yıllarında sahne tozunu yutan Ruffalo, kurucuları arasında yer aldığı Orpheus Kumpanyası ile çok sayıda tiyatro oyununda yazarlık, yönetmenlik ve oyunculuk yaptı. 1990’lı yıllarda "A Gift From Heaven" ve "The Last Big Thing" gibi bağımsız yapımlarla sinemaya adım atan sanatçı, aynı zamanda "54" ve "Ride With the Devil" gibi filmlerde senaryo yazımı süreçlerine dahil olarak yazarlık yeteneğini de ortaya koydu.
Kariyerindeki asıl kırılma noktası, ödüllü "This is Our Youth" oyunundaki performansıyla dikkat çekmesi ve yazar Kenneth Lonergan ile yollarının kesişmesi oldu. Lonergan’ın yönettiği "You Can Count On Me" filmindeki Terry Prescott rolüyle Montreal Film Festivali’nde En İyi Aktör ödülünü kazanan Ruffalo, bu başarısıyla Hollywood'un kapılarını araladı. 2001 yılında "The Last Castle" ve "Windtalkers" gibi büyük yapımlarda rol aldığı sırada ciddi bir sağlık sorunu yaşayan ve beyin ameliyatı geçiren oyuncu, kısa bir iyileşme döneminin ardından setlere güçlü bir dönüş yaptı. "View From the Top", "XX/XY" ve Meg Ryan ile başrolü paylaştığı "In the Cut" gibi yapımlarla filmografisini zenginleştirdi.
2004 yılında "Sil Baştan" (Eternal Sunshine of the Spotless Mind) gibi kült bir yapımda yer alarak kariyerine derinlik katan Ruffalo, David Fincher imzalı "Zodiac" ve Jose Saramago uyarlaması "Körlük" (Blindness) filmlerinde sergilediği performanslarla türler arasındaki yetkinliğini kanıtladı. Martin Scorsese’nin "Zindan Adası" (Shutter Island) filminde Leonardo DiCaprio’nun ortağı Chuck Aule karakterine hayat veren sanatçı, 2012 yılında "Yenilmezler" (The Avengers) ile Marvel Sinematik Evreni’ne Bruce Banner/Hulk karakteriyle katılarak dünya çapında büyük bir popülariteye ulaştı. "Sihirbazlar Çetesi" serisindeki dedektif Dylan rolü ve Oscar ödüllü "Spotlight" filmindeki gazeteci Michael Rezendes karakteriyle dramatik rollerdeki gücünü pekiştiren aktör, 2000 yılında evlendiği aktris Sunrise Coigney ve üç çocuğuyla birlikte yaşamını sürdürmektedir.
Paul Stephen Rudd, Amerikalı aktör. Marvel evrenindeki Ant Man rolüyle tanınmaktadır. Rudd 1969'da Passaic, New Jersey'de doğdu. İngiltere'de doğmuş Yahudi bir anne babanın çocuğudur. Babası Michael Rudd tur rehberi ve havayolu şirketi yöneticisi, annesi Gloria Irene ise bir televizyon kanalının satış müdürüydü. Küçüklüğünde babasının havayolu şirketindeki işi dolayısıyla ülkenin dört bir yanını dolaştı. Kansas'ta bulanan Shawnee Misson Batı Lisesi'nde okudu ve oradan Kansas Üniversitesi'ne geçerek, tiyatro okumaya başladı. Sonrasında Los Angeles'ta bulunan Amerikan Akademisi'nin Drama Sanat bölümünden mezun olmayı başardı. Daha sonra İngiltere'de Oxford Üniversitesi İngiliz Tiyatrosu Akademisi'nde Michael Kahn gözetiminde üç aylık yoğun bir programa katıldı. Rudd üç aylık programın sonunda Globle Tiyatrolarında Howard Brenton'ın yazdığı Kanlı Şiir oyununda yer aldı. İlk televizyon deneyimini 1992 yılında Sisters dizisindeki Kirby rolüyle yaşadı. 1996 yapımı Romeo ve Juliet filminde, Juliet'in nişanlısı Dave Paris'i canlandırdı. Sonraki yıllarda çeşitli dizi ve filmlerle bilinirliğini artırdı. Amerika'nın unutulmaz dizilerinden Friends'in son 2 sezonunda Mike Hannigan rolüyle izleyici karşısına çıktı. 2005 yapımı 40 Yıllık Bekar filminde Steve Carell'ın canlandırdığı baş kahraman Andy'nin arkadaşı David rolündeydi. Anchorman, Müzede Bir Gece, Kaza Kurşunu, Aşkzede (Forgetting Sarah Marshall), Seni Seviyorum Adamım gibi daha çok komedi ve romantik komedi filmlerdeki rolleriyle akılda kaldı. 2015 yılında Marvel Sinema Evreni'ne Scott Lang (Ant-Man) karakteriyle katıldı ve Ant-Man filminde başrolde oynadı. Daha sonra diğer Marvel yapımlarında ve 2018'deki devam filmi Ant-Man and The Wasp'te yine aynı rolde oynadı. Julie Yaeger'la 2003'te evlenen Rudd'ın Jack Sullivan (d. 2006) adında bir oğlu, Darby (d. 2010) adında bir kızı vardır. 2015 yılında Hollywood Şöhretler kaldırımında bir yıldız sahibi olmuştur.
John Slattery, Amerikalı oyuncu ve yönetmendir. En çok AMC dizisi "Mad Men"’de canlandırdığı Roger Sterling karakteriyle tanınır. Bu rolle dört kez Emmy Ödülü’ne aday gösterilmiş, ayrıca iki Critics’ Choice ve iki Screen Actors Guild Ödülü kazanmıştır.
Sinema kariyerinde "Spotlight", "Iron Man 2", "Ant-Man", "Captain America: Civil War" ve "Avengers: Endgame" gibi yapımlarda yer almıştır. Ayrıca "Charlie Wilson's War" ve "The Adjustment Bureau" gibi filmlerde de rol almıştır. 2014 yılında "God's Pocket" ile yönetmenlik debutunu yapmıştır.
Televizyonda "Homefront", "Jack & Bobby", "Desperate Housewives", "30 Rock", "Veep" ve "The Good Fight" gibi birçok yapımda hem ana hem yan rollerde yer almıştır.
1962 yılında Boston’da doğan Slattery, İrlanda kökenli Katolik bir ailede büyümüştür. The Catholic University of America mezunudur. Kariyerine tiyatro ve televizyonla başlamış, zamanla hem drama hem de sinema alanında karakter oyuncusu olarak öne çıkmıştır.
1998 yılında oyuncu Talia Balsam ile evlenen Slattery bir çocuk sahibidir. Çift New York’ta yaşamaktadır.
Dylan William Moran (/ˈmɔːrən/ MORE-an; 3 Kasım 1971 doğumlu) İrlandalı bir komedyen, yazar, oyuncu, sanatçı ve şairdir. En çok gözlemsel komedisi, komedi dizisi Kara Kitaplar (ortak yazıp başrolde oynadığı) ve Shaun of the Dead ve Run Fatboy Run gibi filmlerde Simon Pegg ile yaptığı çalışmalarla tanınır. Ayrıca İrlanda kara komedi filmi A Film with Me in It'in iki baş karakterinden biriydi.
Neil Patrick Harris, 15 Haziran 1973'te New Mexico'da doğan Amerikalı oyuncu, şarkıcı, yazar ve yapımcıdır. Kariyerine çocuk yaşta adım atan Harris, 1988 yapımı Clara's Heart filmindeki performansıyla Altın Küre adaylığı kazanarak dikkatleri üzerine çekti. Hemen ardından 1989-1993 yılları arasında yayınlanan Doogie Howser, M.D. dizisinde dahi bir çocuk doktoru canlandırarak televizyon dünyasında kalıcı bir yer edindi. Kariyerinin ilerleyen dönemlerinde Starship Troopers ve The Next Best Thing gibi filmlerde rol alırken, Harold & Kumar serisinde kendisinin kurgusal ve aykırı bir versiyonunu canlandırarak komedi yeteneğini sergiledi.
Dünya çapındaki asıl popülaritesini, 2005-2014 yılları arasında How I Met Your Mother dizisinde canlandırdığı ikonik Barney Stinson karakteriyle kazanan Harris, bu rolle üst üste Emmy ve Altın Küre adaylıkları elde etti. Televizyondaki başarısını A Series of Unfortunate Events dizisindeki Kont Olaf ve Glee dizisindeki konuk oyuncu performansıyla taçlandırdı; Glee ile kariyerine bir de Emmy ödülü ekledi. Sinemada ise Şirinler serisi ve David Fincher imzalı Gone Girl gibi projelerle farklı türlerdeki yetkinliğini kanıtladı. Son dönem projeleri arasında The Matrix Resurrections, Uncoupled dizisi ve Doctor Who’nun 60. yıl özel bölümleri yer almaktadır.
Sahne sanatlarına olan tutkusuyla bilinen Harris, Broadway'de Rent, Proof, Cabaret ve Assassins gibi önemli prodüksiyonlarda yer aldı. 2014 yılında Hedwig and the Angry Inch müzikalindeki performansıyla "En İyi Erkek Oyuncu" dalında Tony Ödülü'nün sahibi oldu. Sadece oyunculuğuyla değil, sunuculuk yeteneğiyle de tanınan sanatçı; Tony Ödülleri, Emmy Ödülleri ve 2015 yılında Akademi Ödülleri (Oscar) gibi prestijli törenlerin ev sahipliğini üstlendi. Gösteri dünyasındaki çok yönlülüğü ve etkisiyle 2010 yılında Time dergisi tarafından dünyanın en etkili 100 kişisinden biri seçildi.
Özel hayatında illüzyon sanatına büyük ilgi duyan Harris, bir dönem Hollywood'un ünlü Magic Castle topluluğunun başkanlığını yürüttü ve illüzyon merakını canlandırdığı karakterlere de yansıttı. 2006 yılında cinsel kimliğini açıklayan sanatçı, uzun süreli partneri David Burtka ile 2014 yılında İtalya'da evlendi. Çiftin taşıyıcı anne aracılığıyla dünyaya gelen iki çocukları bulunmaktadır. Sanatçı, oyunculuk kariyerinin yanı sıra çocuk kitapları yazarlığı ve hayırseverlik faaliyetleriyle de aktif bir yaşam sürdürmektedir.
Javier Ángel Encinas Bardem, 1 Mart 1969 tarihinde İspanya’nın Kanarya Adaları bölgesindeki Las Palmas de Gran Canaria’da dünyaya gelmiştir. Sinema ve tiyatro dünyasının köklü ailelerinden birine mensup olan Bardem’in annesi ünlü oyuncu Pilar Bardem, amcası ise tanınmış yönetmen Juan Antonio Bardem’dir. Küçük yaşlardan itibaren sanat çevresinde büyüyen oyuncu, çocukluk yıllarını tiyatro kulisleri ve film setlerinde geçirdi. Gençlik döneminde oyunculuktan çok resim sanatına ilgi duyan Bardem, Madrid’deki Escuela de Artes y Oficios okulunda dört yıl boyunca resim eğitimi aldı. Aynı dönemde sporla da yakından ilgilenerek İspanya Milli Ragbi Takımı’nda forma giydi. Ancak zamanla oyunculuğa yönelerek kariyerini sinema üzerine kurmaya karar verdi.
Javier Bardem, profesyonel oyunculuk kariyerine İspanyol televizyon yapımlarında küçük rollerle başladı. Geniş kitleler tarafından tanınmasını sağlayan ilk önemli yapım ise yönetmen Bigas Luna’nın erotik dram filmi “Jamón Jamón” (1992) oldu. Bu filmde gelecekte eşi olacak olan Penélope Cruz ile birlikte kamera karşısına geçti. Filmdeki performansı sayesinde İspanya sinemasının dikkat çeken genç oyuncularından biri haline geldi. Kariyerinin ilk yıllarında üzerine yapışan “maço erkek” imajını kırmak isteyen Bardem, farklı karakterlere hayat vererek oyunculuk yelpazesini genişletti.
Uluslararası başarıya ulaşması, Julian Schnabel imzalı “Before Night Falls” (2000) filmindeki Kübalı şair Reinaldo Arenas performansıyla gerçekleşti. Bu rol sayesinde En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar’a aday gösterildi ve Oscar tarihinde aday olan ilk İspanyol erkek oyuncu unvanını kazandı. Javier Bardem’in dünya çapındaki asıl büyük çıkışı ise Coen Kardeşler’in yönettiği kült suç gerilim filmi “No Country for Old Men” (2007) ile geldi. Filmde canlandırdığı psikopat kiralık katil Anton Chigurh karakteri, sinema tarihinin en unutulmaz kötü karakterlerinden biri olarak kabul edildi. Bu performansıyla En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar’ını kazanarak oyunculuk kategorisinde Oscar alan ilk İspanyol oyuncu oldu.
Başarılı kariyerini “Vicky Cristina Barcelona” (2008), “Biutiful” (2010) ve “Eat Pray Love” (2010) gibi önemli yapımlarla sürdüren Javier Bardem, özellikle “Biutiful” filmindeki etkileyici performansıyla Cannes Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazandı ve ikinci kez Oscar adaylığı elde etti. Hollywood’un büyük bütçeli projelerinde de dikkat çeken oyuncu, Sam Mendes’in yönettiği James Bond filmi “Skyfall” (2012) içerisinde canlandırdığı Raoul Silva karakteriyle büyük beğeni topladı. Ardından “Pirates of the Caribbean: Dead Men Tell No Tales” (2017) filminde Kaptan Salazar rolüyle aksiyon ve fantastik sinema dünyasında da öne çıktı.
Denis Villeneuve’ün bilimkurgu destanı “Dune” (2021) ve “Dune: Part Two” (2024) filmlerinde Fremen lideri Stilgar karakterini canlandıran Javier Bardem, güçlü oyunculuğuyla modern sinemanın en saygın isimlerinden biri olmayı sürdürdü. Aaron Sorkin’in “Being the Ricardos” (2021) filmindeki Desi Arnaz performansı sayesinde bir kez daha Oscar adaylığı kazandı. Son yıllarda Netflix yapımı “Monsters: The Lyle and Erik Menendez Story” (2024) dizisinde Jose Menendez karakterine hayat veren Bardem, ayrıca Brad Pitt ile birlikte rol aldığı “F1” (2025) filmiyle kariyerine yeni başarılar eklemeye devam etmektedir.
Karizmatik duruşu, derinlikli oyunculuğu ve karakterlere kattığı güçlü psikolojik yoğunluk sayesinde Javier Bardem, hem Avrupa sinemasının hem de Hollywood’un en saygın oyuncularından biri olarak kabul edilmektedir.
16 Temmuz 1971 doğumlu Amerikalı oyuncu Corey Feldman, kariyerine çocuk yaşlarda adım atarak 1980’li yılların en ikonik yapımlarında boy gösterdi. Sinema dünyasında geniş kitlelerce tanınmasını sağlayan süreç, Friday the 13th: The Final Chapter ve Gremlins gibi filmlerle başladı. Ardından kült haline gelen The Goonies ve Stand by Me projelerindeki performansıyla döneminin en popüler genç yeteneklerinden biri haline geldi. Kariyerinin ilerleyen döneminde Corey Haim ile kurduğu ortaklık, The Lost Boys, License to Drive ve Dream a Little Dream gibi yapımlarla pekişti. İkili, yıllar sonra The Two Coreys adlı reality serisi için yeniden bir araya geldi.
Yetişkinlik döneminde kişisel hayatındaki çatışmaların etkisiyle sinema kariyerinde bir duraklama yaşayan Feldman, 21. yüzyılda daha çok televizyon dünyasındaki varlığıyla öne çıktı. Celebrity Wife Swap, Celebrity Marriage Boot Camp, The Masked Singer ve Dancing with the Stars gibi çok sayıda reality programında izleyici karşısına çıktı. Oyunculuğun yanı sıra müzik dünyasına da yönelen sanatçı; Love Left, Former Child Actor ve Angelic 2 the Core gibi albümler yayımladı ancak bu çalışmaları eleştirel anlamda olumsuz tepkilerle karşılaştı. Eğlence sektöründeki suistimallere karşı açık sözlü tavrıyla bilinen Feldman, özel hayatında Vanessa Marcil, Susie Sprague ve Courtney Anne Mitchell ile evlilikler gerçekleştirdi. Bir çocuk babası olan oyuncu, hem profesyonel projeleri hem de tartışmalı kamuoyu gündemleriyle sanat dünyasındaki yerini koruyor.
Richard Tiffany Gere, Amerikalı aktör. 1980'li yılların başında ünü artan aktör, 1990 yapımı Pretty Woman filmiyle Hollywood'un en önemli isimleri arasına girdi. 2002 yılında Chicago müzikaliyle de Altın Küre ödülünün sahibi oldu. Philadelphia’da doğan Richard Gere'in babası Homer George sigortacı, annesi Doris Ann ise ev hanımıydı. North Syracuse Central Lisesi'nde okurken trompet çalıp besteler yapıyordu, sanata yatkınlığı küçük yaşlarda ortaya çıkmıştı. Bir yandan da cimnastik ile ilgilenen Gere, University of Massachusetts Amherst'e de cimnastik bursuyla kabul edildi. Felsefe bölümünde 2 yıl okuduktan sonra ise oyunculuk kariyerine başlamak için okulu bıraktı. İlk aldığı rol, 1973 London yapımı Grease filmindeki “Danny Zuko”dur. Hollywood’da kendi jenerasyonunun en bilinen ve en saygı duyulan isimlerinden biridir. En bilinen filmleri olan An Officer and a Gentleman, Days of Heaven, American Gigolo, Pretty Woman, First Knight gibi yapımlarda başrol oynayan Richard Gere, ayrıca Chicago, Shall We Dance? gibi filmlerde de müzik ve dans gibi diğer sanat dallarındaki yatkınlıklarını da aktörlüğü ile birlikte ön plana çıkartmıştır. Çok uzun yıllardır Budist olan Gere, ayrıca birçok sivil toplum örgütü için çalışmalarda bulunmuş önde gelen bir aktivisttir. 1991'de, o yılların en önemli süpermodellerinden Cindy Crawford ile evlendi, ancak evlilik 4 yıl sonra boşanmayla noktalandı. 2002 yılında evlendiği aktris Carey Lowell ile 2013 yılında yollarını ayırdı. Gere'in Lowell'dan 2000 doğumlu Homer James Jigme Gere adlı bir oğlu vardır.
Kiefer William Frederick Dempsey George Rufus Sutherland, Kanadalı aktör. 24 dizisindeki Jack Bauer rolüyle akıllardadır. 1966'da İngiltere'nin başkenti Londra'da doğdu. Ünlü Kanadalı aktör Donald Sutherland ve yine Kanadalı oyuncu Shirley Douglas'ın oğludur. 1968'de Amerika'ya taşındılar, 1970'te anne ve babası ayrılınca babasıyla birlikte Toronto'ya geçti ve burada büyüdü. Buradaki okullarda eğitim aldı. Babasının da oynadığı 1983 yapımı Max Dugan Returns sinemaya adım attı. The Bay Boy'un ardından şansını Hollywood'da denemeye karar verdi ve 1986'da oynadığı Stand By Me, buradaki ilk filmi oldu. 1988'de Promised Land ve Young Guns filmlerinde oynayarak şöhretini artırdı. 1990'da Çizgi Ötesi (Flatliners) filminde başrolü Julia Roberts ve Kevin Bacon'la paylaştı. 1992'de başrolünü Tom Cruise, Jack Nicholson ve Demi Moore'un paylaştığı Birkaç İyi Adam (A Few Good Men) filminde bir subay rolüyle yer aldı. Büyük şöhretini ise televizyonda, 2001'de başlayan 24 dizisiyle elde etti. Özel kuvvetler polisi Jack Bauer karakterini tam 9 sezon canlandıran Sutherland, 2002'de Altın Küre, 2006'da da Emmy Ödülleri'nin, En İyi Erkek Oyuncu dalında sahibi olmayı başardı. 2017 yapımı Flatliners'ın yeniden çevriminde yine oynasa da bu kez farklı bir rolde, Barry Wolfson rolünde izleyicilerle buluştu. 1986'da ilk evliliğini Camelia Kath ile yaptı. 1988 doğumlu kızı Sarah Sutherland de oyunculuk yapmaktadır. 1990'da boşandılar. Bu esnada Julia Roberts ile evliliğin eşiğine gelse de nikaha 3 gün kala yollarını ayırdılar. 1996'da Elizabeth Kelly Winn ile evlendi ve 2008'e kadar Winn ile resmen evli kaldı.
Luke Cunningham Wilson, Dallas doğumlu Amerikalı oyuncudur. Kendisi gibi aktör olan Andrew Wilson ve Owen Wilson'ın kardeşidir. Oyunculuk kariyeri abisi Owen Wilson'ın yazdığı ve Yönetmen Wes Anderson'ın yönettiği "Bottle Rocket"ın kısa film hâlinde oynamasıyla başlamıştır. Yine Anderson'ın "Çılgın Liseliler", "Küs Kardeşler Limited Şirketi","Tenenbaum Ailesi" gibi pek çok filminde oynamıştır.
Benoît Magimel, Fransız aktör. Juliette Binoche'la birlikteliğinden 1999'da doğmuş Hana adlı bir kızı vardır.
Jason Isaacs, İngiliz aktör. Harry Potter serisinde canlandırdığı Lucius Malfoy rolüyle hafızalardadır. Isaacs, Yahudi kökenli Sheila-Eric Isaacs çiftinin çocuğu olarak 1963'te Liverpool'da doğdu. 4 çocuklu bir mücevher ustasının üçüncü oğlu olan Isaacs'in önceleri oyunculuğa fazla merakı yoktu. Lisenin sonlarına dek doktor, avukat ve muhasebeci olma planları yapan Isaacs, kardeşlerine uygun şekilde hukuk okumaya karar verdi. Ancak Bristol Üniversitesi'ndeki ilk yılında oyunculuğun etkisine kapılarak, hukuk eğitimini yarıda bırakıp London's Central School of Speech and Drama'ya kayıt oldu. Oyunculuk eğitiminden kısa süre sonra ekranlarda ve sahnelerde görünmeye başladı. Jeff Goldblum ve Emma Thompson'ın başrollerini paylaştığı The Tall Guy adlı 1989 yapımı filmle ilk sinema filminde oynadı. Yine o yıl Capital City dizisinde Chas Ewell rolüyle 24 bölüm yer aldı. Bir süre çoğunluk dizilerde oynadıktan sonra 1994'te Paul W. S. Anderson'ın kült filmi Shopping filmiyle yeniden sinemaya döndü. Dragonheart (1996), Armageddon (1998), Divorcing Jack (1998), The End of Affair (1999) gibi 90'ların önemli filmlerinden bazılarında kendine yer buldu. Yine Anderson'ın Event Horizon ve Asker (Soldier) gibi filmlerinde kendine yer buldu. 2000'de, Mel Gibson'la birlikte rol aldığı ve Roland Emmerich'in yönettiği Vatansever (The Patriot) filmindeki Albay William Tavington rolüyle dikkatleri üzerine çekti. Bu performansıyla Londra Sinema Eleştirmenleri Cemiyeti Ödülü'ne adaylık kazandı. 2001'de Ridley Scott imzalı, eleştirmenlerce beğenilen gişe devi 'Black Hawk Down/Kara Şahin Düştü'de kurşun kafalı Kaptan Mike Steele'i canlandırdı. Yine 2001'de, The Last Minute filminde oyunculuğun yanında şarkıcılık yeteneklerini de sergileme fırsatı buldu. Keanu Reeves ile Charlize Theron'un başrollerini paylaştığı Kasımda Aşk Başkadır'da (Sweet November) ise eşicinsel Chaz rolünde oynayarak, bir sahnede sansasyonel, askısız ve payetli bir elbiseyle izleyici karşısına çıktı. Ayrıca Mike Figgis'in deneysel filmi 'Hotel'in jeneriğinde göründü. Isaacs'in kariyerinde 2002 yılı önemli bir dönüm noktası oldu. 2002 yapımı acı-tatlı romantik komedi 'Passionada'da eleştirmenleri bir kez daha büyüledi ve aralarında Rex Reed'in de bulunduğu bazı eleştirmenlerce 'genç Cary Grant'e benzetildi. P.J. Hogan'in yönettiği 'Peter Pan'deki ikili performansı (Kaptan Hook ve Bay Darling) eleştirmenlerce ayakta alkışlandı. Jackie Chan'le birlikte oynadığı 'The Tuxedo'da kibar bir uluslararası ajanı canlandırırken, John Woo'nun yönettiği 'Windtalkers'da Nicolas Cage'le başrolü paylaşmıştı. Ama asıl şöhretini Warner Bros. Pictures'ın dev yapımı Harry Potter ve Sırlar Odası'nda (Harry Potter and the Chamber of Secrets) sinsi Lucius Malfoy'u başarıyla canlandırdıktan sonra elde etti. Isaacs, Harry Potter ve Ateş Kadehi (Harry Potter and the Goblet of Fire) ve serinin sonraki filmlerinde 'Ölüm Yiyen' Lucius Malfoy'u tekrar canlandırdı. 2004'te Belfastlı fotomuhabiri Colin Ayres rolüyle NBC yapımı 'The West Wing'de konuk oyuncu olarak 3 bölümde yer aldı. 2005 yılında Sundance Film Festivali'nde galaları yapılan Rodrigo Garcia'nın 'Nine Lives'ında Robin Wright Penn'le oynadığı yürek yakan romantik, 'Chumscrubber'daki ezik köylü baba karakterlerini canlandırdı. Rob Bowman'ın yönettiği Elektra'da oynadı. Donal Logue'un 'Tennis Anyone'ındaki komik, şovenist ve homofobik film yıldızı tiplemeleriyle, Isaacs neslinin en çok yönlü oyuncularından biri olduğunu kanıtladı. 2006 yapımı Friends with Money adlı komedi filminde Catherine Keener, Jennifer Aniston, Joan Cusack ve Frances McDormand'la birlikte rol aldı. Yine 2006'da başlayıp 3 sezon yayınlanan Showtime yapımı Brotherhood'un başrolündeki gangster Michael Caffee karakterini canlandırdı. 2008 yılında, aynı adlı ödüllü oyundan uyarlanan ve başrolünü Viggo Mortensen'le paylaştığı Good filminde oynadı. A Single Shot, Rio I Love You, A Cure for Wellness gibi filmlerde oynadı. Justice League: Gods and Monsters'da Lex Luthor'ı seslendirdi. 2017'de başlayan Star Trek: Discovery dizisinde Gabriel Lorca karakterini canlandırdı. Belgesel yönetmeni Emma Hewitt'le evli olan Isaacs'in 2 kızı bulunmaktadır.
Bir İngiliz sahne, film ve televizyon oyuncusu olan bu kişi, en çok "The Tudors" adlı televizyon dizisinde Thomas Cromwell'i canlandırmasıyla tanınır. Norwich, İngiltere'deki East Anglia Üniversitesi'nden Drama ve Film alanında mezun oldu ve Londra'daki Central School of Speech and Drama'da oyunculuk eğitimi aldı.
30 Nisan 1958 doğumlu Fransız oyuncu, yönetmen ve senarist Charles Berling, bir deniz tabibinin oğlu ve edebiyat eleştirmeni Raymond Picard’ın yeğenidir. Annesi Nadia'nın Fas'taki geçmişi nedeniyle çocukluk yıllarında farklı kültürlerle tanışan Berling, Paris’te başlayan yolculuğuna Brest ve Toulon’un ardından Tahiti’de devam etti. Tiyatroya olan ilgisi henüz on beş yaşındayken, ağabeyinin Toulon'daki Lycée Dumont-d'Urville'de kurduğu bir drama atölyesi sayesinde filizlendi.
Oyunculuk eğitimini Brüksel'deki ünlü Belçika okulu INSAS'ta tamamlayan sanatçı, profesyonel kariyerini hem sahnede hem de beyaz perdede başarıyla sürdürdü. Kendisi gibi oyuncu olan Émile Berling'in babası olan Charles Berling, sinema dünyasındaki üretkenliğini farklı projelerle devam ettiriyor. Deneyimli isim son olarak, yönetmenliğini Nicole Garcia'nın üstlendiği Milo filminin kadrosuna dahil olarak kariyerine yeni bir halka ekledi.
Christopher Peter Meloni, Amerikalı bir aktördür. En çok, 2013'e kadar NBC polis draması "Law & Order: Special Victims Unit"teki NYPD Dedektifi Elliot Stabler rolüyle ve daha sonra 2021 tarihli türev dizisi "Law & Order: Organized Crime"da bu rolü yeniden canlandırmasıyla tanınır. Meloni, Elliot Stabler rolüyle 2006 Emmy Ödülleri'nde En İyi Erkek Drama Dizisi Başrol Oyuncusu dalında aday gösterildi. HBO hapishane draması "Oz"da mahkum Chris Keller rolünü üstlendi. "True Blood"un beşinci sezonu için vampir Roman olarak HBO'ya döndü. Syfy dizisi "Happy!"de başrol oynadı ve yürütücü yapımcılığını üstlendi. "The Handmaid's Tale"ın üçüncü sezonunda Komutan Winslow olarak göründü. Ayrıca "Wet Hot American Summer", "12 Monkeys", "Fear & Loathing in Las Vegas", "Runaway Bride", "Harold & Kumar Go to White Castle", "Man of Steel" ve "42" gibi birçok filmde yer aldı.
31 Mayıs 1982 tarihinde Boston, Massachusetts'te dünyaya gelen Jonathan Moss Tucker, Amerikalı bir aktör ve şarkı sözü yazarıdır. Sanat tarihçisi bir baba ve halkla ilişkiler uzmanı bir annenin oğlu olan Tucker, küçük yaşlarda Boston Balesi bünyesinde beş yıl boyunca "The Nutcracker" (Fındıkkıran) gösterisinde rol alarak sıkı bir bale eğitimi almıştır.
Oyunculuk kariyerine 1990'ların ortalarında "Two If by Sea" ve "Sleepers" (Kardeş Gibiydiler) gibi filmlerle adım atan Tucker, sinema dünyasındaki asıl çıkışını Sofia Coppola'nın yönettiği "The Virgin Suicides" (Masumiyetin İntiharı, 1999) filmindeki Tim Weiner rolüyle gerçekleştirmiştir. Bu projenin ardından bağımsız sinemada ses getiren "The Deep End" (2001) filminde Tilda Swinton ile başrolü paylaşmış ve Michael Bay'in yapımcılığını üstlendiği kült korku yeniden çevrimi "The Texas Chainsaw Massacre" (Teksas Katliamı, 2003) kadrosunda yer almıştır. Aksiyon ve gerilim sinemasında kendine sağlam bir yer edinen aktör, Bruce Willis ile "Hostage" (Rehine, 2005), Tommy Lee Jones ile "In the Valley of Elah" (Tanrının Vadisinde, 2007), doğaüstü gerilim "The Ruins" (Lanetli Topraklar, 2008), Russell Crowe ile "The Next Three Days" (Kaçış Planı, 2010) ve aksiyon filmi "Charlie's Angels" (Charlie'nin Melekleri, 2019) gibi pek çok önemli Hollywood yapımında boy göstermiştir.
Televizyon dünyasında da oldukça üretken bir kariyer çizen Tucker, NBC'nin dram dizisi "The Black Donnellys" (2007) ve popüler aile dizisi "Parenthood" (2011–2014) bünyesindeki Belediye Başkanı Bob Little karakteriyle dikkat çekmiştir. Aktörün ekran önündeki en güçlü ve elektrikli performanslarından biri, karma dövüş sanatlarını odak noktasına alan "Kingdom" (2014–2017) dizisinde canlandırdığı Jay Kulina karakteri olmuştur. Bu rolün ardından FX'in ödüllü suç dizisi "Justified" (2015), fenomen bilimkurgu "Westworld" (2018–2022), Neil Gaiman uyarlaması "American Gods" (2017), suç draması "City on a Hill" (2019) ve başrolünü üstlendiği bilimkurgu dizisi "Debris" (2021) gibi ses getiren televizyon projelerinde kamera karşısına geçmiştir. Ayrıca müzik dünyasında da yeteneğini göstererek rol arkadaşı Nick Jonas'ın 2016 çıkışlı albümündeki "Champagne Problems" şarkısının söz yazarlığına katkıda bulunmuştur.
Özel hayatında, 2012 yılında Tara Ahamed ile evlenen ve bu evlilikten 2019 yılında ikiz çocukları dünyaya gelen Jonathan Tucker, setlerdeki yalnızlık hissiyle başa çıkmak için Transandantal Meditasyon yaptığını belirtmektedir. "Pegasus Fund" adlı kâr amacı gütmeyen bir insani yardım vakfının kurucusu olan sanatçı, Haziran 2024'te komşusunun evine düzenlenen bir haneye tecavüz olayı sırasında komşu aileyi güvenli bir şekilde tahliye ederek gerçek hayattaki kahramanlığıyla da basında geniş yer bulmuştur. Tucker, günümüzde Hollywood merkezli sinema ve televizyon projelerinde aktif olarak yer almaya devam etmektedir.
14 Aralık 1982 doğumlu Meksika asıllı Amerikalı oyuncu Jesse Garcia, sinema kariyerinde hem bağımsız yapımlarda hem de ana akım projelerde üstlendiği rollerle tanınmaktadır. Kariyerindeki en önemli çıkış noktalarından biri olan Quinceañera filminin yanı sıra, performansıyla Imagen Ödülleri'nde En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazandığı Flamin' Hot filmiyle geniş kitlelerce tanınmıştır.
Kariyeri boyunca tür çeşitliliğine önem veren Garcia; The Starling, The Comebacks, Tell It Like a Woman ve Spinning Dry gibi farklı yapımlarda izleyici karşısına çıktı. Aleksander ve Felaket, Korkunç, Berbat, Çok Kötü Bir Yolculuk ve Bakire ve Hamile gibi filmlerin kadrosunda yer alarak filmografisini zenginleştiren oyuncu, Good Dick, Bedrooms ve Adverse projeleriyle de dramatik yeteneğini sergiledi. Sinemanın yanı sıra The Pee-wee Herman Show on Broadway ile sahne deneyimi de yaşayan Garcia, oyunculuğun ötesine geçerek Sold ve Collisions filmlerinin yapımcılığını üstlenmiştir.