Kaynak
The Fountain
-
Filmi Oylayın:
-
Sinemalar.com Puanı:6.6/10
-
IMDB Puanı:
-
Yapım:
-
Tür:
-
Yönetmen:
-
Senaryo:
-
Yapımcı:
-
Görüntü Yönetmeni:
-
Müzik:
-
Dağıtım:
-
Filmin Websitesi:
-
Süre:1 saat 36 dk
-
Gösterim Tarihi:11 Mayıs 2007 (Türkiye)
-
Kaynak Oyuncuları
The Fountain, üç farklı zamanda biriminde, bir adamın sevdiği kadını kurtarmak için başından geçen bin yıllık serüveni konu almaktadır. 15. yüzyılda İspanya'da yaşayan Tomas ölümsüzlük verdiği sanılan efsanevi bir çeşmenin arayışına çıkar. Günümüzde, Tommy Creo isimli bir bilim adamı, kanser olan eşi İzzy'yi kurtarabilmek için umutsuzca bir tedavi yöntemi keşfetmeye çalışmaktadır. 25. yüzyılda, astronot olan Tom ise uzaydaki gezintisi sırasında kendisini çok uzun sürelerdir rahatsız eden olayların arkasındaki gerçekleri keşfeder. Bu üç adamın hikayesi tek ve ortak bir gerçeğe uzanmaktadır...
- Tüm Yorumlar
- -
- Sadece detaylı yorumlar
- 1
- 2
- 3
-

Bilinen bir gerçeği değiştirmek,ölümsüz hayata ulaşıp,sonsuza dek yaşamak,sevdiğiyle beraber.
Film çok farklı noktalardan sonunda tek ve değişmeyen gerçeğe uzanıyor.Duygu yüklü ve romantik tarafıda çok iyi.İzlerken etkileyebilecek ve merak uyandıracak bir yapım.Hugh Jackman ve Rachel Weisz birbiriyle uyum sağlamış.Herkese hitap etmeyen türden olduğunu düşünüyorum bu filmin ama bence çok iyiydi tavsiye ederim.
-
Film alışılmışın çok dışındaydı. Aslında çok basit bir film. Çünkü bence, aynen izlediğimiz ve anladığımız şeylerden oluşuyor film, öyle kastırmaya gerek yok.
Ölüm, yaşam, aşkın ölümsüzlüğü, evlilik bağı gibi konular mistik bir biçimde anlatılmış. Efektlere bayılanlara anlam vermek mümkün değil. Bilgisayar programıyla, hiçbir gerçekçiliğe gerek kalmadan renklerle oynanıp ortaya çıkabilecek efektlerdi, ahım şahım bir durum yoktu bence.
Eğer filmden büyük oranda etkileniyorsanız, çoğu yerinde boğaz düğümlenmesini yaşamanız muhtemel.
İnsanların yakınlarını, en sevdiklerini kaybetme sürecinde yaşadığı duyguları gözlemliyoruz. Hele iki insan arasındaki sevgi bağı aşk ise bu durum çok daha dramatik oluyor.
Film aslında ilk yarım saatte herşeyi anlatıyor geri kalanı onun üstüne kurulmuş inşaatı. İlk yarım saatten sonra filmi çözümlemek için uğraşıp duruyorsunuz ama sonunda farkediyorsunuz ki öyle beş bilinmeyenli denklem çözme eforu harcamaya gerek yokmuş, çoktan çözmüşsünüz durumu.
Çokça idealar dünyası işlenmiş. Benim gibi filmde gerçekçilik arayanlar için pek de iyi bir şey değil bu. Bazı sahnelerde anlatılanlar gerçek hayatta karşılık bulsada film genel itibari ile mitolojik fantaziler üstüne kurulu gibiydi. Ki zaten bazı uzak doğu felsefeleri ile bağlantıları var bildiğim kadarıyla.
Filmi yaratan kişi çokça kafa patlatmış, bu anlaşılıyor. Ortada taktir edilecek bir emek var. Fakat bu filmi sevmek için akıl mantığı kenara koyup izlemelisiniz. Film devam ederken yada bittikten sonra aşkın ölümsüzlüğü, ölüm ve yaşam arasındaki bağlantı gibi konularda düşünmezseniz anlamını yitirecektir.
Ayrıca filmin adı "kaynak" olsada daha çok evlilik yüzüğü çevresinde dönüyordu olaylar. Sanki çıkış noktası evlilik yüzüğüydü. Onun maddi ve manevi anlamı üstüne. Aslında fountain pen kelimesinin "mürekkepli kalem, dolma kalem" anlamlarına geldiğini bilerek bakacak olursak o zaman anlamlandırabiliyorsunuz. Çünkü izleyince mürekkebin ve kalemin filmde nasıl işlendiğini göreceksiniz. Ama "the fountain" kaynak, pınar anlamında kullanıldıysa sadece onu bilemem.
Bu arada müzikler tam filme göre olmuş. Çok baskın ve duyguları yaşamanıza çok yardımcı oluyor. Özellikle bazı sahnelerle müzikler arasında anahtar-kilit uyumu gibi bir uyum vardı.
İzlemek çok farklı bir deneyim gibi. Siz izleyin kendiniz yorumlayın derim.
-
filmin konusu karışık gibi görünebilir ama mükemmel bi senaryosu var .. bir kaç farklı hayatı tek bir noktada birleşmiştirler .. bence beğenmeyenler tekrar izlemeli ..
-
Oldukca Farklı Bu Dogru Herkeze hitap Eden bır Fılm olMaya Bılır Fakat köTu deMenız anlaMadıgıNız anlamına gelır.Filmi Beyendim.Gayet Basarılı Bi Yapım....10/7
-
bence çok karışık bi filmdi. senaryo parça parça birçok bölümden oluşuyor ve bence bütünlük oluşturmamış ama bence filmin en güzel yanı müzikleriydi. çok güzel diildi ama değişik br film izliyim diyorsanız izlemeye değer.
-
bence çok karışık bi filmdi. senaryo parça parça birçok bölümden oluşuyor ve bence bütünlük oluşturmamış ama bence filmin en güzel yanı müzikleriydi. çok güzel diildi ama değişik br film izliyim diyorsanız izlemeye değer.
-
Ben filmi kötü buldum.birçok arkadaş çok güzel filmdi dediği için birkez daha izlemeye karar verdim.Belkide o an kafam başka yerlerde olduğu için kötü geldi.
-
Darren Aronofsky böyle filmler yapmakta ustalaştı sanırım.gerek Requiem for a dream,gerek pi gerekse bu film görsellik ve kurgu bakımından harika filmler.
istanbul film festivalinde izlemiştim ben bu filmi ve çıkışta muhabbetlerden yakaladığım kadarıyla izleyiciler ikiye bölünmüştü.filmi çok sevenler ve ondan nefret edenler vardı.ama nefret edenler bile filmin görsellik anlamında bir numara olduğu görüşündeydi...
-
görsellik muhabbeti yapmayı pek sevmesem de adama yaptıran film.
onun dışında ben pek bir şey göremedim, belki de anlamadım. he izleniyor mu izleniyor bu film. sıkılmadan. -
çok harika bir filmdi izlerken inanılmaz etkilendim birden fazla hikayeyi tek bir hikayede toplamış olan yönetmene ve senariste tebriklerimi yolluyorum bence kaçırılmaması gereken bir film herkese iyi seyirler...
- Tüm Yorumlar
- -
- Sadece detaylı yorumlar




















