- Anasayfa
- Karakterler
- Patron
Patron
Canlandıranlar
Bu dikkat çekici başlangıcın ardından yeteneğiyle usta yönetmenlerin radarına giren oyuncu, Oliver Stone imzalı Alexander ve Woody Allen’ın yönettiği Match Point gibi yapımlarda boy gösterdi. 2007 yapımı Control filminde canlandırdığı Joy Division’ın menajeri Rob Gretton karakteri ise kariyerinde bir dönüm noktası oldu. Anton Corbijn yönetmenliğindeki bu biyografik filmdeki performansıyla Britanya Bağımsız Film Ödülleri’nde En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülünü kazanan Kebbell, aynı zamanda Londra Eleştirmenler Birliği tarafından da bu kategoride adaylığa layık görüldü.
Sinema kariyerine Stephen Frears imzalı Cheri filminde Michelle Pfeiffer ile kamera karşısına geçerek devam eden sanatçı, televizyon dünyasında da kendine yer buldu. Yer aldığı televizyon projeleri arasında Jimmy McGovern’ın kaleme aldığı ve BAFTA ödülüne layık görülen BBC dizisi The Street dikkat çeken çalışmalarından biridir. Kebbell, hem beyaz perdede hem de ekranda sergilediği karakter odaklı performanslarıyla İngiliz sinemasının üretken isimlerinden biri olmayı sürdürüyor.
Velizar Binev, 8 Mart 1967’de Sofya, Bulgaristan’da doğdu. Oyunculuk kariyerinde "Cehennem Melekleri 3", "Stonehearst Asylum" ve "Hitman" gibi uluslararası yapımlarda rol aldı.
Morgan Freeman, Amerikalı aktör. Hollywood'un en saygı duyulan oyuncularından bir tanesidir. İlk itibarlı filmi 1971’de çekilen Who Says I Can’t Ride a Rainbow? olmasına rağmen, Amerikan medyası tarafından daha önceleri pembe dizi Another World ve daha sonraları çok daha önce ayrılması gerektiğini söylediği PBS’in çocuklar için çektiği The Electric Company’deki rolleri sayesinde tanındı. 1980 yılının ortalarının başlarında Freeman kendisine babacan karakteri kazandıran önemli sinema filmlerinde rol almaya başladı. 1994 yılında The Shawshank Redemption filminde oynadığı rolle alkış topladı. Aynı yıl 44. Berlin Uluslar Arası Film Festivalinde jüri üyesi olarak görev aldı. Aynı zamanda Robin Hood: Prince Of Thieves, Unforgiven, Seven ve Deep Impact gibi filmlerde boş rolleri oynadı. 1997 yılında Lori McCreary ile birlikte Revelations Entertainment adlı prodiksiyon şirketini ve kız kardeşi ile birlikte eş başkan oldukları ClickStar adlı online film dağıtım şirketini kurdu. Aday olarak gösterildiği üç ödülden sonra ( En iyi yardımcı aktör olarak Street Smart ve en iyi aktör olarak Driving Miss Daisy ve The Shawshank Redemption) Million Dollar Baby filmindeki rolüyle 77. Akademi Ödül Töreninde En Yardımcı Aktör Ödülünü kazandı. Freeman belirgin ses tonuyla aranan bir seslendirme sanatçısı haline geldi. 2005 yılında tek başına iki filmin, War of the Worlds ve Akademi Ödülü sahibi belgesel film olan March of the Penguins’in seslendirmesini gerçekleştirdi. Freeman Bruce Almighty adlı başarılı filmde Tanrı olarak karşımıza çıktı ve eleştirmenden tam not alan ve gişede büyük başarı sağlayan Batman Begins ve 2008 yapımı The Dark Knight filmindeki Lucius Fox rolü kadar başarılı bir performans sergiledi. 2007 yılında Rob Reiner’ın yönettiği The Bucket List filminde Jack Nicholson ile birlikte kamera karşısına geçti. 2008 yılında Freeman, Frances McDormand ve Peter Gallagher ile birlikte başrolü paylaştığı, Mike Nichols tarafında yönetilen Country Girl ile Broadway’e döndü. Zaman zaman Nelson Mandela’yı konu alan bir film yapmak istedi. İlk girişimini Mandela’nın otobiyografisi olan Long Walk To Freedom eserini senaryolaştırmak istedi fakat neticelendiremedi. 2008 yılında piyasaya sürülen John Carlin'in Düşmanla Oynamak: Nelson Mandela ve Bir Ulusu Meydana Getiren Oyun isimli kitabının haklarını satın aldı. Clint Eastwood yönetmenliğinde Matt Damon ile birlikte kamera karşısına geçti. Filmde Freeman Nelson Mandela'yı canlandırıken Matt Damon ise rugby takımı kaptanı Francois Pienaar'ı canlandırdı. Evlilik öncesi ilişkilerden 1959 doğumlu Alfonso Freeman ve 1960 doğumlu Saifoulaye Freeman adlarında 2 çocuğu olan Freeman, Jeanette Adair Bradshaw ile 1967'de evlenip 1979'da boşandı. Bu evlilikten Morgana Freeman adlı kızı doğdu. 1984'te Myrna Colley-Lee ile evlendi, bu evliliği de 2010'da sonlandı. 2015 yılında üvey torunu olmasına rağmen kendi evinde çocuğu gibi büyüttüğü E'Dena Hines bir cinayete kurban gitmişti.
Kariyerinin son döneminde Nuri Bilge Ceylan’ın yönettiği ve dünya prömiyerini Cannes Film Festivali’nde yapan Ahlat Ağacı filminde rol aldı. Bu projede canlandırdığı Sinan’ın dedesi Ramazan karakteri, sanatçının beyaz perdedeki son performansı oldu. Mukadder Özdemir ile evli olan ve Barış, Özgür ve Giray adında üç çocuk babası olan Ercüment Balakoğlu, 23 Mart 2018'de İstanbul'da kanser sebebiyle hayatını kaybetti. Cenazesi Yeni Ayazağa Mezarlığı'na defnedilen sanatçı, geride pek çok unutulmaz karakter ve seslendirme çalışması bıraktı.
Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Akademisi'nden mezun olan Cihat Tamer, sanat yolculuğuna 1959 yılında Bakırköy Halkevi’nde amatör olarak adım attı. Profesyonel tiyatro kariyeri boyunca Münir Özkul Tiyatrosu, Bulvar Tiyatrosu, Üç Maymun Kabare Tiyatrosu, Devekuşu Kabare, Üsküdar Oyuncuları ve Dostlar Tiyatrosu gibi pek çok önemli toplulukta sahne aldı. Ayrıca Ercan Yazgan ile birlikte kendi adını taşıyan tiyatroyu kurarak çok sayıda oyunda izleyici karşısına çıktı.
Sinema ve televizyon dünyasında da geniş bir yer edinen sanatçı, özellikle Bizimkiler dizisindeki Şükrü ve Mahallenin Muhtarları’ndaki Muhtar karakterleriyle hafızalarda yer edindi. Kariyerinin ilerleyen dönemlerinde Tövbeler Tövbesi, Kraliçe, Vermem Seni Ellere gibi dizilerin yanı sıra Beyaz Melek, Mucize ve Paranoya gibi sinema filmlerinde farklı karakterlere hayat verdi. ÇASOD üyesi olan Tamer, sanat hayatına aktif olarak devam etmektedir.
15 Ekim 1928 tarihinde İstanbul'da doğan Ekrem Dümer, Türk tiyatrosu ve sinemasının en önemli karakter oyuncuları arasında yer alır. Sanat kariyerine İstanbul Şehir Tiyatroları'nda adım atan usta isim, sahne üzerinde kazandığı güçlü disiplini ve oyunculuk tecrübesini beyaz perdeye de başarıyla yansıttı. Kendisi gibi oyuncu olan Yalçın Dümer'in babası olan sanatçı, yarım asra yaklaşan meslek hayatı boyunca Yeşilçam’ın en güvenilir ve aranan simalarından biri oldu.
1950'li yıllardan itibaren sinemada yoğun bir tempoyla çalışmaya başlayan Dümer; genellikle polis komiseri, doktor, hakim, avukat ve fabrikatör gibi otorite sahibi rollerle izleyici karşısına çıktı. Sakin ve beyefendi kişiliğini yansıttığı bu karakterlerle filmlere ciddiyet ve inandırıcılık katan oyuncu, "Sosyete Şaban", "Tarzan Rıfkı" ve kült seri "Hababam Sınıfı Dokuz Doğuruyor" gibi pek çok yapımda görev aldı. Kariyeri boyunca Kemal Sunal, Tarık Akan ve Filiz Akın gibi yıldızlarla aynı seti paylaşan emektar oyuncu; "Üç Arkadaş", "Baraj", "Erkek Güzeli Sefil Bilo" ve "Sahipsizler" gibi çok sayıda önemli filmde de farklı karakterlere hayat verdi.
Sinemadaki uzun soluklu yolculuğunun yanı sıra televizyon dünyasında da iz bırakan Ekrem Dümer, 1990'lı yılların efsaneleşen dizisi "Süper Baba"da canlandırdığı Nihat karakteriyle hafızalara kazındı. Bu rolüyle genç kuşakların da beğenisini kazanan sanatçı, meslek hayatı boyunca yüzlerce projede yer alarak Türk sinema tarihinin vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Tiyatro ve sinemaya ömrünü adayan usta oyuncu, 23 Mart 2000 tarihinde 71 yaşındayken İstanbul'da hayata gözlerini yumdu.
Tiyatro sahnelerinin yanı sıra çeşitli mekanlarda takdimcilik de yapan sanatçı, bir dönem oyuncu Perran Kutman ile evlilik yaşamıştır. Kariyerinin ilerleyen dönemlerinde Devekuşu Kabare Tiyatrosu kadrosunda da görev alan Hüseyin Kutman, sinemaya geçişiyle birlikte Yeşilçam'ın karakteristik yüzlerinden biri haline gelmiştir. Canlandırdığı yardımcı roller ve özgün karakter tiplemeleriyle Türk sinemasında kendine has bir yer edinen oyuncu, beyazperdede aranan isimlerden biri olmayı sürdürmüştür.
Tiyatrocu Selim Bey ile Direkler Arası eğlencelerinin meşhur kantocularından Madam Mari'nin oğlu olan Faik Coşkun, sanatla iç içe bir ailede dünyaya geldi. Anne ve babasının Kastamonu'daki tiyatro turnesi sırasında doğan oyuncu, erken yaşlardan itibaren tiyatro kulislerinde ve sahnelerde yetişerek bu atmosferi soluma şansı buldu.
Kariyer yolculuğuna çok küçük yaşlarda adım atan Faik Coşkun, henüz 10 yaşındayken 1924 yılında ilk kez sahneye çıktı. Ailesinden devraldığı sanat mirasını sahnelerden beyazperdeye taşıyan oyuncu, çocukluk yıllarında başladığı bu serüveni ömrü boyunca sürdürerek Türk sinemasının ve tiyatrosunun emektar isimleri arasında yer aldı.
Bülent Kayabaş, 1945 yılında Eskişehir’de dünyaya geldi. Babasının Devlet Demiryolları’ndaki görevi nedeniyle çocukluk yıllarını Sivas ve Ankara gibi Anadolu’nun farklı şehirlerinde geçirdikten sonra tekrar Eskişehir’e dönerek lise eğitimini burada tamamladı. Ticari Bilimler Akademisi’nde eğitim gördüğü sırada, 1963 yılında Eskişehir Belediye Tiyatrosu’nun sınavlarını kazanarak profesyonel oyunculuk kariyerine adım attı. Tiyatro sahnesindeki birikimini pek çok özel toplulukta sürdüren sanatçı, sergilediği performanslarla 1981 yılında Avni Dilligil En İyi Oyuncu ödülünün sahibi oldu.
Sinema kariyerinde 1970’li yılların ikinci yarısında yaşanan türsel dönüşümde aktif rol alan Kayabaş, dönemin popüler yapımlarında Aydemir Akbaş ve Hadi Çaman gibi isimlerle birlikte en çok tanınan simalardan biri haline geldi. 1980’li yıllardan itibaren Türk sinemasının klasikleşmiş eserlerinde karakter oyuncusu olarak yer aldı. Zübük, Devlet Kuşu, Faize Hücum, Boynu Bükükler ve Talih Kuşu gibi filmlerdeki performanslarıyla hafızalarda yer edindi. Kariyerini televizyon dünyasına da taşıyan oyuncu; Çiçek Taksi, Ayrı Dünyalar ve Unutabilsem gibi dönemin ilgiyle takip edilen dizilerinde izleyici karşısına çıktı.
2000’li yıllarda Fasulye, Filler ve Çimen, Pardon ve Başrolde Aşk gibi dikkat çeken sinema projelerinde önemli sorumluluklar üstlenen sanatçı, 2007 yılında Yalancı Yarim dizisindeki Hulusi karakteriyle geniş kitlelerce bir kez daha takdir edildi. Oyunculuğunun yanı sıra seslendirme sanatında da iz bırakan Kayabaş, dünyaca ünlü çizgi dizi Winnie the Pooh’da Winnie ve Tigger karakterlerine sesiyle hayat verdi. Uzun bir aradan sonra Bir Kış Öyküsü müzikali ile tiyatro sahnelerine geri dönen usta oyuncu, son olarak 2016 yapımı Bir Baba Hindu filminde rol aldı.
Özel yaşamında 1981 yılında oyuncu Nur Sürer ile kısa bir evlilik yapan, daha sonra 2007’de Selma Kepekli ile dünya evine giren Kayabaş’ın Ümit adında bir oğlu bulunmaktadır. Türk sinemasının ve tiyatrosunun emektar isimlerinden Bülent Kayabaş, 19 Nisan 2017 tarihinde kalın bağırsak kanseri tedavisi gördüğü hastanede çoklu organ yetmezliği nedeniyle 72 yaşında hayata gözlerini yumdu. Cenazesi Teşvikiye Camii’nden kaldırılarak Feriköy Mezarlığı’na defnedildi.
Ankara Devlet Konservatuvarı Şan Bölümü’nden mezun olan Ferdi Atuner, sanat kariyerini İstanbul Devlet Opera ve Balesi bünyesinde sürdürdü. Sahne tozunu ilk olarak tiyatro kulislerinde yutan sanatçı, Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosu’nda önemli oyunlarda görev aldı. Sinema ve televizyon dünyasında kendine yer edinen oyuncunun ismi, bazı yapımların jeneriklerinde hatalı bir biçimde Ferdi Altuner olarak da kaydedilmiştir. Kariyeri boyunca 8 sinema filminde kamera karşısına geçen Atuner, farklı türlerdeki yapımlarda sergilediği performanslarla tanınmaktadır.
Kariyerinin ilk yıllarında 1976 yapımı Aşk Dediğin Laftır ile beyazperdede görünen oyuncu, 80’li yıllarda Metin Erksan imzalı Preveze’den Önce ve Yücel Çakmaklı’nın yönettiği Hacı Arif Bey, Küçük Ağa gibi önemli televizyon projelerinde rol aldı. Kartal Tibet’in yönettiği Çarıklı Milyoner ve Zeki Alasya imzalı Patron Duymasın gibi sevilen filmlerin kadrosunda yer alan Atuner, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu ve Keşanlı Ali Destanı gibi klasikleşmiş eserlerin televizyon uyarlamalarında da izleyiciyle buluştu. İlerleyen yıllarda Olacak O Kadar, Ayrılsak da Beraberiz ve Reyting Hamdi gibi popüler ekran projelerinde yer alarak televizyon dünyasındaki varlığını sürdürdü. Karakter oyunculuğuyla dikkat çeken sanatçı, son dönemlerinde Ahududu ve İki Arada Aşk gibi yapımlarla kariyerine devam etti.
Uzun yıllar süren oyunculuk serüveninde yüzlerce filmde kamera karşısına geçen Karadayı, canlandırdığı tiplemelerle Türk sinema tarihinin önemli bir parçası olmuştur. Yer aldığı projelerdeki karakteristik duruşuyla tanınan sanatçı, sinemaya bıraktığı geniş filmografisiyle hatırlanmaktadır.
Kariyerinin ilk profesyonel adımını 1942 yılında Ses Tiyatrosu’nda sahnelenen "Hava Cıva" operetiyle atan Önen, 60 yılı aşan sanat hayatı boyunca Türk tiyatrosunun en önemli topluluklarında görev aldı. Muammer Karaca, Dormen, Küçük Sahne ve İstanbul Tiyatrosu gibi pek çok köklü sahnede yüzlerce oyunda izleyici karşısına çıktı. Tiyatro sahnesindeki verimliliğini sinema ve dizi projelerine de taşıyan sanatçı, oyunculuğunun yanı sıra seslendirme sanatındaki ustalığıyla da geniş kitlelerce tanındı. Özellikle çizgi film karakterlerine hayat verdiği seslendirmeleri ve kariyerinin son döneminde Cem Yılmaz ile birlikte rol aldığı reklam filmi hafızalarda yer edindi. 13 Aralık 2013 tarihinde 92 yaşında hayata gözlerini yuman usta sanatçının cenazesi Feriköy Mezarlığı’na defnedildi.
Özel hayatında kendisi gibi oyuncu olan isimlerle hayatını birleştiren Fosforoğlu’nun, Muazzez Arçay ile olan evliliğinden aktör Ferdi Merter Fosforoğlu dünyaya gelmiştir. 1945 yılında bu evliliğini sonlandıran sanatçı, daha sonra Mualla Fırat ile evlenmiş ve bu birliktelikten 1948 yılında oğlu Enis Fosforoğlu doğmuştur. Türk sinemasına hem kendi performansıyla hem de yetiştirdiği sanatçı çocuklarıyla önemli katkılar sunan Renan Fosforoğlu, 1991 yılında hayatını kaybetmiş ve Karacaahmet Mezarlığı’na defnedilmiştir.
Kariyerindeki en dikkat çekici performanslarından birini Korkusuz Korkak filminde sergileyen oyuncu, burada Kemal Sunal’ın hayat verdiği Mülayim Sert karakterinin cimri patronu olarak izleyici karşısına çıkmıştır. Umudumuz Şaban filmindeki müteahhit rolünün yanı sıra, Cüneyt Arkın’ın başrolünde olduğu pek çok yapımda korkak ama kararlı örgüt üyelerini başarıyla canlandırmıştır. 1936 yılında İngiltere’de dünyaya gelen Gürçen, mücadeleci karakter yapısını yansıttığı rollerle dolu sinema yolculuğunun ardından 1996 yılında Madrid’de hayata gözlerini yummuştur.
10 Mayıs 1911 senesinde eski siyasetçi ve 2 dönem milletvekilliği yapmış Sami Çölgeçen ve Sıdıka Hanım'ın çocuğu olarak istanbul'da dünyaya gelen usta oyuncu Ankara Gazi Lisesi'nden mezun olduktan sonra Ankara Halkevi'nde birçok tiyatro oyunu tecrübe edinmiştir.
Kariyerinde 400'ü aşkın filmde görev alan oyuncu 15'ten fazla Hollywood ve 2 adet de İtalyan filminde rol almıştır.
O dönemler sadece sinemadan para kazanmanın zor olduğu bir dönemde Merkez Bankası'nda memurluk, Fransızca öğretmenliği gibi meslekler de edinmiştir.
Belgin Doruk'un kuzenidir. Aynı zamanda güzel oyuncu Emel Çölgeçen'in de amcasıdır.
Diğer bazı çok bilinen filmleri:
Yıkılmayan Adam
Aslan Bacanak
Kapıcılar Kralı
Devlerin Aşkı
Süt Kardeşler
Her Gönülde Bir Aslan Yatar
Nereye Bakıyor Bu Adamlar
Üç Kağıtçılar