Sinemalar.com
2019-09-01T00:19:23+03:00 2019-09-02T17:29:34+03:00

Dövüş Kulübü Filmi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Yayınlandığı tarihin üzerinden tamı tamına yirmi yıl geçmiş olmasına rağmen popüleritesinden çok da birşey kaybetmeyen Dövüş Kulubü filmini sizin için daha da anlamlı hale getireceğine inandığımız ilginç bilgilerden oluşan bir liste hazırladık. İyi okumalar! 

1. Palahniuk'un Dövüş Kulübü'nü yaratma ilhamı nereden geliyor?

Hikaye, uyarlandığı kitabın yazarı Chuck Palahniuk’un kendi hayatında yaşadığı sosyal tıkanıklıklardan ilham alınarak yazılmış. Şöyle ki;

Palahniuk, bir hafta sonu kamp yaparken çevredeki diğer kampçıların çıkardıkları gürültüden şikâyet etmiş ve bunun sonucunda da dayak yemiş. Ancak hafta içi ofise yara bere içinde gittiğinde kimsenin yüzündeki yaraları sormayıp sadece “Hafta sonun nasıl geçti?” diye sorduğunu fark etmiş. Çünkü eğer yaralarını sorarlarsa bu Palahniuk ve iş arkadaşları arasında kişisel bir etkileşim yaratacaktı, ancak belli ki iş arkadaşları kendisiyle olan ilişkilerini kişisel bir seviyeye taşıyacak kadar Palahniuk’u umursamıyordu. Yazar bu sosyal tıkanıklıktan çok etkilendi ve bu gözlemi romanın temelini oluşturdu.

2.

Her filmin başında olduğu gibi bu filmde de telif hakkı uyarısı var. Buraya kadar her şey sıradan ve normal… Ancak telif hakkı uyarısından sonra çıkan ve bir saniye gibi kısacık bir süre için ekranda beliren ikinci uyarı işleri sıradan olmaktan çıkarıyor. 

 
“Eğer bunu okuyorsanız bu uyarı sizin için. Bu anlamsız notta okuduğunuz her kelime hayatınızdan bir saniye çalıyor. Yapacak başka bir şeyiniz yok mu? Hayatınız zamanınızı başka şekilde harcamayı düşünmeyecek kadar boş mu? Ya da otoriteden o kadar etkileniyorsunuz ki saygı ve inancınızı her isteyene sunuyorsunuz. Okumanız gereken her şeyi okuyor musunuz? Düşünmeniz gereken her şeyi düşünüyor musunuz? Size istediğiniz söylenen her şeyi alıyor musunuz? Evinizden çıkın. Karşı cinsten biriyle tanışın. Aşırı alışverişi ve mastürbasyonu bırakın. İşinizi bırakın. Bir kavga başlatın. Yaşadığınızı ispatlayın. Eğer insanlığınızı kanıtlamazsanız sadece bir istatistik olursunuz. Uyarıldınız… Tyler”

3. Game of Thrones'un aksine, bu kez bardaklar bilinçli olarak kullanıldı

Filmde içecek sponsorluğu olmadığı söylense de, her sahnede en az bir Starbucks bardağı görmek mümkün. 

4. Yüksek topuklar nasıl yardıma koştu?

Birçok sahnede 178 cm boy ölçüsüne sahip Brat Pitt veya 180’lik Edward Norton’la gözüken, boyu 157 cm olan Helena Bohnam Carter çirkin ve uyumsuz bir görsel çıkmaması için sürekli çok yüksek platformlu ayakkabılar giyinmiş. 

5. Helena Bonham Carter'ın rol hazırlıkları

Helena Bohnam Carter, büründüğü Marla karakterinin obsesif karakteri ile çok bütünleşmiş olacak ki sette makyajını yapan kişiden her defasında makyajı sadece sol elle yapmasını rica etmiş. 

6. Peki ya Brad Pitt filmde yer almasaydı?

Pitt'in karakteri için yapımcılar önce Russel Crowe’u düşünmüş ancak daha sonra Brad Pitt’te karar kılınmış. 

7. Ya, Tyler'ı Edward Norton canlandırmasaydı?

Edward Norton, rolünü az kalsın Sean Penn veya Matt Damon’a kaptıracakmış.

8. Gerçekçi yatak sahneleri için uzayan çekimler

Brad Pitt ve Helena Bonham Carter’ın ekranda gösterilmeyen seks sahnelerinin seyirciye en çarpıcı haliyle sunulması için, gerekli olan orgazm seslendirmelerine tam 3 gün çalışılmış.

9. Bob'un vücudu nasıl böyle görünüyor?

Bob'un sarkık vücutlu görünmesi için kıyafetinin altına nerdeyse 45 kg ağırlığında kuş tüyü yerleştirilmiş.

10. Detaylarıyla akılları zorlayan bir film

Film boyunca Tyler Durden ve anlatıcı arasındaki özel ilişki hakkında ince ipuçları bulmak mümkün. Örneğin; ikilinin bulunduğu otomobil sahnesinde aracı Tyler'ın kullanmasına rağmen anlatıcı da şoför mahallinin bulunduğu taraftaki kapıdan iniyor. Bu sahne bir an için acaba dedirtse de sonraki sahnelerin heyecanı ile akıldan çıkıp gidiyor. Ta ki bir sonraki izleyişe kadar… 

11. Bu detayı gözden kaçırmış olabilirsiniz

Anlatıcı sahnelerinin başlarında her seferinde onu bir televizyonun önünde görmek, televizyonda ise Bridgeworth Suites reklamı görmek mümkün. Üstelik bu reklamda sağda Brat Pitt’i görebilirsiniz! 

12. Brad Pitt ve Edward Norton'ın detaylı rol hazırlıkları

Rollerine hazırlanırken Norton ve Pitt, boks ve tekvando dersleri alıp saatlerce UFC (Ultimate Fighting Championship) programına sadık kalarak çalışmış, bu kadarı akla yatkın değil mi? Peki ya size onların bir de sabun yapma dersi aldığını söylesek?

13. Oyunculuk için verilen tavizler

Edward Norton kendisini sigaranın en büyük düşmanlarından biri olarak tanımlasa da senaryo gereği aylarca çekimlerde sigara içmiş.

14. Dövüş Kulübü’nün ilk kuralı Dövüş Kulübü hakkında konuşmamaktır

Film, En İyi 100 Replik listesine 27. sıradan “Dövüş Kulübü’nün ilk kuralı Dövüş Kulübü hakkında konuşmamaktır” repliği ile girmiştir. 

15. Norton'dan Pitt'e gerçek bir yumruk

Anlatıcı karakterinin Tyler’ın kulağına vurduğu sahnede, Edward Norton gerçekten de Brad Pitt’e vurmuş. Normalde yalnızca vurmuş gibi yapması yeterli olacakken yönetmen David Fincher, çekimlere başlamadan hemen önce Norton’ı kenara çekerek Pitt’in doğal tepkisinin film için daha faydalı olacağını düşündüğünden bu vuruşun gerçek olmasını söylemiş. Zaten vurduktan sonra Pitt acı içindeyken Norton’ın gülümsemesi de çok net bir şekilde görülüyor. 

16. Filmin son sahnesi ile ilk sahnesi aynı

Filmin Tyler Durden ve Marla Singer'ın el ele tutuştuğu, Pixies'in Where's My Mind şarkısıyla efsaneleşen son sahnesi ile ilk sahnesi birebir aynı. 

Görüşleriniz