Sinemalar.com
2019-07-23T17:53:27+03:00 2019-07-25T12:06:01+03:00

La Casa De Papel 3. Sezonu İzlemeden Önce Hatırlamamız Gerekenler

2017 yılında hayatımıza giren Netflix yapımı “La Casa De Papel” özgün senaryosu ve hız kesmeyen akıcılığıyla izleyiciyi kendine bağlamıştı.

Her birinin bir uzmanlığı olan azılı suçlulardan oluşan bir ekibin, darphaneyi soyması ile başlayan hikaye, 19 Temmuz’da başlayan 3. sezonu ile tam gaz devam ediyor.

Henüz “La Casa De Papel” 3. sezona başlamayan dizi tutkunları için, ilk iki sezondan hatırlamak isteyebileceklerini derledik! Yoğun olarak spoiler içeren listemizi, dizinin ilk iki sezonunu izlememiş olanların okumasını tavsiye etmeyiz.

Şimdiden iyi seyirler dileriz.

1. Yeni Aşklar Doğunca, Ekibe Yeni İsimler Katıldı

Dizideki bütün kargaşanın içinde bazı aşk tohumları da vardı. La Casa De Papel'in Profesörü, kendisine ulaşmaya çalışan Ajan Raquel Murillo ile aşk yaşamaya başladı. Rahmetli Moscow’un oğlu, hafif saf çocuğumuz Denver ise rehin olarak aldıkları ve darphane müdüründen hamile olan Mónica Gaztambide ile önüne geçilemeyen bir elektriklenme yaşadı. Elektrik demişken, tabii ki soygun ekibinin delisi Tokyo ile Rio’nun arasındaki elektriği de yok sayamayız. Yani dizide 3 yeni çiftimiz oldu!

2. Ölenler, Kalanlar….

Profesörden sonraki adam, soygun ekibinin lideri Berlin, kendini feda edip öldü. Sırp kuzenler Oslo ve Helsinki ikilisinden de Oslo acılı bir sürecin ardından hayatını kaybedenlerden oldu.

Bir de hepimizi kendisine duygusal olarak bağlayan fedakar baba Moscow… Tokyo’nun darphaneye geri dönmeye çalışması esnasında vurularak, dizinin izleyicilerini göz yaşlarına boğmuştu.

3. Tokyo Neden Darphanenin Dışındaydı?

Herkesin sinirlerini bir nebze zorlayan Tokyo, Berlin’i de kızdırınca Berlin, Tokyo’yu bir sedyeye bağlayarak darphaneden atmış ve polislerin onu yakalamasını istemişti. Peki bu planı sonuç vermiş miydi? Tabii ki hayır! Tokyo aksiyon dolu bir kaçışın ardından, motorla uçarak darphaneye geri dönmüştü.

4. Berlin’in Yaptığı Yanına Kar Kalacak mıydı?

Tabii ki hayır! Profesör, onu cezalandırmak için gerçek adını ifşa etti! Çünkü Berlin, Tokyo’yu atarak bütün planı neredeyse bozuyordu ve bu olay Moscow’un vurulmasına sebep oldu.

Ancak Profesör’ün düşünemediği bir nokta vardı. Kimliği açıklanan Berlin, işlemediği birçok suçla yepyeni bir sabıka kaydı ile halka tanıtıldı.

5. Berlin Halka Neden Kötü Gösterilmek İstendi?

Çünkü; soyguncular halkın sempatisini kazanmıştı! Soygunun altında tatlı bir isyan saklıydı. Ayrıca bu yaratıcı soygun ekibi aslında kimsenin parasını çalmıyordu. Alacakları paraları kendileri basıyordu.

Polis, bu sempatinin yıkılması için Berlin’e çeşitli yüz kızartıcı suçları yakıştırıp fotoğraflarını bütün haberlerde gösterdi!

6. Kendini Ekibinin Kaçabilmesi İçin Feda Eden Berlin Kimdi?

Bunu Profesör’le yedikleri efsane yemek sahnesinde öğrendik: Berlin aslında Profesör’ün abisiydi ve soygun da aslında bu iki kardeşin babalarının hayalleriydi. Ekibin beyni olan Profesör bütün hayatı boyunca bu soygunu düşünmüştü. Bu yüzden ekipteki tek sabıkasız isim de oydu!

7. Bu Kadar Anlattık, Soygun Ne Oldu?

Berlin’in kendini feda etmesi, ekipten birkaç kişinin ölümü ile de olsa soygun başarılı oldu! Şimdi ekibe yeni katılanlarla “La Casa De Papel” hayatımıza geri dönüyor.

8. Sonuç Olarak…

Kimileri “overrated” olarak değerlendirse de; kapitalist düzene başkaldıran, iyiyi ve kötüyü sorgulatan, karakterleriyle birbirinden çok farklı insanların nasıl bir ekibe dönüşebileceğini gösteren, aksiyonu hiç bitmeyen ama duygusal anlar da yaşatan “La Casa De Papel” 3. sezonuyla 19 Temmuz itibariyle Netflix üzerinden izlenebilir.

Görüşleriniz