bir tarantino hayranı olarak onun en iyi filmelrinden biri olduğunu söleyebilirim karakterler geçekten müthiş ve hepsi tamamen farklı kişilikler ve takma isimler tamamen oturmuş.. mr blonde favorim ayrıca:-)sonu da gerçekten müthiş izlemeden geçmeyin derim...
film harikaydı ya...bay sarışının dans sahnesi ve işkence sahnesine çok güldüm.çok komikti ya..:d..adamlar bi soygun yapıo ortalık kan gölüne dönüyo..son 3 lü sahneside süperdi..ya fazla söze ne gerek var film müthişti..herkeze tavsiye ederim..
bu filmi izlerken nerdeyse tüm iç organlarımın yerinde olmasına sevindim. böyle işkenceler başka bir filmde görmek mümkün değil her an gerilm her an korku yaşanacak bir film hele öyle bir sahne vardıki adamın kulağını kesiyolardı orda koptum zaten
gerçek mütiş bir filmdi.tim roth yaralı adam rolünü çok iyi oynamış ve filmde çok iyi bir performans sergilemiş.michael madsen desen ayrı bir psikopat izlerken hem güldürüyor hem dehşete kapılıyorsunuz.o polisi dövme sahneleri gerçekten çok feci idi.ayrıca michael madsen polisin kulağını ustura ile kestiği sahnede içim bir garip oldu.insanlar bazen bir yabancıya dostlarından daha fazla güvenebiliyor.filmin sonu bir anda biti ama geriye unutulmaz bir kare bırakarak ve çok etkileyici idi..film gerçekten mütiş olmuş aldığı puanı ve övgüleri hakediyor. mutlaka izleyin bu film kaçmaz arkadaş.!
tarantino "ucuz roman'a" doğru giderken adeta geliyorum demiş.bu sıradışı yönetmen iyi ki liseyi terk etmişiyi ki bi cd-televizyon dükkanında iş bulup çalışmış diyiveresiniz geliyor..bu filmin senaryosunu da tarantino yazmış ve bu projesini gerçekleştirmek için kapı kapı dolaşmış o zamanlar garibim sonunda bir yolunu bulup projesini hayata geçirmil geçirmesine ama yine de yeterince maddi kaynak bulamadığı için "bay mavi" için çekilecek sahneler malasef iptal edilmiş ve "mavi" filmin başında öldürülmüş...filmin başı diyorum sanki başı ile sonu arasında "baş-son" ilişkisi varmış gibi.bence film baştan sona "sonu ne olacak başı ne idi" psikolojisinden uzak izleniyor.filmde "anı yakalamasınız.bu "bir adet lokanta ve bir adet depo"da çekilen filmde "bay sarı" olup "köstebek" psikolojisinin o en dayanılmaz "anlarını",bay beyaz olup profesyonel kanun kaçağı olsanız bile insana değer verebilme "erdemini",bay pembe olup olaylara sürekli şüpheli yaklaşmanın "artılarını-eksilerini", ve bay turuncu olup psikopatlığın ne boyutlara ulaşabileceğini hissedin, yakalayın.filmin sonunda gökten 4 elma düşsün elinize:güven(beyaz),korku(sarı),şüphe(pembe),acımasızlık(turuncu)
klasik bir tarantino tekniği; mevcut olayı farklı farklı yerlerine geriye dönüşlerle anlatıyor, ardından bir anda bitiriveriyor. death proof gibi kısır bir senaryodan güzel bir film çıkarmayı becermiş biri bu güzel filmi de gayet iyi kotarmış, kusursuz...
ingiltere kraliçesinin bile favori filmiymiş daha ne olsun, izleyici ve film arasında büyük bir bağ oluşmadan farklı bir anlatımla işlenen değişik ve kısa konulu bir film... tarantino'nun yönetmenliği yaptığı ve oynadığı ilk film sanırım sonrasını da aslında hatırlamıyorum ama bilen varsa ve paylaşırsa sevinirim...
klasik bir tarantino tekniği; mevcut olayı farklı farklı yerlerine geriye dönüşlerle anlatıyor, ardından bir anda bitiriveriyor. death proof gibi kısır bir senaryodan güzel bir film çıkarmayı becermiş biri bu güzel filmi de gayet iyi kotarmış, kusursuz...
baştan sona çekirdek kadro etrafında dönen,yalın ve basit olmasına karşın fevkalade merak uyandıran,sinema tarihinin kültleri arasına giren bir tarantino başyapıtı.bu filmde gerçekten daha önce görülmeyen "şaşırtmacalı öykü" tekniğinin ilk denemelerinden biri ortaya konuyor.yani,polisi kim tahmin eder ki :).steve buscemi de (mr. pink rolünde) malı kaparken bir diğer başyapıt olan fargo'da bu kadar şanslı ve gözü açık değildi :)!ne de olsa "o bir profesyonel" di mi !
Rezervuar Köpekleri
Sinepedi Katılımcıları