Yılmaz Güney

Yol Film Müziği
Yılmaz Güney profil resmi Facebook'ta Paylaş
Ekle
9.3/ 10
532 oy
569 kullanıcının favorisi

Yılmaz Güney

Türkiye

01 Nisan 1937

09 Eylül 1984 

Biyografisi

Yılmaz Pütün, bilinen adıyla Yılmaz Güney (1937-1984) Kürt kökenli aktör ve yönetmen. Çirkin Kral lakabıyla da bilinen sanatçı, 60'lı yıllarda birçok filmde başrolde oynadıktan sonra, 70'li yıllarla birlikte toplumsal içerikli gerçekçi filmler çekip yönetmeye başladı.

Yılmaz Güney 1937'de yılında fakir bir ailenin çocuğu olarak Adana'da dogdu. Dokuz yaşında çalışmaya başladı. İlk işi çobanlıktı. Lise yıllarında DORUK adında bir sanat dergisi çıkarttı.Hikayesinden ötürü 1955 yılında gözaltına alındı ve hakkında dava açıldı.1957 yılında davası sonuçlanmış ve yedi buçuk yıl agır hapis, iki buçuk yıl sürgün cezasına çarptırıldı. 1964 yılında dönemin ünlü sinema yıldızı Nebahat Çehre ile evlendi ve bu evlilik 4.5 yıl sonra boşanmayla sonuçlandı. 1968 yılında askere gitti. 1971 mayısında ülkedeki birçok aydın, yazar, sanatçı gibi gözaltına alındı, ancak genel afla serbest kaldı. Bu dönemde tanıştığı kendisinden 15 yaş küçük Fatoş Güney ile 1972'de evlendi. Bu birliktelikten 1971'de Yılmaz adında bir oğulları oldu. 1974 Eylül'ünde Endişe adlı filmin çekimi için bulunduğu Adana'nın Yumurtalık ilçesinde ilçe savcı Sefa Mutlu'yu öldürülmesi nedeniyle 19 yıl ceza aldı. 1976 yılında Kayseri cezaevindeyken babasını kaybetti.

Cezaevindeyken Güney adlı bir kültür sanat dergisi çıkardı, fakat sıkı yönetimin tekrar gelmesiyle dergi, on üçüncü sayısında kapatıldı ve hakkında yazdıklarından ötürü on ayrı dava daha açıldı. Hapiste bulunduğu dönemde üretken bir görüntü çizdi, 1978'de Sürü ve 1979'da Düşman filmlerinin senaryosunu hapiste yazdı. İki filmi de Zeki Ökten yönetti. 1981 Ekimi'nde izinli olarak çıktıgı Isparta yarı açık cezaevinden önce İsviçre, ardından Fransa'ya kaçtı. Senaryosunu yine hapisteyken yazdığı ve Şerif Gören'in yönettiği 1982 yapımı Yol filmi, 1982 Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye kazandı. Ödülü Güney bizzat aldı. 1983'te Duvar adlı son filmini de Fransa'da çekti. Bu arada hapisten kaçması üzerine 22 yıl fazladan hapis cezasına çarptırıldı ve Türk vatandaşlığından çıkarıldı.

Güney, 1984'te Paris'te mide kanseri nedeniyle hayatını kaybetti. Cenazesi Paris'in ünlü mezarlığı Pere Lachaise'e gömüldü. Yılmaz Güney'in oğlu Yılmaz haricinde evlilik dışı bir ilişkiden 1966 doğumlu Elif adında bir kızı bulunuyor. Elif Pütün, halen Fransa'da yaşamakta ve orada pedagog olarak çalışmaktadır.

Devamı
Gizle

Katkıda Bulunduğu Son 8 Yapım

Hepsini Göster
Popüler Yorumlar
ALFREDO (Artist) | 22 Eylül 2012, 01:21

bu adam gibi bir adam yüzyılda bir gelir sinemaya ama kıymetinin bilinmeyip yabancı topraklarda ülkesine hasret ölmüştür.Keşke tanışabilseydim ama o adar şanslı değildim ben doğduğumda o çoktan ölmüştü. Nazım -Ahmet -Namık-Yılmaz- daha niceleri

0
+7
Aimless (Dublör) | 23 Aralık 2012, 19:08

Askerlerden kaçan siyasi adamları evine alır ve tavan arasına saklar. Askerler kapısını çalar ve siyasetçileri görüp görmediğini sorarlar. Tavan arasındalar cevabını alınca gülüp geçerler :D

0
+4
Tüm yorumlar (136)
hkndrsn (Amatör) | 14 Nisan 2014, 23:34

Ezilen halkların sınıf kardeşliği en büyük silahlarımızdan biridir.Dost ve düşman bilsin ki kazanacaz mutlaka kazanacaz.Bir köle olarak yaşamaktansa bir özgürlük savaşçısı olarak ölmek daha iyidir.Çirkin Kral

Cevap Yaz
0
0
Sedatkrkmz (Figuran) | 01 Nisan 2014, 20:25

Hakimi Ölümle Tehdit Eden ADAMdı be ÇİRKİN KRAL

Cevap Yaz
0
0
Sedatkrkmz (Figuran) | 01 Nisan 2014, 20:24

Hakimi Ölümle Tehdit Eden adamdı be Çirkin KRAL

Cevap Yaz
0
0
MehmetEOquz (Figuran) | 01 Nisan 2014, 09:54

Bir Kral hiçbir zaman bu kdar ÇİRKİN olamaz en iyisisin usta...

Cevap Yaz
0
0
serkannix (Figuran) | 19 Ocak 2014, 21:34

hayat bize mutlu olma şansı vermedi sevgili.
biz kendimizden başka herkesin
üzüntüsünü üzüntümüz, acısını acımız yaptık çünkü
dünyanın öbür ucunda, hiç tanımadığımız
bir insanın gözyaşı bile içimizi parçaladı...

türkiye'de devrimciliği lumpenlikle buluşturmuş kişilerdendir. tarzı, işlediği konuya katalizör olmuş bu yolla ne kadar içinden çıktığı kitleyi yakalamışsa onu o haliyle de sevmiş, kabul etmiştir. kitleyi değil düzeni değiştirmeyi amaçlamış, sosyalistliği retorikten lumpenliğe taşımıştır.

Cevap Yaz
0
0
Görüşleriniz