- Anasayfa
- Tüm Filmler
- En Yeni Aksiyon Filmleri
En Yeni Aksiyon Filmleri
Gardiyan filmiyle başlayan hikâye, Gardiyan 2 ile kaldığı yerden devam ediyor. Emekli ve sert mizacıyla tanınan eski polis memuru Muthuvel Pandian, ilk filmde yaşanan olayların ardından kendini çok daha büyük ve tehlikeli bir tehdidin tam ortasında buluyor. Geçmişin izleri ve bitmek bilmeyen hesaplaşmalar, Pandian’ı bir kez daha adaleti kendi yöntemleriyle sağlamaya zorluyor.
Yönetmen koltuğunda Nelson Dilipkumar’ın oturduğu yapımın dev oyuncu kadrosunda Rajinikanth'a Mohanlal, Ramya Krishnan, Mithun Chakraborty ve Vijay Sethupathi gibi güçlü isimler eşlik ediyor. Shivaraj Kumar, Mirnaa ve Hrithik Roshan gibi oyuncuların da dahil olduğu bu geniş kadro, aksiyon dozunun yükseldiği sahnelerde dramatik yapıyı perçinliyor. Anirudh Ravichander’in müzikleriyle atmosferi desteklenen film, Muthuvel Pandian’ın karşı karşıya geldiği bu yeni düşmanla olan zorlu mücadelesini odağına alıyor.
İsmayıl Sefereli’nin yönetmenliğini üstlendiği "44", 2020 yılında yaşanan İkinci Karabağ Savaşı’nın dramatik ve sarsıcı atmosferini merkezine alıyor. Azerbaycan’ın 44 gün süren Vatan Savaşı mücadelesini beyazperdeye taşıyan film, cephe hattındaki amansız savaşı bir komutan ile Türkiye’den gönüllü olarak yardıma gelen bir doktorun kesişen hayatları üzerinden anlatıyor. Türkiye ve Azerbaycan arasındaki sarsılmaz bağların işlendiği yapım; Bakü, Şuşa, Ağdam, Füzuli ve Cebrayıl gibi çatışmaların izlerini taşıyan gerçek mekanlarda çekilen sahneleriyle savaşın gerçekliğini yansıtıyor.
Filmin hikâyesinde Özge Gürel, savaşın yıkıcı etkileri arasında hayat kurtarmaya çalışan ve aynı zamanda duygularına sahip çıkmak için direnen ortopedi cerrahı Zeynep Özdemir karakterini canlandırıyor. Kadroda kendisine özel kuvvetler subayı Reşad Halilov ve operasyon grubunun komutanı Albay Ramazan Kerimov eşlik ediyor. Cephe gerisindeki fedakarlıkları ve vatan savunması için ayağa kalkan bir neslin azmini konu alan film, iki ülke arasındaki dayanışmayı özel kuvvetlerin kararlılığı ve derin insan hikâyeleriyle harmanlayarak işliyor.
Aadarsha Kutumbam, aile bağlarının ve toplumsal değerlerin merkezde olduğu sürükleyici bir hikâyeyi beyazperdeye taşıyor. Filmin dramatik yapısını şekillendiren oyuncu kadrosunda Venkatesh, Srinidhi Shetty, Nara Rohith ve Nivetha Pethuraj gibi isimler öne çıkarken; Yuvina Parthavi, Raja Prajwal, Rao Ramesh, Satya ve Brahmaji de anlatıya derinlik katan karakterlere hayat veriyor.
Yönetmen koltuğunda oturan Trivikram Srinivas, aynı zamanda filmin senaryosuna da imza atarak hikâyenin duygusal tonunu belirliyor. Yapımcılığını S. Radha Krishna’nın üstlendiği projenin teknik mutfağında ise görüntü yönetmeni Ravi K. Chandran ve kurgu masasında Sreekar Prasad yer alıyor. S. Thaman’ın besteleriyle atmosferi güçlenen film, bir ailenin iç dinamiklerini ve karşılaştıkları zorlukları temel alan bir olay örgüsü sunuyor.
Avatar Aang: Son Hava Bükücü (2026), sevilen animasyon dizisi Avatar: The Last Airbender’ın finalinden birkaç yıl sonrasında geçen heyecan dolu bir animasyon filmidir. Yapım, Avatar Aang ve arkadaşlarının 20’li yaşlarının sonlarındaki hayatlarına odaklanarak izleyicileri yeniden Dört Ulus’un büyüleyici dünyasına götürüyor.
Filmde, dünyanın son hava bükücüsü ve Avatar olan Aang, Hava Göçebeleri kültürünü yeniden canlandırabilecek kadim bir güç ile efsanevi bir hava bükme asasının varlığını keşfeder. Bu gizemli güç, yalnızca kaybolan mirası geri getirme umudu taşımakla kalmaz, aynı zamanda yanlış kişilerin eline geçmesi halinde dünya barışını tehdit edecek büyük bir tehlike de yaratır.
Hikâye, Aang ve ekibinin hayatta kalan başka bir hava bükücü olan Tagah’ı bulmasıyla yeni bir boyut kazanır. Bu keşif, Hava Göçebeleri’nin yeniden doğuşu için kritik bir dönüm noktası olur. Aang, kadim gücü güvence altına almak ve halkının mirasını korumak için zorlu bir yolculuğa çıkar.
Bu epik macerada Aang’e, yetişkinlik dönemlerindeki en yakın dostları Katara, Sokka, Zuko ve Toph eşlik eder. Eski dostluklar, yeni tehditler ve büyük sorumluluklarla şekillenen Avatar Aang: Son Hava Bükücü, aksiyon, macera ve duygusal anlatımı bir araya getirerek serinin hayranlarına nostaljik ama taze bir deneyim sunuyor.
When a militia of unidentified hostiles coordinates a coup against the United States, the president must fight back by utilizing the highly classified offensive capabilities of his armored limousine, nicknamed The Beast. Oynayan Oyuncular: Samuel L. Jackson, Joel Kinnaman, Guy Burnet Executive Producer: Nicki Cortese, Peter Berg, Wayne Marc Godfrey Producer: Keith Kjarval, John Logan Pierson Director: Renny Harlin Writer: Umair Aleem Stunt Double: Cali Nelle Original Music Composer: Tuomas Kantelinen Director of Photography: Jacques Jouffret Editor: Alex Rodríguez Sound Editor: Willy Vila
Bir grup eski çocukluk arkadaşı tekrar bir araya gelir. Ancak tesadüfen tehlikeli, uluslararası bir komployu keşfettiklerinde buluşmaları çılgın bir hâl alır ve dünyayı kurtarmaları gerekir.
Suri, gösterisi sırasında gerçekleştirdiği bir sihirbazlık numarasıyla küçük bir kızı yanlışlıkla ortadan kaldırır. Ancak bu kaza, sıradan bir durumun ötesine geçerek dilekleri yerine getiren bir cinin serbest kalmasına neden olur. Şehir hayatını keşfetmeye başlayan bu küçük kız, öfkelendiği anlarda kontrol edilemez güçlerini açığa çıkararak çevresindekiler için sıra dışı bir maceranın kapılarını aralar.
Yönetmen koltuğunda Shashank Yeleti’nin oturduğu yapımda, hikâyenin merkezindeki çatışmayı Fahadh Faasil üstlenirken; kadroda kendisine Ssara Palekar, Saurabh Sachdeva ve Venkatesh Kakumanu eşlik ediyor. Görsel efektleri ve fantastik atmosferiyle dikkat çeken Don't Trouble the Trouble, gizemli bir büyünün peşinde sürüklenen sürprizlerle dolu bir serüveni beyaz perdeye taşıyor.
After discovering his ability to resurrect 72 hours after death, job seeker Seok-hwan finds himself pursued by those who have become aware of his existence. Oynayan Oyuncular: Koo Kyo-hwan, Shin Seung-ho, Kang Ki-young, Kim Si-a, Kim Sung-ryung, Kim İn-woo, Hwang Geun-hyung Director: Baik Comic Book: Chae Yong-taek, Kim Jae-han Screenplay: Park Jung-sin Executive Producer: Syd Lim
Kast sisteminin gölgesinde, şiddet ve baskıcı erkeklik figürlerinin şekillendirdiği bir dünyada geçen hikâye, Tamil Nadu’nun kırsalında ayrılmaz iki çocukluk arkadaşının yaşamına odaklanıyor. Geleneklerin ve toplumsal sınıfların sert kurallarıyla sarmalanan bu iki gencin hayatı, çevrelerindeki düzene alışılmadık bir perspektiften bakan Dorothy’nin gelişiyle kökten bir değişime uğruyor.
Karthik Subbaraj’ın yönetmen koltuğunda oturduğu filmin merkezinde, Dorothy karakterinin sergilediği şefkatli duruşun yerleşik toplumsal normlara karşı sessiz ama etkili bir meydan okumaya dönüşmesi yer alıyor. Keerthy Suresh, Sananth ve Rishikanth gibi isimlerin hayat verdiği karakterler arasındaki dinamikler, şiddetin hüküm sürdüğü bu coğrafyada vicdan ve bağlılık kavramlarını sorgulatıyor. Jeeva Subramanian ve Ramachandran Durairaj’ın da kadrosunda yer aldığı yapım, kırsalın sert gerçekliğini dramatik bir dille yansıtıyor.
The Vvaan, rasyonel bir bakış açısına sahip şehirli bir adamın, atalarından miras kalan ve girilmesi yasak olan gizemli bir ormana karşı meydan okuyuşunu konu alıyor. Modern dünyanın mantığıyla hareket eden kahraman, kadim yasakları çiğneyerek ilahi bir tanrıçanın uyanışına neden olurken, evrenin mantık sınırlarını aşan güçlerle yönetildiğini acı bir tecrübeyle fark ediyor.
Sidharth Malhotra'nın başrolünde yer aldığı bu epik mücadelede, köyünü mutlak bir yok oluştan kurtarmak isteyen karakterin tek kurtarıcıya dönüşme süreci işleniyor. Tamannaah Bhatia, Nimrat Kaur ve Sunil Grover gibi isimlerin eşlik ettiği geniş oyuncu kadrosuyla film, geleneksel inançlar ile modernitenin çatışmasını karanlık bir atmosferde izleyiciye aktarıyor. Köy halkının kaderi, doğaüstü güçlerin gazabına karşı durmak zorunda kalan bu rasyonel adamın ellerine bırakılıyor.
Owen Wilson’ın sesiyle hayat verdiği Charlie the Wonderdog, sıradan bir köpeğin duygusal ve macera dolu yolculuğunu konu alıyor.
Charlie, sahibiyle güçlü bir bağ kurmuş sevimli bir köpektir. Ancak beklenmedik bir ayrılık sonrası kendini uzun ve zorlu bir serüvenin içinde bulur. Yol boyunca farklı insanlarla ve yeni yaşamlarla karşılaşan Charlie, gittiği her yerde insanların hayatına dokunarak onların değişmesine neden olur.
Bir yandan yuvasına geri dönmenin yolunu arayan Charlie, diğer yandan sadakat, dostluk ve ait olma duygusunun anlamını keşfettiği unutulmaz bir yolculuğa çıkar.
Zengin ve güçlü bir sanayicinin yanında çalışan Cole Reed, patronunun gözleri önünde katledilmesine tanıklık eder. Ancak olay yerindeki kanıtlar hızla aleyhine değiştirilince, işlemediği bu cinayetin baş şüphelisi konumuna düşer. Bir anda adaletten kaçan bir firari haline gelen Reed, hem hayatta kalmak hem de üzerindeki ağır suçlamadan kurtulmak için tehlikeli bir yolculuğa çıkar.
İsyan, başkarakterin masumiyetini kanıtlama çabasını merkezine alırken, Cole Reed'in peşine düştüğü ipuçları onu çok daha derin ve karanlık bir şebekeye ulaştırır. Uluslararası ölçekli bir komplonun ortasında kalan Reed, görünmeyen düşmanlarına karşı gerçeği gün yüzüne çıkarmaya çalışırken amansız bir takibin öznesi olur.
1980'lerin Secunderabad'ında geçen The Paradise, toplumun kıyısında kalmış bir kabilenin sistematik baskılara karşı verdiği varlık mücadelesini konu alıyor. Ayrımcılığın hüküm sürdüğü bu dönemde, dışlanan kabile üyeleri vatandaşlık haklarını elde etmek ve kimliklerini kabul ettirmek için zorlu bir yola girer. Hikâye, bu topluluğun uğradığı haksızlıklara karşı beklenmedik bir liderin rehberliğinde birleşmesini ve düzene karşı duruşunu temel alıyor.
Nani’nin performansıyla sürüklediği yapımın oyuncu kadrosunda Kayadu Lohar, Mohan Babu, Raghav Juyal ve Keerthy Suresh gibi isimler yer alıyor. Yönetmen Srikanth Odela, dramatik çatışmalarla örülü bu mücadeleyi Sonali Kulkarni, Tanikella Bharani ve Sampoornesh Babu gibi oyuncuların hayat verdiği karakterlerle zenginleştiriyor. Sosyal adaletsizlik ve özgürlük arayışını odağına alan film, bir halkın onur mücadelesini dönemin atmosferiyle harmanlayarak aktarıyor.
Mitti De Putt, iki köy arasında nesillerdir devam eden ve fitili ateşleyenlerin çoktan yok olduğu köklü bir düşmanlığı odağına alıyor. Hikâyenin merkezindeki genç adam için bu tarihi hesaplaşma, amcasının büyükanne ve büyükbabasını katledip annesini kaçırdığı gün kişisel bir trajediye dönüşür. Elinde sadece bastığı topraklar ve o toprağın üzerine ettiği yemin kalan genç adam, dökülen kana kanla karşılık vermek üzere zorlu bir yolculuğa çıkar.
R Malkana'nın yönetmen koltuğunda oturduğu ve Amar Hundal tarafından kaleme alınan filmde, başroldeki Dev Kharoud’a Sharan Kaur, Vikramjeet Virk ve Yograj Singh gibi isimler eşlik ediyor. Annesini geri getirmek için onu kaçıran adamla yüzleşmek zorunda kalan kahraman, intikam yolunda toprağın talep ettiği bedelin sandığından çok daha ağır olduğunu fark eder. Dram ve gerilim dolu bu anlatı, sadakat ile intikam arasındaki ince çizgiyi sorguluyor.
Kumar, babasının yıllardır gizli tuttuğu karanlık geçmişin gölgesinde büyüyen bir gencin dramatik hikâyesini merkezine alıyor. Ailesinin sakladığı sırlardan habersiz olan genç adam, farkında olmadan babasıyla aynı kaderi paylaşmaya başlar ve kendini tehlikeli bir kumar batağının tam ortasında bulur.
Geçmişin tekerrür ettiği bu süreçte ana karakter, içine düştüğü bu amansız dünyada ayakta kalmaya çalışırken hem kendi sınırlarını hem de babasının bıraktığı mirası keşfeder. Film, kuşaklar arası aktarılan trajik bir döngünün pençesinde sürüklenen bir hayatın sarsıcı detaylarını işliyor.
Hawaii'deki uçak kaçırma olayının üzerinden altı yıl geçmişken, Mi-yeong bir yandan asi kızı Nari ile uğraşmakta bir yandan da işsiz eşi Seok-hwan ile hayatın zorluklarına göğüs germeye çalışmaktadır. Eski bir tanıdığı olan kabin memuru Hyun-min, aileyi lüks bir yolcu gemisinde gerçekleşecek olan düğününe davet edince Mi-yeong bu durumu bir tatil fırsatına dönüştürmek ister. Ancak kocasının ve kızının ilgisizliği üzerine Mi-yeong, Hyun-min’in ailesi ve çekici sihirbaz Ji-hoon ile birlikte bu yolculuğa tek başına çıkmaya karar verir.
Uhm Jung-hwa’nın canlandırdığı Mi-yeong’un huzurlu tatil planı, düğün arifesinde geminin silahlı saldırganlar tarafından ele geçirilmesiyle büyük bir kabusa dönüşür. Olayların ortasında Seok-hwan ve Nari’nin de kaçırılarak gemiye getirilmesi, durumu daha da karmaşık bir hale getirir. Park Sung-woong, Lee Sang-yun ve Bae Jung-nam gibi isimlerin eşlik ettiği bu gerilim dolu hikâyede Mi-yeong, saldırının asıl hedefinin kendisi olduğunu ve çok daha büyük bir komplonun içine çekildiğini fark eder. Yönetmen koltuğunda Lee Cheol-ha’nın oturduğu OK! Madam: Bon Voyage, aksiyon ve gizemi bir araya getiriyor.
Runner, eski bir asker olan Hank’in vicdanı ve askeri becerileri arasında gidip gelen gerilim dolu hikâyesini merkeze alıyor. Hank, hasta bir çocuğun hayata tutunabilmesi için gereken kritik bir organı, belirlenen süre içerisinde hastaneye ulaştırma görevini üstlenir. Başlarda sıradan bir teslimat gibi görünen bu süreç, Hank’in beklenmedik bir tehlikeyle burun buruna gelmesiyle rotasından sapar.
Taşıdığı değerli kargoyu ne pahasına olursa olsun ele geçirmek isteyen acımasız bir suç örgütü, Hank’in peşine düşer. Zamanla yarışan eski asker, peşindeki suçluları atlatmak ve teslimatı zamanında tamamlamak için hayati bir mücadeleye girişir. Runner, bir yandan zamana karşı verilen yarışı işlerken diğer yandan ölümcül bir kovalamacanın ortasında küçük bir çocuğun yaşam umudunu taşımanın ağırlığını yansıtıyor.
Kehanet, seçkin bir bağış galasında bir araya gelen ünlü isimlerin ve yüksek sosyetenin beklenmedik bir kaosun ortasında kalmasını konu alıyor. Görkemli etkinlik, doğaüstü güçlerin kapısını araladığına inanılan efsanevi bir yadigarın peşindeki silahlı aktivistlerin baskınına uğrar. Davetliler kendilerini bir anda hayatta kalma mücadelesinin içinde bulurken, gecenin ışıltılı atmosferi yerini gerilim dolu bir kovalamacaya bırakır.
Yönetmen koltuğunda Romain Gavras’ın oturduğu filmin merkezindeki bu tehlikeli çatışmayı; Chris Evans, Anya Taylor-Joy ve Vincent Cassel gibi isimlerden oluşan güçlü bir kadro taşıyor. Salma Hayek Pinault ve John Malkovich’in de hikâyeye derinlik kattığı yapımda, Charli xcx ve Yung Lean gibi dikkat çekici figürler oyuncu kadrosunu zenginleştiriyor. Fantastik ögelerle harmanlanmış bu gerilim dolu gecede, gizemli yadigara ulaşmaya çalışan gruplar arasındaki amansız yarış anlatılıyor.
Üniversite eğitimlerinin son gününde olan Ata ve Damla, final sınavı kağıtlarını yetiştirmek için İstanbul’un bir ucundan diğerine uzanan telaşlı bir yolculuğa çıkarlar. Zamanla yarışan ikili, şehri boydan boya katetmeye çalışırken bu koşturmacanın aslında öğrencilik yıllarına ve yirmili yaşlarının ilk evresine veda ettikleri son görev olduğundan henüz habersizdir.
Yönetmen koltuğunda Yiğit Sarı’nın oturduğu Sanki Birden İkimiz, gençliğin eşiğindeki bu iki karakterin hikâyesini merkezine alıyor. Başrollerini Doğukan Çevik ve Gülce Çevik’in paylaştığı filmin oyuncu kadrosunda ayrıca Ezgi Sözmen, Özkan Özen, Zeliha Gürsoy ve Şevval Avağ gibi isimler yer alıyor. Film, bir yandan İstanbul’un kaotik temposunu yansıtırken bir yandan da büyüme sancılarını ve bir dönemin kapanışını bu kısa ama etkili yolculuk üzerinden anlatıyor.
When a night of partying leads four friends to kick on, at the extravagant drug-fueled lair of a mobster's reckless son, they find themselves fighting for their lives amidst a brutal spiral of paranoia, violence and ultimate betrayal. Director: Nick Kozakis Writer: Phillip Klimek