Zerrin Tekindor Filmografi
Ali Tahir (Birkan Sokullu), Sakarya Muharebesi’nde savaşırken başına mucizevi bir olay gelir ve yaşmanması durur. 130 yıllık hayatında Ali Tahir’in Harika (Ebru Şahin) ile karşılaşması ise onun için yeni bir umut ışığı yakar.
Alithea (Tilda Swinton), yanlışlıkla bir Djinn'i (İdris Elba) şişesindeki esaretten serbest bırakan bir akademisyendir. Djinn ona üç hapsedilme hikayesini anlatırken üç dilek hakkı verir. İstanbul'da bir otel odasında yaptıkları konuşma, ikisinin de tahmin etmediği sonuçlara yol açar.
İçindeki boşluğu aşkla doldurmaya çalışan bir kadın, zaman içinde sevgilisine karşı yabancılaşır. İlişkilerini kurtarmak için ona sosyal medya üzerinden bir oyun oynar.
Firuze'nin babasının haksız yere suçlandığı bir asansör kazası sonrası Ayaz sorumluluğu üstlenir. Firuze'yle karşılaştığında ve yaklaşan evliliğini annesi uğruna feda eder.
Müslüm Gürses'in Şanlıurfa'daki çocukluğundan İstanbul'daki yaşamına kadar tüm hayatını anlatan biyografik dram filmi Müslüm'de, "Arabesk'in Babası" Müslüm Gürses'i Timuçin Esen canlandırıyor. Müslüm daha sonra ailesiyle birlikte Adana'ya göç ediyor ve şans eseri halkevine düşüyor. Limoncu Ali'den ilk müzik eğitimini aldıktan sonra sesiyle pek çok insanı etkileyen Müslüm, İstanbul'da şarkıcı olma ve filmlerden hayran kaldığı Muhterem Nur'la tanışmanın hayallerini kurmaktadır. Müslüm'ün travmatik hayatını anlatan Müslüm'ün yönetmen koltuğundaysa Ketche ve Can Ulkay oturuyor.
Çiçek(Serenay Sarıkaya), küçük bir kasabada ailesiyle tekdüze bir hayat yaşayarak büyümüş, ancak sürekli yaşamı sorgulayan bir kadındır. Okullarında geçici olarak derslerine girmeye başlayan, İstanbul'dan gelmiş edebiyat öğretmeni Doğan (Nejat İşler) ile tanışmasıyla bütün hayatı değişir. Çiçek, Doğan'a aşık olur.
Kuzey (Kıvanç Tatlıtuğ) deli dolu, isyankar, küçüklüğünden beri başı bir türlü dertten kurtulmayan bir genç. Güney (Buğra Gülsoy) ise kardeşi Kuzey’in tam tersine; sakin, sabırlı, düşünmeden adımını atmayan, çalışkan bir genç. Zıt karaktere sahip bu iki erkek kardeşin en önemli ortak noktasıysa; ölesiye aşık oldukları Cemre (Öykü Karayel).
Adnan, on bir yıl önce eşini kaybedince, sosyal hayattan uzaklaşıp köşküne çekilmiş, bütün ilgisini kızı Nihal ve oğlu Bülent’e vermiştir. Aile yadigâri emektarları, çocukların yarı Fransız dadısı ve hamiliğini yaptığı uzak akraba çocuğu Behlül ile İstanbul’un en önemli yalılarından birinde yaşayan Adnan Bey, yine İstanbul’un tanınmış ailelerinden Melih Bey takımından Firdevs Hanım’ın kızı Bihter’le yıllar sonra tekrar karşılaştıktan sonra, unuttuğu duyguları yeniden hatırlamaya, kış ortasında baharı filizlendirmeye başlar. Firdevs Hanım çok hırslı bir kadındır. Kızlarıyla rekabet halindedir. Kocasının ani ölümü bile onu cemiyet hayatından uzaklaştıramamış, her önemli davetin en dikkat çekici yüzü olmaya devam etmiştir. Bihter babasının ölümünden sorumlu tuttuğu annesine kin duymakta ve Firdevs Hanım’ın kızı olarak anılmaktan büyük utanç duymaktadır. Yalnızlığın ve hüznün içinde Adnan Bey’le karşılaştığında onun güvenli elini tutar ve yeni hayatına doğru yürümeye başlar. Öte yandan Firdevs Hanım için de Adnan Bey en cazip eş adayıdır. Onu elde etmeye çalışırken kızı Bihter’le yolları kesişir ve anne kız arasında yıllarca sürecek büyük bir çatışma başlar. Bihter, Adnan Bey’in köşkünde huzuru, güveni, mutluluğu ararken, tutkuyla tanışır. Behlül ve Bihter birbirlerine doğru sürüklenirler. Yasak aşkları bu ailedeki herkesi ayrı ayrı etkileyecektir. Masumiyet, ihanet bulutlarıyla gölgelenir. Tutku ve aşk sadakati esir alır.
Dizide Kabataş Lisesi'ne giden öğrencilerin hayatlarında yaşadıkları sorunlar, kendi dünyalarında gizledikleri sırlar, sınıf arkadaşları ile lise sıralarındaki mutlulukları ve hüzünleri sıcak bir dille izleyiciye aktarılıyor.