The Witcher 2. Sezonu İzlemeden Önce Hatırlamanız Gerekenler

Netflix yapımı The Witcher, çok beklenen 2. sezonu ile döndü!

The Witcher 2. sezonuyla geri döndü ve biz de 1. sezondan hatırlanması gereken en önemli olayları kronolojik olarak sizin için özetledik. Polonyalı yazar Andrzej Sapkowski tarafından yaratılan kitap serisi The Witcher, 2001 ve 2002'de video oyunlarına, filme ve TV dizisine uyarlanınca ülkesinde oldukça ün kazandı. 2019'da ise The Witcher sonunda İngilizce uyarlamasıyla Netflix'te seyirciyle buluştu ve ilk sezon daha çıkmadan ikinci sezon için onay aldı.

The Witcher 1. sezonda neler oldu?

Sapkowski'nin hikayelerine farklı bir şekilde yaklaşan dizi, çizgisel olmayan bir anlatımla ilerliyor. Üç karakteri farklı yerlerde ve farklı zamanlarda takip ediyor. Karakterlerin yolları ise 1. sezonun sonuna doğru kesişiyor. Bu karakterler canavar avcısı Rivialı Geralt (Henry Cavill); güçlü bir büyücü olan Vengerbergli Yennefer (Anya Chalotra); ve Cintra'nın kendi güçlerini keşfetmeye başlayan veliaht prensesi Ciri (Freya Allan). Hepsi The Witcher 2. sezonda geri dönüyor!

İlk sezonun sonunda, Şaşırma Hakkı ile bağlı olan Geralt ve Ciri, nihayet birbirlerini bulmuştu. Yennefer ise Sodden Tepesi'nde savaşmaktaydı. Elbette her birinin başına bir sürü şey geldi ve hepsi The Witcher 2. sezondaki hikayelerini etkileyecek. İşte The Witcher 1. sezonun kronolojik sırayla bir özeti.

1. Yennefer'in Geçmişi ve Değişimi

The Witcher 1. sezonun sonunda, Yennefer (Anya Chalotra) zaten tüm “kaoslarını” koruduğu toprağı Nilfgaard ordularından kurtarmak için kanalize edebilen güçlü bir büyücüydü. Ancak bu noktaya gelmek için birçok travmatik deneyim yaşadı. Yennefer, The Witcher'da annesi ve üvey babasıyla birlikte yaşayan, kıvrımlı bir omurga ve kısmi yüz felçli genç bir kadın olarak tanıtıldı. Yennefer, bir çifte çiçek vermeye çalıştıktan sonra saldıraya uğramasıyla, istemeden kendini Aretuza'ya götürdü ve burada büyücü Istredd (Royce Pierreson) ile tanıştı. Bu, Yennefer'i işaretlemiş oldu ve Tissaia de Vries'in (MyAnna Buring) Yennefer'i satın almak için ailesinin çiftliğine gelmesine yol açtı. Yennefer daha sonra zorla Aretuza'ya götürüldü ve oradaki ilk gecesinde kendi hayatına son vermeye çalıştı.

Yennefer, Tissaia'nın müdahalesi sayesinde hayatta kaldı ve eğitimine başladı, ancak her sınavda ve sınıfta başarısız olduğu için kısa sürede hayal kırıklığına uğradı. Aretuza'da geçirdiği süre boyunca Yennefer, çeyrek elf olduğunu da öğrendi, bu yüzden şekil bozukluklarıyla doğdu, ancak bu aynı zamanda güçlü bir büyücü olabileceği anlamına da geliyordu. Yennefer sonunda Tissaia'ya duygularını kontrol edebildiğini kanıtladı ve bazı büyücü arkadaşlarının yılan balığına dönüştüğünü gördükten sonra, inisiyasyonu için hazırdı. Ancak işler planlandığı gibi gitmedi, Istredd, Stregobor'a (Lars Mikkelsen) elf kanından bahsettiği için artık memleketine gitmediğini ve Nilfgaard'a gönderileceğini öğrendi. Yennefer daha sonra onu güzelleştirebilecek büyücüyü buldu ancak bedeli çok büyüktü: üreme organları çıkarılacak, asla çocuk doğuramayacaktı. Artık tamamen dönüşen Yennefer, düzenlenen büyük baloda diğerlerine katıldı ve Aedirn'deki yerini geri kazandı, bu yüzden onun yerine Fringilla Nilfgaard'a gönderildi.

2. Renfri ve “Ormandaki Kız”

The Witcher'ın ilk bölümünde, Blaviken'de Geralt ile yolları kesişen lanetli bir prenses olan Renfri (Emma Appleton) ile tanıştık. Renfri, Geralt'ı büyücü Stregobor'u öldürmesine yardım etmesi için ikna etmeye çalıştı. Fakat aynı zamanda büyücü de Geralt'ın Renfri'yi öldürmesini sağlamaya çalıştı. Renfri'nin zamanı çok kısa olsa da onunla ilgili iki unutulmaz nokta var. İlk olarak, Geralt'ın kollarında ölürken, ona "ormandaki kızın" kaderi olduğunu söylemesi. Ancak o sırada Geral'ın bunun ne anlama geldiği hakkında hiçbir fikri yoktu. İkincisi, Geralt, kızın pelerin broşunu yanına alıp ve kılıcının kabzasına takması, bu insanlar arasındaki çatışmalara karışmamasını kendine hatırlatmak içindi.

3. Geralt'ın Jaskier ile Tanışması

Jaskier (Joey Batey), The Witcher 1. sezon boyunca Geralt'ın en sevdiği kişi olmasa da, cazibesi sayesinde anında hayranların favorisi oldu. Geralt ve Jaskier bir tavernada tanıştı. Jaskier, Geralt'tan Witcher hakkındaki şarkıları için yorum almak istedi ve Geralt da şarkıda bahsettiği yaratıkların gerçek bile olmadığını söyledi. Jaskier'ın tüm tavernaya Geralt'ın Witcher olduğunu söylemesi üzerine, Geralt yeni bir iş buldu. Jaskier de bu yeni işte Geralt'ın peşine takılmaya karar verdi. Jaskier, çok akılda kalan “Toss A Coin To Your Witcher” şarkısıyla Geralt'ı popüler hale getirdi. Ona farklı görevlerde ve tehlikeli maceralarda eşlik etti, örneğin bir cin tarafından saldırıya uğraması ve bir ejderhayı öldürme görevi gibi. Sonrasında Geralt onu yanında istemedğini söylediğinde ozan öylece gitti. Fakat Jaskier, hayatındaki önemli bir anda daha Geralt'ın yanındaydı: Cintra'da bir kraliyet nişanı.

4. Şaşırma Hakkı

Jaskier ve Geralt, Prenses Pavetta'nın evliliği için verilen nişan partisine katıldılar, ancak Erlenwald'den Lord Urcheon'un (Duny) (Bart Edwards) gelmesiyle olay karıştı. Onun insansı kirpi şeklini gördükten sonra, Kraliçe Calanthe (Jodhi May) onun öldürülmesini emretti ama Geralt onu savundu. Duny, Şaşırma Hakkı* ile Pavetta'yı almaya geldi ve bir yıldır gizli bir ilişki içinde oldukları ortaya çıktı. Calanthe onu öldürmek üzereyken, Pavetta çığlık atarak güçlerini uyandırdı. Onunla Duny arasındaki bağlantıyı görünce Calanthe sonunda ilişkilerini kabul etti ve Şaşırma Hakkı onurlandırıldı. Duny, Geralt'a hayatını kurtardığı için geri ödeme yapmak istedi. Geralt başlangıçta reddetse de, sonrasında Şaşırma Hakkı'nı seçti. Tüm bunlar olurken Pavetta aniden kustu ve hamile olduğunu ortaya çıktı. Bu da Pavetta'nın çocuğu Ciri'nin artık Geralt'a bağlı olduğu anlamına geliyordu.

*Şaşırma Hakkı: Bu uygulamaya göre herhangi biri tarafından hayatı kurtarılan kişi, kurtarıcısına sahip olduğu fakat varlığından haberdar olmadığı bir şeyi vermek zorundadır.

5. Geralt'ın Yennefer ile Tanışması

Geralt ve Jaskier'e dönersek, bir gün bir gölde üzerinde büyücü mührü olan bir şişe buldular ve içinde bir cin vardı. Jaskier istemeden onu serbest bırakıp üç dilekten ikisini kullandı. Fakat daha sonra cin tarafından “ele geçirilip” Geralt'ın yardım aramasını isterdi. Bu da Geralt'ı Rinde'ye götürdü ve burada belediye başkanını ve diğer birçok vatandaşı transa geçiren Yennefer ile tanıştı. Yennefer, Jaskier'i serbest bıraktı, ancak Geralt'ı kandırarak cinlerin gücünü kendine aktarmaya çalıştı. Cin tutmak ona çok fazla gelince Geralt, aralarında güçlü bir bağ oluşması kaçınılmaz olan bir dilek aracılığıyla onu kurtardı. Geralt ve Yennefer, daha önce bahsettiğimiz ejderha avı sırasında tekrar bir araya geldi, ancak aralarında Geralt'ın son arzusuyla ilgili bir tartışma, onların yollarını ayırdı.

6. Cintra'nın Düşüşü ve Ciri Avı

Ciri'nin The Witcher 1. sezondaki hikayesi, Nilfgaard ordusunun Cintra'ya saldırmasıyla başladı, bu saldırı üvey büyükbabasının ölümüne ve büyükannesinin intiharına yol açtı. Ancak Nilfgaardlılar da Ciri'yi aradığı için büyükannesi Calanthe onu Cintra'dan uzaklaştırdı. Calanthe, son anlarında Geralt'ın haklı olduğunu ve Ciri'nin sadece onunla güvende olacağını anladı, bu yüzden genç Prenses'e kaderi olaran Rivialı Geralt'ı bulmasını söyledi. Nilfgaard'ın Ciri'yi avlamak istemesinin asıl nedeni 1. sezonda ortaya çıkmamıştı. Fakat eğer Netflix, dizinin kaynağı olan hikayeyi takip ederse izleyicileri büyük bir sürpriz bekliyor.

7. Ciri'nin Güçleri

Cintra'dan gönderilmeden önce büyükannesiyle son anlarında Ciri, Calanthe'den ayrılmayı reddedip çığlık atarak, annesinin Duny için sasavaştığı zamankine benzer bir güç ortaya koydu. Kaçarken, Ciri'nin güçleri, çoğunlukla stres ve korku anlarında ortaya çıksa da, bir gün aniden transa girdi ve bayılmadan önce bir kehanet verdi. Geralt onu Kaer Morhen'e götürürken, biz de Ciri'nin güçlerini The Witcher'ın 2. sezonda keşfetmeye devam edeceğiz.

8. Sodden Tepesi Savaşı

Nilfgaard, Kuzey Krallıklarının geri kalanını işgal etmeye devam ederken, Yennefer, Tissaia ve diğer büyücüler Sodden Tepesi'nin kalesini güçlendirip Nilfgaard ordularını durdurmak için toplandılar. Sodden Tepesi Savaşı, her iki tarafın da sihir kullanması ve ağır kayıplar vermesi nedeniyle kolay değildi. Triss Merigold (Anna Shaffer) vahşice saldırıya uğradı ama hayatta kaldı. Bu sırada Sabrina'ya (Therica Wilson-Read) Nilfgaardlılar tarafından bir parazit bulaştırıldı ve Yennefer'i öldürmeye çalıştı. Tissaia'yı zayıf düşmüş bir halde bulan Yennefer, toprakları kurtarmak için tüm kaosunun ortaya çıkmasına izin verdi ve böylece Nilfgaard ordusuna ateş açtı. Fakat bu onun da ortadan kaybolmasına neden oldu. Savaştan bir süre sonra, Ciri ve Geralt nihayet ormanda birbirlerini buldular ve prensesin Geralt'a Yennefer'in kim olduğunu sormasıyla kucaklaştılar.