Frankie Dunn ringlerde yaşadığı yıllar boyunca müthiş dövüşçüler yetiştirmiştir. Öğrencisi olan boksörlere öğrettiği en önemli ders ise kendi hayatı için de temel kabul ettiği, herşeyin üzerinde kendini korumaktır. Onu kızından soğutan ve uzak tutan acı deneyimi yüzünden uzun zamandır hiç kimse ile yakın olmamaya çalışmaktadır. Tek arkadaşı Scrap, onun spor salonuna göz kulak olmakta ve kaba dış görünümünün altında 23 yıldır yakasını bırakmayan bir affedilme beklentisi olduğunu bilmektedir ve bir gün Maggie Fitzgerald spor salonuna gelir.
bu film için çok şey yazılabilir,ama ben başlıcalarına değineceğim.öncelikle oscar ödülünü ha eden bir film.çok iyi bir yapım.clint eastwoodun çıkardığı iyi işlerden biri.dram yanı çok ağır basan bir film.bu biraz izleyeni zorlasada anlatmak istediklerini çok iyi aktarıyor.bunlar;eğitimin çok gerekli olduğu,başarı elde etmenin çok kolay olmadığı,her yerde her şartta kötü insanların karşımıza çıkabileceği,kendine güvenin,inancın, azmin ve çalışmanın kişiye kazandırdıklarını,uzman eğiticilerin farkını,sportmenliğin önemi ve güzelliğini ve sayamadığım başka bir takım şeyleri bu filmde görmek mümkün.tabi oyunculuklarda çok iyiydi.yalnız bana göre clint eastwoodda bir oyunculuk oscarı kazanmalıydı bu filmde.çünkü oyuncu olarak da filme katkısı çok büyük .kısaca karşımızda çok iyi bir film var.herkese iyi seyirler.
konu çabuk çözülüyor, filmin başlarında neler olabileceğini tahmin edebilirsiniz. içinde bo*ks yer almasa sıradan bir dram olacak ama yine de oyunculuklar çok iyi. fakat clint eastwood'dan beklenmedik bir yönetmenlik var bu filmde, göstererek anlatması gereken bazı şeyleri tam anlatamamış veya benim anlamayacağım tuttu. yine de bir dram filmine kıyasla sürükleyiciliği gayet güzel.
´dövüşmek istemeyeceğim sadece adam tanıdım,tanıdığımda bu işin en iyi uzmanıydı´ çıkar 109.maçında sağ gözünden olmuş emektar,yaşlı,erdemli ve çamaşır suları arasında en iyi kokanını seçen adamın dudaklarından.artık duymuşunuzdur bu cümleyi ve şimdi yetersiz lambaların aydınlattığı ring sessizliği ve salon siyahlığına konuk olmuşsunuzdur.o salonda kimler yoktur ki;gözlerini mutlak başarıya dikmişler,çoğu kez kaybetmişler,hayattan ne istediğini bilemeyenler,hatalılar, yoksul kenar mahalle çocukları ve gerçek yetenekler.frankie ise ihaneti ve kimsesizliği tatmış,dövüşçüsüne ilk adım kendini korumayı öğreten patron.gecedir...gece olması salonun kimsesiz oluşuna işarettir.lakin bu sıralar hiçte o kadar sessiz görünmüyor..bu filmde tek hikaye aramayın.çünkü iki hikaye iki ayrı yaşam ve iki yanlızlık var.ilki clint abimizin patronluk öyküsü diğeri ´mag´...mag yani:ömrü boyunca paraya tapmış ve duygudan yoksun bir annenin çocuğu kalmış özgürlüğünü yakalayabildiği vakitte daha duygusuz ve yanında zalim bir annenin kucağına düşmüştür.´hayat´ dediği yeni annesi...ve o bu hayatın zorlukları keskin virajları yoksulluğun ve yanlızlığın kabuğunu süslemiş şampiyonluk hayalleriyle vardır.en önemlisi ait olmak ve değerli kılınmak fiilleriyle...30 un ortaları kucak açmıştır ona fakat o 30 olmaktan o kadar uzaktır ki.iki yanlızın kesişen yaşam öyküsünde bir yanı baba kız hikayesi bir yanı patron ve sporcu ilişkisinden oluşan o bütün.nefes almak vardır...yaşadığını hissetmek vardır...´huzur´ vardır aranan...filmin özünde bu huzur ´huzur geç sahip oluna bir şeydir´´cümlesinde yatar ki bazende hiç sahip olunamayan en asil duygudur.yine onca emeğinin ve hızlı yükselişin basamaklarından biri,bir gece ve yine ring kalabalığı şiddet görmeyi seven insanlar topluluğu ortasında...vakit ilerler halbuki frankie ona yani dövüşçüsüne yani bizim felek dediğimiz mazmunun hedefine kendini korumayı öğretmiştir.öğrenmiştirde.oysa o... biz bu filmde bir tabureden bu denli nefret ettik.bu filmde sadece bir dövüşçünün dramatik yaşam öyküsü görmedik yada onun antranötünün çabalarını.bu filmde bizi anlattılar.insanoğlunun en değerli duygularını en çok değer verdiğimiz mefhumlara bir bakış attılar.hep kafaları kurcalayan oldu ´´risk´´...biz bu filmde nohut tanesi kadar yüreklerle bir kamyonu bile yerinden oynatabilecek kadar fiziksel gücü kıyas ettik.biz bu filmde ´´mo cuishle´´ne anlama geldiğini öğrendik.biz dangeri yani tehlikeyi scrap ın sevdiği kadar sevdik...izlemiş kimselerden birinden işittim bu cümleyi ´´ben bu filmi beğenmedim´´elbette tam karşılığım oldu ´´ah bir de benim gözümle bakabilsen´´...düşündük;kafamızı kurcalayan o idealler uğruna ne kadar ileriye gidebilirdik ne yapabilirdik hiç düşünmediklerimizi feda edebilirmiydik.?kısacası hayata bakışları aynı iki adam ve 30 lu bo.ksör arasında geçen o buruk hikayede biz kendimizi bulduk,sonumuz aynı son olmasada onlar bizdik.biz bir çorap diyaloğuyduk.yırtık çorapların diyaloğu...
gercekten etkileyici bir filmdi clint eastwood hem yönetmiş hem oynamış morgan freeman ve hilary swank ise süperdi degişik bir açıdan fzl bir hikaye filmin 4 dalda oscar adaylıgıda var en iyi film en iyi yönetmen en iyi kadın oyuncu en iyi yardımcı erkek oyuncu olarka izlenmesi gereken ve hilary swankın müthiş performansıyla kesinlikle arsivlik müthiş bir film
herbiryerinden testesteron fışkıran güzel oyuncu hilary,bo ks işinde kullanılan eldiveni eline geçirdikten sonra rakiplerine seyircisine kroşeler ve apargatlar vurmaya başlıyor.seyirci "aduket çekerse biteriz" diye düşünmeye başlıyor.tüm bunlar yaşanırken;hem yönetmen koltuğunda hemde ekrenlarda film boyunca "kendini koru" mesajını vermeye çalışıyor clint abimiz . ama biz bir türlü koruyamıyoruz kendimizi.gördüklerimiz o kadar vurucu şeylerki.kayıtsız kalıyoruz.nutkumuz tutluyor. maggie nin çektiği acıları çekmektense o ringte maggieden bir güzel sopa yiyen beceriksiz bo ksör olmayı tercih ediyoruz...
süper bir hikayeydi. clint eastwood, morgan freeman, hilary swank harika oynamış. film gerçekten çok dramatik bir şekilde bitti. aynı zamanda filmde beni en çok büyüleyen ve üzen yeriydi son dakikalar. kısacası film aldığı oskarları hak etmiş. izleyin derim ben.
film mükemmel şimdiye kadar izlememiş olmam kayıpmış. filmin sonuna çok üzüldüm genelde etkilenmem bu tip durumlarda ama film çok derinden hissettiriyor duyguları
morgan freeman bu adamın aktörlüğü bizdeki şenerşen e denk geliyor kendine has bir babacan havası var ayrıca clind eastwood bu filmi yazan yöneten oynayan olarak neredeyse eleştirilecek bir tek boşluk bırakmamış
Milyonluk Bebek
Sinepedi Katılımcıları