Joel Barish (Jim Carrey)'in eski sevgilisi Clementine (Kate Winslet) yaşadıkları iki yıllık ilişkiye dair tüm anılarını gizemli tıbbi bir müdahale ile kafasından sildirir. Bunu öğrenen Joel çok üzülür ve aynı prosedürü kendi üzerinde uygulatmaya karar verir. Bütün anılarını sildirmek için derin uykuya yattığında, gözlerinin önünden Clementine ile yaşadığı günler geçer. Joel aslında Clementine'i unutmak istemediğini anlar ve müdahaleyi durdurmak için çabalar.
filmi izledikten sonra filmde gecen şarkılardan birini (the korgis - everybody's got to learn sometime) defalarca dinlemiştim.bi kere hikaye çok güzel hiç sıradan romantık komedilere benzemiyor...siz ne yapardınız bir aşkta acı çekseydiniz sevgilinizi hafızanından anılarınızdan sildirir miydiniz??
filmi az önce izledim ve hemen şarkıyı indirdim çok güzel bir şarkı.hatıralar çok önemlidir,böyle bir yöntem olsa bile sildirmezdim çünkü bazen elinizde onlardan başka bir şey kalmıyor..
eğer bu filmi izlemediyseniz bir sinemasever olarak büyük bir kaybınız var diye düşünüyorum. jim carrey'nin aklımıza kazınmış komedi oyuncusu yada şaklaban tipi karakterlerle bağdaştırılmayacak bir rolde. film izlediğim en duygusal filmlerden biri diyebilirim. gerek senaryo gerek kurgu ve oyuncular bu filmi bir klasik haline geitiriyor. anlatım dili ile izleyici de yoruyor, yani karışık. tam odaklanamayacağınız bir ortamda izlemeye kalkarsanız anlamamanız son derece normal.
uzun sözün kısası bu film anlatılmaz izlenir.
ne şanslıdırlar hatırlamın yükünü omuzlarından atanlar ama hafızanın oyuncağı olup geçmişine yabancı olan insan ne bugünü yaşayabilir ne de birikebilir zamanla ...
yaşadıklarımız nekadar acı olsa da onlarla yaşamanın bize ayrı bir haz verdiğini ve bunun için ondan kaçamadığımızı,üstüne de daha çok neden uğraştığımızın kanıtı bence..gerçekten aşk acısını unutmak istermiyiz acaba?anılarımız olmadan biz ne kadar biz oluruz ki..
yaşamını terbiye etmeye çalışan insanın komik hallerine tanık oluyoruz. aşkı acıdan ayırmak özünü boşaltmaya dönüyor ve geriye ne acı ne de aşk kalıyor
jim carrey "thurman show","23 numara" ve "sil baştan" filmlerinde ne kadar güçlü bir oyuncu olduğunu kanıtladı.90 lı yıllarda bütün otoriteler onun sadece tipik bir komedi oyuncusu olduğunu savundular.bu filmler de onlara kapak olsun diyorum.
jim carrey i böyle bir rolde izlemeyi hiç beklemiyordum,gerçi hatırladığım kadarıyla (umarım yanlış değildir)bunun gibi romantik bir filmde daha oynamıştı.ama bu filmin konusu oldukça orjinal.izlerken çok keyif aldım ve ben açıkçası filmin sonunda baya bir şaşırdım.
filmn senaryosu çok iyi ve deişik filmde güzel ama bence brz daa güzel olabilirdi bde film tam olarak son sahnelerde anlaşılıo filmin bu özelliğide güzel olmuş
aşkın insan zihninde yarattığı hezayanları biraz gerçek üstü biraz romantik biraz hüzünlü ve biraz da naifçe anlatan, kurgusunu başarıyla oluşturmuş çok güzel bir ayrılık hikayesi sil baştan. bunda belki de en çok charlie kaufman ın rolü var. sürekli geri dönüşlerle iki insan arasındaki ilişkiyi tel tel ayıran çözümleyen aşkın ve ve ayrılığın anatomisi üzerine güzel belirlemeler yapan aşk denilen şeyin insanın bilinç altında kaygan bir balık gibi nerelere kadar sızabildiğini gösteren aynı zamanda unutmakla hatırlamak arasında gidip gelen hayatlarımızı sevgilerimizi ve sevgililerimizi yad ettiren kıyıda köşede kalmış gibi de görünen keşfedilmesini şiddetle tavsiye ettiğim bir film
izlediğim en iyi filmlerden biriydi. anlamadığını söyeyen arkadaşlar iyi konsantre olamamış olsalar gerek. jim carrey'e bir kez daha hayran oldum diyebilirim. komedi ve korkudan sonra dramada görmek enteresandı. film için söyleyecek söz bulamıyorum, ilginç ve güzel konunun yanı sıra muhteşem oyunculuklar..:)
filmin iyi olup olmaması deil benim ilgimi çeken jim carry nin çok iyi drama oynamasıydı.arkadaşlar sizinde dikkatinizi çektimi bilmem ama dünyanın tamamı tüketim toplumu olup çıktı sadece ürün deil sevgiyide çok kolay tüketiyoruz bence film bunu anlatıyordu.
Sil Baştan
Sinepedi Katılımcıları