- Anasayfa
- Platformlar
- Max
- Max Dizileri
Max Dizileri
Eğlenceye düşkünlüğüyle tanınan zengin bir holding varisi olan Jin Yi-soo, beklenmedik bir olaya karışınca hayatı tamamen değişir ve kendini emniyetin ağır suçlar araştırma biriminde çalışırken bulur. Üçüncü nesil bir chaebol olan Jin Yi-soo, adaleti sağlamak için alışılagelmiş yöntemlerin dışına çıkarak sahip olduğu devasa serveti ve geniş nüfuzunu suçluları yakalamak için seferber eder.
Flex X Cop, polisin imkânlarının yetersiz kaldığı noktalarda kişisel bağlantılarını ve maddi gücünü devreye sokan bir adamın hikâyesini merkezine alıyor. Yasaların ve otoritenin ulaşamadığı suçluların peşine düşen karakter, zenginliğini bir suçla mücadele aracına dönüştürerek ekibin geri kalanıyla birlikte zorlu vakaların üzerine gidiyor.
Sporun büyüyle iç içe geçtiği fantastik bir evrende geçen Dragon Striker, mütevazı bir çiftlik hayatı yaşayan genç Key’in keşif dolu hikâyesini merkezine alıyor. Key, sıradan görünen yaşamının aksine, kendisine doğuştan bahşedilen olağanüstü güçlerin farkına varınca hayatı tamamen değişir. Keşfettiği bu devasa yetenekler, onun sadece bir sporcu olmadığını, aslında efsanelerde anlatılan Dragon Striker olabileceğini işaret etmektedir.
Akshay Kumar, Rebecca LaChance ve Yeukayi Ushe gibi isimlerin yer aldığı kadronun hayat verdiği bu macerada, Key’in potansiyelini kabullenme süreci anlatılıyor. Waylon Jacobs ve Evanna Lynch’in de eşlik ettiği anlatıda, genç kahramanın efsanevi kaderine giden yolculuktaki mücadelesi ve spor dünyasındaki büyüsel rekabet ön plana çıkıyor.
Charlotte ve Samantha Quinn kardeşlerin hayatı, yirmi sekiz yıl önce yaşadıkları şiddet dolu bir gecenin ardından geri dönülemez şekilde parçalanmıştır. Geçen yıllar boyunca o gecenin izlerini silmeye ve kendilerine yeni bir düzen kurmaya çalışan kardeşlerin yolu, Pikeville kasabasını sarsan yeni bir saldırıyla tekrar geçmişin karanlığına çıkar. Olay yerindeki ilk tanık olan Charlotte, artık babası gibi bir hukukçudur ve davanın seyri değiştikçe kendi içindeki travmalarla yüzleşmek zorunda kalır.
Rose Byrne ve Meghann Fahy’nin başrolleri paylaştığı hikâyede, Brendan Gleeson ve Michael Dorman gibi isimler dramatik derinliği artıran karakterlerle karşımıza çıkıyor. Davanın beklenmedik itiraflarla karmaşık bir hal alması, Quinn kardeşleri aile bağlarını ve sadakati sorguladıkları zorlu bir sürece sürükler. Charlotte ve Samantha, sırlar açığa çıktıkça "iyi evlat" olmanın bedelini ve bu bedelin gerçekten ödenmeye değer olup olmadığını keşfedeceklerdir.
The Knot: Gateway to Anatolia, akademik bir rekabetin ortasında yolları kesişen iki sanat tarihçisinin Türkiye’nin zengin kültürel mirasına uzanan yolculuğunu konu alıyor. Süreç Film imzalı yapımda, sanat tarihçisi Bahar karakterine Sıla Türkoğlu hayat verirken, Toprak rolünde ise Serkan Çayoğlu yer alıyor. İkilinin arasındaki çekişmeli ve keşif dolu sürece, Profesör karakterini canlandıran Levent Özdilek eşlik ediyor.
Romantizm ve tarihsel keşifleri harmanlayan hikâyede, aynı üniversite kadrosu için mücadele eden Bahar ve Toprak, kendilerini Anadolu’nun derinliklerine uzanan bir rotada buluyor. Yönetmenliğini Yunus Ozan Korkut’un üstlendiği, senaryosunu ise Melih Özyılmaz ve Elif Türker’in kaleme aldığı dizi; Ankara merkezli olmak üzere Eskişehir, Konya ve Çorum gibi önemli tarihi durakları hikâyenin odağına yerleştiriyor.
Joseon'da zeki ve asil bir kadının namlı bir çapkına sunduğu gizli teklif, her şeyden habersiz bir hanımefendiyi tehlikeli bir oyunun içine çeker ve bastırılmış arzuları uyandırır. Bugüne kadar rol alanlar: Ji Chang-wook, Nana, Kang Chan-hee, Han Seon-hwa, DEMIAN, Kang Myung-soo, Shin Yoon Ha, Son Ye-jin
Londra'nın seçkin hukuk dünyasının kapılarını aralayan War, şehrin en prestijli iki rakip firması olan Cathcarts ile Taylor & Byrne arasındaki kıyasıya mücadeleyi merkezine alıyor. Antoloji formatındaki yapım, her sezonda kamuoyunda geniş yankı uyandıran ve manşetlerden düşmeyen farklı bir hukuk savaşını ekranlara taşıyor.
Adalet arayışının ve güç savaşlarının gölgesinde ilerleyen hikâyede Dominic West, Sienna Miller ve Phoebe Fox gibi güçlü isimler kamera karşısına geçiyor. James McArdle, Nina Sosanya, Pip Torrens ve Archie Renaux’nun da dahil olduğu geniş oyuncu kadrosuna Celia Imrie ve Nick Muhammed eşlik ederek hukuk dünyasındaki bu sert çatışmanın dramatik derinliğini artırıyor.
Hunting Gary Glitter, pop yıldızı Gary Glitter'ın sahip olduğu servet, şöhret ve nüfuzu kullanarak yıllar boyu sürdürdüğü çocuk istismarını mercek altına alıyor. Belgesel türündeki yapım, müzik dünyasının en karanlık figürlerinden birinin on yıllarca süren suçlarını nasıl gizlediğini ve yasaların etrafından nasıl dolandığını gözler önüne seriyor.
Dramatik bir yüzleşmeyi ekranlara taşıyan yapımda; istismardan kurtulan mağdurların tanıklıkları, olayları takip eden gazetecilerin araştırmaları ve süreci yöneten hukuk uzmanlarının görüşleri bir araya geliyor. Film, Glitter’ın toplum önündeki imajı ile ardında bıraktığı yıkım arasındaki dehşet verici farkı kapsamlı bir şekilde inceliyor.
Maddi açıdan zor günler geçiren Marki Don Leandro, Madrid'in merkezinde yer alan ancak yılların yorgunluğunu taşıyan aile malikanesini satmaya karar verir. Köklü bir geçmişe sahip olan bu gösterişli mülkün yeni sahibi olmaya aday isim ise nüfuzlu ve çok zengin bir iş kadını olan Sofía Carrington olur. Fading Grandeur, görkemli bir yapının el değiştirmesiyle başlayan süreci merkeze alırken, taraflar arasındaki pazarlığın sınırlarını genişletiyor.
Antonio de la Torre ve Alexandra Jiménez'in başrolleri paylaştığı filmde, basit bir emlak satışı olarak başlayan görüşmeler, zamanla Don Leandro ve Sofía arasında çok daha karmaşık bir boyuta taşınır. Mercedes Sampietro ve Enric Benavent gibi isimlerin de kadrosunda yer aldığı bu yapım, finansal bir anlaşmanın ötesine geçen kişisel bağları ve sınıf farklarının gölgesinde gelişen beklenmedik ilişkileri odağına alıyor.
Demirhanlı ailesinin veliahdı Orhun, ikiz kız kardeşinin görev için gittiği Afrika’da vahşi bir cinayete kurban gittiğini öğrenince büyük bir sarsıntı yaşar. Kardeşinin cenazesini almak ve bu korkunç olayın sorumlularından hesap sormak için yola çıkan kudretli Orhun Demirhanlı, adaleti kendi elleriyle sağlama kararı alır. Ancak intikam ateşiyle çıktığı bu yolculuk, onun hayatını hiç beklemediği bir noktaya sürükler.
Orhun, Afrika’dan dönerken yanında suçlu olduğuna inandığı günahsız Hira’yı da getirir. Bir yanda kibri ve öfkesiyle hareket eden Orhun, diğer yanda kendisine biçilen kaderi kabullenen Hira için artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Cenk Torun ve Mahassine Merabet’in başrollerini üstlendiği hikâyede; Melahat Abbasova, Ali Yağcı ve Pervin Mert gibi isimlerden oluşan oyuncu kadrosu, Demirhanlı Konağı’nda intikamla yoğurulan bu zorlu aşkın dramatik gelişimine eşlik ediyor.
Dört bölümden oluşan Tyson belgesel dizisi, Mike Tyson’ın Brooklyn sokaklarından başlayıp boks tarihinin en genç ağır sıklet şampiyonluğuna uzanan çarpıcı yükselişini mercek altına alıyor. Yapım, genç yaşta gelen büyük başarının yanı sıra sporcunun kariyerine eşlik eden şöhretin karanlık taraflarına ve yaşadığı derin kişisel hesaplaşmalara odaklanıyor.
Belgesel boyunca Tyson'ın ring içindeki agresif tarzı ve kazandığı zaferlerin ötesinde, hayatını şekillendiren tartışmalı olaylar ve kamuoyunun gözü önünde verdiği mücadeleler işleniyor. Ringlerin efsanevi isminin hayat hikâyesi, başarıdan kaosa uzanan geniş bir perspektifle izleyiciye aktarılıyor.
İngiliz kraliyet ailesinin Windsor Hanedanı üyelerini merkeze alan The Windsors, saray içindeki yaşamı alışılmışın dışında, mizahi bir dille ekrana taşıyor. Kraliyet figürlerinin kamusal imajlarını eğlenceli bir parodiye dönüştüren yapım, Windsor ailesinin gündelik hayatını ve ilişkilerini absürt bir sitkom evreninde harmanlıyor.
İngiliz kraliyet yaşamının ciddiyetini yergiyle ele alan bu yapım, hanedan üyelerinin arasındaki dinamikleri ve karşılaştıkları olayları komedi unsurlarıyla zenginleştiriyor. The Windsors, popüler kültüre damga vuran karakterlerin yaşamlarını sitkom türünün enerjisiyle birleştirerek izleyiciye eğlenceli bir seyir sunuyor.
Love, Victor, Isaac Aptaker ve Elizabeth Berger tarafından yaratılan, 2018 yapımı Love, Simon filminden esinlenilmiş ve aynı dünyada geçen bir Amerikan gençlik komedi drama televizyon dizisidir.
Ünlü yapımcı Ryan Murphy'nin televizyon dünyasındaki ilk önemli adımı olarak bilinen Popular, absürt komedi ile gençlik dramasını kendine has bir üslupla harmanlıyor. Yayınlandığı dönemde geniş bir hayran kitlesi edinen yapım, türler arasındaki geçişken yapısıyla dikkat çeken iki sezonluk kült bir dizi olma özelliği taşıyor.
Hikâye, gençlik döneminin karmaşık dinamiklerini mizahi ve dramatik bir dille ele alırken, karakterlerin sosyal hiyerarşi içindeki mücadelelerini merkezine yerleştiriyor. Modern gençlik anlatılarına farklı bir soluk getiren dizi, Murphy'nin kariyerindeki imza dokunuşların ilk örneklerini barındırıyor.
Lise öğrencisi Koyuki Hikawa, zihnini meşgul eden ve bir türlü kurtulamadığı anıların ağırlığı altında ezilmektedir. Geçmişin gölgesinden kaçmaya çalışan Koyuki, çevresindeki herkese karşı mesafeli bir tavır takınarak kendisini dış dünyadan tamamen soyutlar. Ancak okuldan üç arkadaşının hayatına dahil olmasıyla birlikte, ördüğü duvarlar yavaş yavaş sarsılmaya başlar.
The Ramparts of Ice, genç bir kızın içsel hesaplaşmalarını ve yalnızlığından sıyrılarak yeniden bağ kurma çabasını ele alıyor. Anna Nagase’nin seslendirdiği Koyuki’nin duygusal yolculuğuna; Fuka Izumi, Shoya Chiba ve Satoshi Inomata gibi isimlerin hayat verdiği karakterler eşlik ediyor. Gakuto Kajiwara ve Hiromu Mineta’nın da dahil olduğu kadro, gençlik döneminin kırılgan bağlarını ve kişisel büyüme sürecini etkileyici bir atmosferle yansıtıyor.
Bir zamanların cyberpunk efsanesi olan Weak, artık teknolojinin ve hızın gerisinde kaldığı bir dünyada var olma mücadelesi veriyor. Vücudundaki siber donanımlardan yoksun kalan karakter, geçmişteki ihtişamını kaybetmiş bir halde hayatına yeni bir anlam kazandırmaya çalışıyor. Yaşadığı bu içsel boşluk, onu değişen düzenin kıyısında hayata tutunmaya zorluyor.
Diğer yanda ise intikam ateşiyle yanıp tutuşan tehlikeli göçebe D, hedefine ulaşmak için karanlık bir yola koyuluyor. Bu amansız takip, karakteri dev şirketlerin asla gün yüzüne çıkmaması gereken gizli sırlarına her adımda biraz daha yaklaştırıyor. Hikâyenin merkezindeki bu gerilimi seslendirme kadrosunda Momoka Terasawa, Akari Kito, Koki Uchiyama ve Kentaro Tone gibi isimler canlandırıyor.
Mutfak kültürünün her şeye egemen olduğu, kıyamet sonrası bir Los Angeles'ta geçen Get Jiro, yemeklerin birer para birimine ve sınıf ayrımının temel göstergesine dönüştüğü yakın geleceği konu alıyor. Dünyanın en güçlü figürlerinin artık şefler olduğu bu yeni düzende, her yemeğin toplumsal bir karşılığı bulunuyor.
Hikâyenin merkezinde ise geçmişi gizemlerle dolu olan usta sushi şefi Jiro yer alıyor. Brian Tee, Titus Welliver, Alison Pill ve Justin Kirk gibi isimlerin performanslarıyla hayat bulan bu kaotik dünyada Jiro, kendi adaletini aramak üzere tehlikeli bir intikam yolculuğuna çıkıyor.
Mentiras Perfectas, lüks bir estetik cerrahi kliniğinin ışıltılı dünyasında şekillenen hırs, ihtiras ve ihanet dolu bir hikâyeyi merkezine alıyor. Kliniğin ortakları olan kuralcı Santiago ile başarı basamaklarını hızla tırmanmak isteyen hırslı Cristóbal’ın profesyonel bağları, Santiago’nun mutsuz eşi Julia’nın da dahil olduğu karmaşık bir sırlar ağıyla örülür. Dışarıdan bakıldığında kusursuz görünen bu hayatlar, aslında büyük bir titizlikle inşa edilmiş yalanların üzerine kuruludur.
Dünyaca ünlü senarist Ryan Murphy imzalı fenomen dizi Nip/Tuck’ın resmi Kolombiya uyarlaması olan yapım, insan ruhunun karanlık hırslarına ve modern dünyanın güzellik anlayışına odaklanıyor. Santiago, Cristóbal ve Julia arasındaki gerilimin giderek tırmandığı dizi, mükemmeliyet arayışının ardındaki etik sınırları ve sarsılan ilişkileri çarpıcı bir dille ekrana taşıyor.
Polisiye edebiyatının en nevi şahsına münhasır dedektif ikililerinden biri olan Tommy ve Tuppence, macera dolu serüvenlerinde hem suçluların peşine düşüyor hem de inişli çıkışlı bir aşkın içine çekiliyor. Birbirlerine aşık olan, zaman zaman yolları ayrılan ancak her defasında yeniden bir araya gelen ikili, bu süreçte pek çok heyecan verici ve eğlenceli gizemi aydınlatıyor.
Dramatik yapısını Antonia Thomas, Josh Dylan ve Imelda Staunton gibi isimlerin performanslarıyla güçlendiren yapım, suç çözme tutkusu ile romantik ilişkilerin kesiştiği bir atmosfer sunuyor. Tommy ve Tuppence’ın karakter dinamikleri etrafında şekillenen hikâye, izleyiciyi merak uyandırıcı vakaların ve bu dinamik çiftin duygusal serüveninin içine davet ediyor.
Manchester'ın sıradan bir banliyösünde geçen Tip Toe, komşuluk ilişkilerinin karanlık bir yöne evrildiği gerilim dolu bir hikâyeyi merkezine alıyor. Leo'nun, yedek anahtarını komşusu Clive'a emanet etmesiyle başlayan süreç, basit bir güven jestinden öteye geçerek bölgeyi adeta bir yalan ve şiddet sarmalına dönüştürüyor.
Alan Cumming ve David Morrissey’in başrolleri paylaştığı yapımın oyuncu kadrosunda Elizabeth Berrington, Pooky Quesnel ve Paul Rhys gibi isimler yer alıyor. Sakin bir mahallenin huzurunu bozan olaylar zinciri; Iz Hesketh, Jackson Connor ve Joseph William Evans gibi oyuncuların hayat verdiği karakterlerin de dahil olmasıyla karmaşık bir güç mücadelesine sahne oluyor.
Gözü pek bir avukatın, teknoloji dünyasının devlerine karşı giriştiği amansız hukuk mücadelesini konu alan Cupertino, Silikon Vadisi'nin acımasız dinamiklerini gözler önüne seriyor. Büyük güçlerin gölgesinde adalet arayan ana karakter, sıradan insanların haklarını savunmak için risklerle dolu bir yola giriyor. Mike Colter ve Rachel Keller’ın sürüklediği hikâye, teknoloji dünyasının parıltılı yüzünün ardındaki yasal savaşa odaklanıyor.
Hukuki gerilimin merkezde olduğu yapımda, devasa bir teknoloji şirketine karşı verilen bu yüksek tempolu mücadele; Ella Stiller, Nik Dodani, Busy Philipps ve Renée Elise Goldsberry gibi isimlerin yer aldığı nitelikli bir oyuncu kadrosuyla zenginleşiyor. Cupertino, güç dengelerinin sürekli değiştiği modern dünyada, doğruların peşinden giden bir hukukçunun sistemle olan çatışmasını ele alıyor.
Sıradışı ve sarsıcı bir trafik kazasından sağ kurtulan Sonny, uyandığında hayatının en büyük şokuyla karşılaşır. Yanında duran ve annesi olduğunu iddia eden kadının aslında bir yabancı olduğunu fark eden genç adam, annesinin yerini alan bu sahte figürün gizemini çözmeye çalışır. Gerçek ile yanılsama arasındaki çizginin bulanıklaştığı bu süreçte Sonny, tanıdığı dünyanın aslında ne kadar yabancılaştığını acı bir şekilde keşfedecektir.
Gerilim dolu bu hikâyenin merkezinde yer alan Sam Nivola’ya, gizemli bir anne figürüyle Connie Britton eşlik ediyor. Oyuncu kadrosunda Meera Syal, Grace Brennan, Mahaela Park, Maliq Johnson ve Colter Lee gibi isimlerin de yer aldığı Phony, kimlik ve aidiyet kavramlarını tekinsiz bir atmosferde sorguluyor.
Newlyweds, özgür ruhlu bir kadın ile ağırbaşlı bir profesörün beklenmedik şekilde kesişen yollarını merkezine alıyor. Kısa süren ancak oldukça tutkulu bir flört döneminin ardından, birbirine taban tabana zıt bu iki karakter ani bir kararla hayatlarını birleştirir. Film, hızlıca gerçekleşen bu evliliğin ardından gelen olgunluk dönemindeki aşkı ve beraberinde getirdiği yeni dinamikleri ele alıyor.
Hikâyenin duygusal derinliğini taşıyan kadroda Téa Leoni ve Tim Daly başrolleri paylaşırken; onlara Emma Meisel, Ignacio Diaz-Silverio, Bill O'Neill ve Jamie Lee Curtis gibi isimler eşlik ediyor. Tutkuyla başlayan bir ilişkinin yerleşik bir düzene evrilme sürecini işleyen yapım, karakterlerin içsel yolculuklarına ve evliliğin getirdiği sorumluluklara odaklanıyor.
The One About Matthew Perry, dünya çapında bir ikon haline gelen ismin ardındaki gerçek Matthew Perry’yi en yakınlarının gözünden anlatıyor. Ailesinin ve dostlarının samimi tanıklıklarıyla şekillenen belgesel, Perry’nin cömert ve eğlenceli kişiliğinin yanı sıra kırılgan yanlarını da ortaya koyuyor. Film, devleşen bir ekran yüzü olmanın ötesinde, onun verdiği kişisel mücadeleleri ve bu süreçte sergilediği direnci derinlemesine inceliyor.
Hayatını tüm açıklığıyla yaşayan bir adamın samimi bir portresini çizen yapım, Matthew Perry’nin bıraktığı en büyük miras olan dürüstlüğe odaklanıyor. İkonik karakterinin gölgesinde kalan insani hikâyesini ve hayata karşı duruşunu odağına alan belgesel, izleyiciyi sanatçının iç dünyasına doğru anlamlı bir yolculuğuna çıkarıyor.
Dig, Yunanistan'daki bir arkeolojik kazı alanında görev yapan dört kadının heyecan dolu hikâyesini merkezine alıyor. Ekip, toprak altında gizli kalmış çalışmaları sürdürürken, tarihin bilinen gerçeklerini temelden sarsacak ve geçmişi yeniden yazdıracak büyüklükte bir sırrı gün yüzüne çıkarır.
Antonia Thomas, Geraldine Viswanathan ve Fina Strazza’nın canlandırdığı karakterlerin bu keşfi, onları kısa sürede tehlikeli bir sürecin içine sürükler. Amy Poehler ve Hugh Laurie’nin de kadrosunda yer aldığı bu yapımda karakterler, kendilerini uluslararası bir komplonun tam ortasında bularak, korumaya çalıştıkları gizemle birlikte büyük bir riskle karşı karşıya kalırlar.