Sevgili John, Avatar’ı Geçti…
10.02.2010

Sevgili John, Avatar’ı Geçti…

Amerika sinemalarında şu sıralar ‘Dear John’ rüzgarı esiyor. Amanda Seyfried, Channing Tatum, Henry Thomas ve  Richard Jenkins’in rol aldıkları film, haftalar sonra Avatar’ı geçen ilk film oldu. 7 Mayıs’ta Pinema Film’in dağıtımıyla Türkiye’de de vizyona girecek olan film, daha şimdiden sinema izleyicisinin ilgi odağı olmayı başardı. Amerikan futbol ligi final haftası en fazla izlenen film olmayı başaran ‘Dear John’u Lasse Hallström yönetti. Alınan bilgiye göre 5 Şubat’ta Amerika’da vizyona giren ve üç günde 33 milyon dolar hasılat yapan filme giden izleyicilerin % 80’inin kadınlar oluştururken, tüm sinemaseverler salondan heyecan ve gözyaşlarıyla çıkıyor…
Akbank 6. Kısa Film Festivali Başlıyor!
10.02.2010

Akbank 6. Kısa Film Festivali Başlıyor!

Akbank Sanat, 01-11 Mart 2010 tarihlerinde gerçekleştireceği Akbank 6. Kısa Film Festivali ile yurtiçi ve yurtdışından geniş katılımı, yeni bölümleri, atölye çalışmaları ve söyleşileriyle sinemaseverlere keyifle izleyecekleri bir festival sunma hedefini sürdürüyor. Bu yıl “30 Saniye Ara” sloganını taşıyan festival; 396 filmin başvurduğu yarışma ve yarışma dışı bölümünün yanı sıra;  farklı renkler, coğrafyalar, kültürler, düşünceleri bir araya getiriyor.
Tanrı'nın Kitabı : Kıyamet Kavrulması
07.02.2010

Tanrı'nın Kitabı : Kıyamet Kavrulması

Hafif bir kum fırtınası...Akabinde çorak topraklarda uzun zamandır işitilmeyen postalların sesi...Yürümekten aşınmış ve deforme olmuş postalları taşıyan iri cüsseli bir gölge ve gölgenin ışığı kestiği noktada durmadan dans eden kızgın kum taneleri... Bundan yaklaşık otuz sene önce dünyayı kavurmuş olan güneşin, şu anda bile aynı acımasızlık ile saldıran ışınlarından kurtulabilmenin yolları ise, kocaman güneş gözlüklerini gözümüzden düşürmemek ve mümkün mertebe derimizde fazla açıklık bırakmayacak kadar iyi sarınmak...
Oscar İçin Yarışacak Filmler Belli Oldu
04.02.2010

Oscar İçin Yarışacak Filmler Belli Oldu

Bu yıl 82'incisi dağıtılacak Oscar ödüllerinin adayları Anne Hathaway ve Akademi Başkanı Tom Sherak tarafından açıklandı. Avatar ve savaş filmi The Hurt Locker (Ölümcül Tuzak) en iyi film ve en iyi yönetmen de dahil olmak üzere dokuz dalda aday gösterildi. Quentin Tarantino'nun 'Inglourious Bastards' adlı filmi ise sekiz dalda Oscar adayı oldu. En iyi film ödülüne aday diğer filmler ise 'Up', 'A Serious Man', 'Up in the Air', 'Blind Side', 'Precious',  'District 9'  ve 'An Education'.
Titanların Savaşı'nın Yeni Fragmanı
03.02.2010

Titanların Savaşı'nın Yeni Fragmanı

Nihai güç için süren mücadele, insanları krallara karşı ve kralları da tanrılara karşı kışkırtmaktadır. Diğer taraftan, tanrılar arasındaki savaşta dünyayı yok edebilecek güçtedir. Bir tanrı olarak doğmuş, ancak insan gibi yetiştirilmiş olan Perseus (Sam Worthington), ailesini yeraltı dünyasının kinci tanrısı Hades (Ralph Fiennes)'e karşı korumak konusunda çaresizdir. Kaybedecek hiçbirşeyi kalmayan Perseus, Zeus (Liam Neeson)'un güçlerini ele geçirebilecek ve dünyaya cehennemi yaşatabilecek Hades'e karşı, çok tehlikeli bir görevi yönetmeye gönüllü olur. Şeytanlarla ve korkunç canavarlarla olan savaşı kazanmanın tek yolu tanrı olarak güçlerini kabul etmek ve kendi kaderini çizmektir.
ADA : Zombilerin Düğünü: CEVAP VERİYORUM : E..EE..EVET!
01.02.2010

ADA : Zombilerin Düğünü: CEVAP VERİYORUM : E..EE..EVET!

Ejder Kapanı yazımdakileri burada da yinelememe gerek yok sanırım...Pekala pekala, "Ölülerin Günlüğü Çakması" konusunda kendisini patlatırcasına haykıran -fakat bununla birlikte  her iki filmi de izlememiş olan- kitleye bu yazıyı hiç okumamalarını tafsiye ediyorum. Zira ne burada ne de herhangi bir yerde yayınlanacak bir sinekritiğin bu kof anlayışı değiştirebileceğine falan inanmıyorum. Baksanıza film daha vizyona girmeden verilen puanlar 3 puanın altında! Zaten internet üzerinden filmlerin henüz vizyona girmeden ya da izlenmeden oylanmasına karşıyım. Tamam...Bir film hakkında fikir sahibi olabilmek için o filmi illa ki izlemeye gerek yok (Misal, Kutsal Damacana ya da Gelecekten Bir Gün...) Fakat sinemamızda hiç denenmemiş bir türün taze yönetmenler elinde ve adı duyulmamış oyuncularla vücuda getirilmesi öyle sadece fragmanına bakarak fikir sahibi olunabilecek bir durum değil! Ama tabi bu sözler havaya karışacak...Önceki yazımda da belirttiğim g ibi "Kapaklamak ve etiketlemek" en büyük hastalığımız...Peki ama neden? Elle tutulur bir nedeni de yok ki bu daha da kötü!